Ana içeriğe geç
Sözlük

ace ile cümle

ace kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ace'i sevmektedir.Er liebt nun Jess.
1993 yılında Lehmann bir seyahat yönetimi danışmanı ve perakende seyahat acentesi sahibi olarak emekli oldu.1993 ging der Reiseberater und Besitzer eines Reisebüros Armin Lehmann in den Ruhestand.
13 yaşından 18 yaşına kadar olan dönemde kızlar, acemi geyşa olarak çalışırlar.Ab 1980 war sie 13 Jahre im Verlag Junge Welt als Jugendredakteurin tätig.
Didimtur: Seyahat acentesi.In: Foreign travel advice.
Orphe, Eurydice’e yeryüzüne tekrar çıkmak için acele etmesini söyler.Er erhält die Erlaubnis, mit Eurydike auf die Erde zurückzusteigen.
O dönemde hükümet Aceh Savaşı'nı başlattı.In seiner Amtszeit brach der Aceh-Krieg aus.
Ocak 1973'te grup, gitarist olarak Ace Frehley'i aldı.Im Januar 1973 kam Paul „Ace“ Frehley als Leadgitarrist dazu.
En sol taraftaki binada Aces High Bar yazmaktadır.Links oben befindet sich das Logo von Saad.
Ne yazık ki, Manuil, Haçlılar için çok acele çalıştı.Nun aber war Eduard entschlossen, den Kreuzzug zu führen.
Moğollar geri dönmek için acele etmezler.Doch wieder mussten sich die Mongolen zurückziehen.
Acente görevini dolmuş şoförleri görmektedir.Die Kosten trägt als Auftraggeber der untersuchte Kraftfahrer.
Daha sonra Acemi Prenses'in sesli kitap yayınında seslendirme yaptı.Ungeduldig wartete er auf die Post der Prinzessin.
PTT şubesi yoktur; ancak PTT acentesi bulunmaktadır.Eine Anbindung an ÖPNV existiert nicht, es stehen jedoch Taxis zur Verfügung.
PTT acentesi avardır.JMP Funktionn ...
Sayerekten şebeke döşenmiştir PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur.Man wollte keine Überschneidung von Verbandsnummer und BFPO.
PTT online PTT acentesi vardır.Testen PDO-Funktionen online
Bu sırada ilk aşkı da onu son kez görebilmek için aceleyle oraya doğru ilerlemektedir.Schon auf dem Weg dorthin holt ihn die Wirklichkeit ein letztes Mal ein.
Yetişmek için acele eder.Er lässt sich schnell zusammenfalten.
Acele ediniz, bu acil.Dépêchez-vous, c'est urgent.
Anne, acele et!Maman, dépêche-toi !
Acelemden dolayı taksi tutmak zorunda kaldım.Comme j'ai été pressé, j'ai dû prendre un taxi.
Zamanım az. Lütfen acele eder misiniz?J'ai peu de temps. Pourriez-vous vous dépêcher ?
Acele ettiğimizde, hata yapmak kolaydır.Quand on est pressé, il est facile de commettre une erreur.
Acele et ve treni kaçırmayacaksın.Dépêche-toi et tu ne rateras pas le train.
Aceleyle bürodan çıktı.Il sortit en trombe du bureau.
Lütfen acele et!Dépêche-toi, je te prie !
Acemiyim ama hızlı öğrenirim.Je suis débutante, mais j'apprends vite.
Acele et, otobüsü kaçıracaksın!Dépêche-toi, tu vas manquer l'autobus !
Yemekhanede boş bir masa bulmak için acele edelim.Dépêchons-nous pour trouver une table libre au réfectoire.
Güvenlik kapısından geçmek için acele edin, uçak yakında havalanacak.Dépêchez-vous de franchir le portique, l’avion va bientôt décoller.
Acelesi yok!Il n'y a aucune urgence !
Hiç acelesi yok!Il n'y a aucune urgence !
İsrailoğulları acele ederek bu yarılmış denizi geçerler.Ne vous laissez pas entraîner par ceux qui ne savent pas ! » Nous fîmes franchir la mer aux fils d’Israël.
ACE'nin şimdiki başkanı Randy Roberts'tır.L'actuel président d'ACE est Randy Roberts.
Onlar için (azab hususunda) acele etme.Ne soyez point orgueilleux!
Ne kadar acemi de dans etseniz 'melek gibi dans ediyorsun canım' oluyor.Même si vous dansez comme un pied « vous dansez comme un ange ».
Gece Acer Arena'da yapılacak.Le soir, la pièce est jouée dans l'arène.
Mpumalanga Black Aces Güney Afrika'nın Witbank şehrinde kurulmuş bir futbol takımıdır.Mpumalanga Black Aces Le Mpumalanga Black Aces est un club de football sud-africain basé à Witbank.
Yavaşça acele et!Vas-y, dépêche-toi!
Acele etmeyi sevmiyor.J'aime la vitesse.
PTT şubesi yoktur ancak PTT acentesiyoktur.L'argument ne valait pas que pour les agents des PTT.
Aceleyle Uecker'i gelip geçer.Près de Temmen jaillit l'Uecker.
Acele etmenin onları hataya götürebileceği düşüncesindedirler.Leur crainte les conduit à agir rapidement.
Bunlar tek bir atla yetinmek ve kendi acemilerini bulmak zorundaydılar.Ils utilisent seulement un bâton pour diriger leurs chevaux.
Acele edin, yoksa beyin zarının zarar görme ihtimali var" demişti.Votre domesticité échoue, son accès cérébral à Du-Dehors connaît l'inaptitude."
Yetişmek için acele eder.Il se précipite donc le récupérer.
Didimtur: Seyahat acentesi.Article détaillé : Transport actif.
Rakip oyuncu servisi hatasız olarak karşılayamazsa, servis yapan oyuncu puan kazanır (bkz. ace).Si le receveur ne touche même pas la balle, le service gagnant est appelé ace.
Moğollar geri dönmek için acele etmezler.Ils décident d'attaquer les Mongols sans attendre.
Ayrıca Federer 1991'den beri 9000 ace barajını geçmeyi başaran 4. kişi olmuştur.Par ailleurs, Federer a profité de la finale pour franchir la barre des 9000 aces en carrière.
Oysa Pompeius'un ordusu büyük ölçüde acemi askerlerden oluşuyordu.Néanmoins, l’armée de Pompée se compose principalement de troupes inexpérimentées.
PTT şubesi yoktur ptt acentesi yoktur.Le P-RSL n'avait pas de wagon de marchandise.
PTT acentesi bulunmaktadır.Le système PTS utilise un transport actif.
PTT şubesi yoktur ancak PTT acentesi vardır. sağlık ocağı ve sağlık evi vardır fakat kullanılmamaktadır.Plusieurs Golfs sur les environs, etc. La commune dispose d'un cabinet médical, mais pas de pharmacie.
İngiltere'den o kadar acele ayrılmışlardı ki yanlarında hiçbir para pul bulunmamakta idi.Mais il apparaît qu'elle a quitté la Grande-Bretagne en laissant pas mal de dettes.
Hayata tutunmak istiyorsanız acele etseniz iyi olur.Si tu cours, tu iras plus vite.
12 yaşındayken tren istasyonunda bir acemi tarafından tecavüze uğradı.À 13 ans, elle est violée dans la rue par un vieil homme.
PTT şubesi yoktur anca PTT acentesi vardır.Il n'a remporté auncun titre ATP.
Gayet acele Anadolu tarafına geçirildi.Située sur la route de l’Hâte.
Bu arada kurtarma kuvvetleri aceleyle oluşturulmaktaydı.Mais l'attaque se fit dans la précipitation.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ace ile cümle - Sayfa 25 - ace kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App