Ana içeriğe geç
Sözlük

ac ile cümle

ac kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Artık acı çekmiyor musun?Are you no longer in pain?
Babasının kaybı onun için çok acı oldu.The loss of her father was very painful for her.
Hiç ofisini açık bıraktın mı?Have you ever left your office open?
Onun kalbi acıyla doludur.His heart is filled with sorrow.
Hiç bu kapıyı açtın mı?Have you ever opened this door?
Ağzını bir kez daha açarsan seni pataklayacağım!Open your mouth one more time and I will beat you up!
Onu kırmadan kutuyu açamayacağım.I will not be able to open the box without breaking it.
Açtırma ağzımı.Don't get me started.
O açıkça yalan söyledi.He clearly lied.
Sen hiç evinin bütün lambalarını açtın mı?Have you ever switched on all the lamps of your house?
Acil çıkışı kullanın!Take the emergency exit!
Kompozisyon aceleyle yazılmış, bu nedenle o muhtemelen hatalarla doludur.The composition has been written hurriedly, so it's probably full of errors.
O acı içinde.He's in pain.
Kuzey Amerikalılar cinsel ahlak açısından Avrupalılardan daha tutucudur.North Americans are more conservative in terms of sexual morality than Europeans.
Kapı açıldı ve bir adam içeri geldi.The door opened and a man came in.
Işığı açabilir miyim?May I switch on the light?
Onu açmak birkaç saatimi aldı.It took me several hours to open it.
Onun kapıyı açmasına izin vermeyin.Don't let him open the door.
Onun lambayı açmasına izin verme.Don't let him switch on the lamp.
Açıklamayı kabul ediyor musunuz?Do you accept the explanation?
Hala bu açıklamaya eklenecek bir şey var mı?Is there still something to add to his explanation?
Tom mağazasını henüz açmadı.Tom hasn't opened his store yet.
Mary henüz kitabını açmadı.Mary hasn't opened her book yet.
Kapılar tuvalete açılır.The doors opens to the bathroom.
Mağazamı açmak zorundayım.I have to open my shop.
Baharda, çiçekler büyür ve ağaçlar çiçek açar.In spring, flowers grow and trees bloom.
Bu acıklı.This is pathetic.
Baldır kaslarındaki gece krampları özellikle acı vericidir.Night cramps in the calf muscles are particularly painful.
Bakar mısınız! Pencereyi açabilir miyim?Excuse me! May I open the window?
Oyunun kurallarını ona açıkladım.I explained the rules of the game to him.
Acele et! Maçın başlaması için kalan sadece kısa bir süre var.Hurry up! There's left only a short time for the start of the match.
Kader bana acımasız bir ders verdi.Fate taught me a hard lesson.
Onu babama açıklamak zorunda kalacağım.I'll have to explain that to my father.
O, lambayı nasıl açacağını biliyor.He knows how to switch on the lamp.
Bu kapının nasıl açılacağını bilir.He knows how to open this door.
Aç olsan bile, yavaş yemelisin.Even if you're hungry, you must eat slowly.
Anlayana kadar ona açıklayacağım.I will explain to him until he understands.
Derin bir acı hissettim.I felt a deep pain.
Acını paylaşman önemlidir.It's important that you share your pain.
Tom açık ve güvenen.Tom is open and trusting.
O açık ve güvenilirdir.He's open and trusting.
O açık ve güvenen.She's open and trusting.
Kız açık mavi bir kimono giydi.The girl wore a light blue kimono.
Ben gerçekten çok açım.I'm super hungry.
Nisan ayı en acımasız aydır.April is the cruellest month.
Çiçekler yakında çiçek açacaklar.The flowers will soon blossom.
Bu uzlaşmaya açık.It's open to negotiation.
Her yazar açıkça yazmak için kendini okuyucunun yerine koymalı.Every writer, in order to write clearly, must put himself in his reader's shoes.
Onlar kendilerine ödeme yapmadan MP3 Çalar satan şirketlere dava açıyorlar.They sue companies that sell MP3 players without paying them.
Kendilerine ödeme yapmadan MP3 Çalar satan şirketlere dava açarlar.They sue companies that sell MP3 players without paying them.
Acı çekiyorum.I am in pain.
Ne olduğunu açıklayamaz.She can't explain what happened.
O ne olduğunu açıklayamaz.He can't explain what happened.
Çok açım ve öğle yemeği hazır değil.I am so hungry and lunch is not ready.
Kapıyı açmak için bir kart anahtara ihtiyacın var.You need a keycard to open the door.
O acı hissediyor.He feels hurt.
Bu acil bir durum değil.This is not an emergency issue.
Bunu açıklamak için bir mektup yazmam gerekecek.I will have to write a letter to explain this.
Bu zengin adam aç gözlü.This rich man is greedy.
Hiçbir çocuk aç gitmemeli.No child should go hungry.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod