Ana içeriğe geç
Sözlük

ac ile cümle

ac kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Nerede telefon açabiliriz?Where can we make a phone call?
Lütfen valizini aç.Please open your suitcase.
Yaralı asker acı içinde kıvranıyordu.The wounded soldier writhed in pain.
Lütfen televizyonun sesini açma.Please don't turn up the volume on the television.
Bir veri yapısının tüm bileşenleri varsayılan olarak herkese açıktır.All the elements of a data structure are public by default.
Bir üçgenin iki dik açısı varsa, o bir kenarı eksik bir karedir.If a triangle has two right angles, it's a square missing one side.
Kitabınızda onuncu sayfayı açın.Open your book to page ten.
Ben önerilere açığım.I'm open to suggestions.
O acildi.It was urgent.
Acı çekmek insanın kaderidir.It is man's destiny to suffer.
İnsanoğlu acı çekmeye mahkûmdur.Man is destined to suffer.
Acı çekmek insanoğlunun alnına yazılmıştır.Man is destined to suffer.
O fikri açıkça reddetti.He flatly rejected that idea.
Bu çok acil bir mesele.It's a very pressing matter.
Başın sık sık acır mı?Does your head hurt often?
Mağaza gece de açıktır.The store also opens at night.
Açıkçası, bu bir kişinin işi olamaz. Tatoeba'nın işbirlikçi olmasının nedeni budur.Obviously, this cannot be the work of one person. This is why Tatoeba is collaborative.
Biraz daha açık olur musun?Could you be more specific?
Acele etmeliyim.I have to hurry!
O, onu bana açıkladı.He explained it to me.
Bir gümrük görevlisi, bavulumu açmamı istedi.A customs official asked me to open my suitcase.
Otomobil üreticisi yarın spor arabaların yeni çizgisini açıklayacak.The automaker will unveil its new line of sports cars tomorrow.
Bir sadist acı vermekten; bir mazoşist onu almaktan hoşlanır.A sadist likes inflicting pain; a masochist, receiving it.
Aceleci davranmak istemiyorum.I don't want to jump the gun.
O, işkence acısı altında bile bilgileri açıklamadı.He didn't divulge the information, not even under pain of torture.
İnsan hakları kavramının açık bir tanımına ihtiyacımız var.We need a clear definition of the concept of human rights.
Açık televizyonla, derslerini nasıl aklında tutabilirsin?With the T.V. on, how can you keep your mind on your studies?
O, babasına açık bir referans taşıyordu. Bu, annesini ağlattı.He bore an unmistakable reference to his father. It made his mother cry.
Mantık açıkça senin güçlü noktandır.Logic is obviously your strong point.
Kalbim acılıdır.My heart is in pain.
Onların yapıp yapmadığı açık değildi.It was not clear whether they had done or not.
Evlenmek için aceleye gerek yok.There's no rush to get married.
Evlenmek için acele etmeyin.Don't rush into marriage.
Işıklar açık değil.The lights aren't on.
Tom'un açıklaması çok ayrıntılı.Tom's explanation is very elaborate.
Kazaya neyin sebep olduğu hala açık değil.It is still unclear what caused the accident.
Bir kutu açabilir miyim?Can I open a can?
Romandaki karakterlerden biri bir bankayı soymak için acemice bir plan düşünüyor.One of the characters in the novel dreams up a half-baked plan for robbing a bank.
Dikkat et! Bahçede beş tane aç Sovyet ineği var!Watch out! There are five hungry Soviet cows in the garden!
Üç çocuk binanın kapısını açtı.Three children opened the door of the building.
Kutuyu nasıl açtın?How did you open the box?
İkisinin arasında oldukça güçlü bir anlaşmazlık olduğu açıktır.It's clear that there's a rather strong disagreement between the two.
Kapıyı açık bırakır mısın, lütfen?Would you leave the door open, please?
Lütfen televizyonu açar mısın?Would you please turn on the TV?
Açıl Susam!Open Sesame!
Açıl susam açıl!Open Sesame!
Ayağım acıyor.My foot hurts.
Nerede gece geç saatlere kadar açık olan bir eczane olduğunu biliyor musunuz?Would you know where there is a pharmacy that is open till late?
Bilimsel yöntem, ölçülebilir belirsizlikleri açıklar.The scientific method accounts for measurable uncertainties.
Açıklık her teknik yazarın bir yol gösterici ilkesi olmalıdır.Clearness should be a guiding principle of every technical writer.
Lütfen, ışığı aç!Please, turn on the light!
Dükkanlar pazartesiden cumartesiye kadar açık.Shops are open from Monday to Saturday.
Onu nasıl açıklayabilirsin?How to explain it?
Onlar Rachel'i büyük acı içinde buldular.They found Rachel in great pain.
Eve gitmek için acele ediyorlardı.They were in a hurry to get home.
Onun iç savaşa yol açacağını söylediler.They said it would lead to civil war.
Onlar, onun Britanya ile bir savaşa yol açabileceğine inandılar.They believed it might lead to war with Britain.
Onlar böyle bir politikanın kaçakçılığa yol açacağını söyledi.They said such a policy would lead to smuggling.
Bazıları savaşı kimin kazandığını umursamadığını açıkça söyledi.Some said openly that they did not care who won the war.
Onlar bunun uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu söylediler.They said it was a clear violation of international law.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod