Ana içeriğe geç
Sözlük

ac ile cümle

ac kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
O, konu hakkında bir şey bilmediğini açıkladı.He explained that he knew nothing about the matter.
O, kapıyı açmaya çalıştı.He tried to open the door.
O, gizemi açıklamada zorluk çekmedi.He had no difficulty explaining the mystery.
Otobüse binmek için acele etti.He hurried in order to get the bus.
Otobüse yetişmek için acelesi var.He is in a hurry to catch the bus.
O, makineyle ilgili bir açıklama yaptı.He gave an explanation of the machine.
O, bankada bir çek hesabı açtı.He opened a checking account with the bank.
O, ifadenin tam anlamını açıkladı.He explained the literal meaning of the phrase.
Plana karşı olduğunu açıkladı.He made it clear that he was against the plan.
Planın asıl amacını açıkladı.He explained the main purpose of the plan.
O, meseleyi bana açıkladı.He explained the matter to me.
O, kazaya ayrıntılı bir açıklama getirdi.He gave a detailed description of the accident.
Açmadan mektubu geri gönderdi.He sent the letter back unopened.
Treni yakalamak için acelesi var.He is in a hurry to catch the train.
Gizemi açıklamada zorluk çekmedi.He had no difficulty in explaining the mystery.
O boş yere kutuyu açmaya çalıştı.He tried to open the box in vain.
O, kutuyu açamadı.He was not able to open the box.
Konuyu detaylı olarak açıkladı.He explained the matter in detail.
Hayatında beyaz bir sayfa açtı.He turned over a new leaf in life.
O, bu konuda açıktır.He is very direct about it.
O onları bir araya getirme sürecini açıkladı.He explained the process of putting them together.
Bunu uzunca açıkladı.He explained it at length.
O, açık ara farkla en iyi öğrencidir.He is by far the best student.
O, açık ara farkla takımda en iyi oyuncudur.He is by far the best player on the team.
O, akşam yemeği partisi ile ilgili bir dakikalık açıklama verdi.He gave a minute description of the dinner party.
Televizyonun sesini açtı.He turned up the volume on the television.
O, kapıyı açtı.He opened the door.
Kapıyı iterek açtı ve içeri yürüdü.He thrust the door open and marched in.
Kapıyı açık bıraktığı için onu azarladı.He scolded her for having left the door open.
Onun kapıyı açık tutma alışkanlığı var.He has a habit of keeping the door open.
O, nasıl kaçtığını açıklamak durumunda kaldı.He gave an account of how he had escaped.
O, açık ara farkla en mantıklıdır.He is by far the most sensible.
O neden aceleyle dışarı gitti?Why did he go out in a hurry?
Niçin gelmediğine dair bir açıklama yapmadı.He gave no explanation why he had been absent.
O, büyük bir aceleyle yol boyunca uzun adımlarla yürüdü.He strode along the road in a great hurry.
O açlıktan öldüğü için bir parça tost yedi.He swallowed a piece of toast because he was starving.
O, yalnız olduğu anda mektubu açtı.The moment he was alone, he opened the letter.
Onun aç bir görünümü vardı.He had a hungry look.
O aç görünüyordu.He appeared hungry.
O, Fransızca ve açıkça görülüyor ki İngilizce konuşabilir.He can speak French, and obviously English.
Bir tekneyi yapma sürecini açıkladı.He explained the process of building a boat.
O, açılışı tamamladı.He finished the opening.
O, Mary'ye neden onun doğum günü için geç kaldığını açıkladı.He explained to Mary why he was late for her birthday party.
O benim mektuplarımı açmaya nasıl cüret eder!How dare he open my letters!
O, radyoyu açtı.He turned on the radio.
Sade, basit açıklamalar yapar.He gives plain, simple explanations.
O, mide ağrılarından dolayı acı çekerdi.He used to suffer from stomach aches.
O, çekmeceyi açtı ve bir mektup çıkardı.He opened the drawer, and took out a letter.
O aceleyle istasyona gitti.He hurried to the station.
O, ne olduğunu tam olarak açıkladı.He described exactly what happened.
Onlar evlerine doğru yelken açtılar.They began to sail to their home.
O, nasıl ateş yakacağını açıkladı.He explained how to make a fire.
O aşırı çalışmanın etkilerinden acı çekiyor.He's suffering from the effects of overwork.
O, açılış törenine çok sayıda misafir davet etmeyi planlayacak.He will figure on inviting a lot of guests to the opening ceremony.
O hislerini açığa vurmaya eğilimlidir.He is apt to give vent to his feelings.
Kuralları ayrıntılı olarak açıkladı.He explained the rules in detail.
O, tartışmaya açık kişi türü değildir.He is not the kind of person who is open to discussion.
Onun acelesi var gibi görünüyor.It appears that he was in a hurry.
O, aceleyle valizini hazırladı.He hastily packed his bags.
Aceleyle havaalanına gitti.He went to the airport in a hurry.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod