acıyor ile cümle
acıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bize de ateş açıyorlar.Zapalili też znicze.
Kitabın kapağını açıyor ve ilk cümleden okumaya başlıyor.Ściskam Twoją rękę i czekam na teksty.
Bu durum, onun sahnede arka planda kalmasına yol açıyordu.Była tam bowiem w stanie stanąć na podium.
Bataklıklar ise sık sık sıtma salgınlarına yol açıyordu.Częste opady deszczy sprzyjają takim infekcjom.
Yasa yüksek konsantrasyonlarda bozululur, özellikle eğer malzeme ışık saçılmasına yol açıyorsa.Relacja ta zależy głównie od stężenia cząstek zawiesiny, na których zachodzi dyspersja światła.
Bataklıklar ise sık sık sıtma salgınlarına yol açıyordu.Värmeböljor går ofta hand i hand med torka.
Bize de ateş açıyorlar.Вони відкрили вогонь.
Toprak acı çiçekler açıyordu.А тло заткане безліччю квітів.
O pencereyi açıyor.Він відкриває вікно.
Gözlerim acıyor.У мене болять очі.
Kapıyı açıyorum.Я відчиняю дверь.
O, pencereyi açıyor.Він відкриває вікно.
O'nun kapattığı kapıları açıyorum." dedi.Nechť se bohyně, jež mne opustila, slituje."
Erişim tarihi: 31 Ekim 2015. "Acıyor": "Gerçek Pop – 12. Hafta (2012)".Nea Marie Kuchařová: „Ale mne tato doba bolí“ (Te Deum 6/2012, str.
Bize de ateş açıyorlar.Mohou také šířit požáry.
Terinin üzerinde çiçekler açıyor Dağlarda, nehirlerde ve denizde!Květy z tvého potu vzrůstají ze země, z hor, z řek i z moří.
Ayrıca Zaporojya Kazakları ve Kırım Hanlığı da bu iki ülke arasında sık sık sorunlara yol açıyordu.Jejich državy Britský Honduras a Pobřeží Moskytů byly častým předmětem sporů mezi těmito národy.
Bu durum dizinin geniş çaplı bir korsan yayınının varlığına yol açıyordu.Důsledkem toho bylo ohromné rozšíření pirátství.
Telefonları her zaman "Evet, Tanrım." diyerek açıyordu.Říkal jsem pořád to samé, 'buď v klidu'.
Böylesi bir durum birçok kan davasına yol açıyordu.Astfel, acest sistem ducea adesea la numeroase acte sângeroase.
Yasa yüksek konsantrasyonlarda bozululur, özellikle eğer malzeme ışık saçılmasına yol açıyorsa.Nagyon nagy koncentrációk esetén a törvény már nem pontos, különösen akkor, ha az anyag erősen szórja a fényt.
Yağlı urganla asılarak boğulma 10 saniye içinde bilinç kaybına yol açıyor.Suotuisissa oloissa liivit kääntävät tajuttoman ihmisen selkäasentoon noin 10 sekunnissa.
Bir de üzerine dava açıyor” diye konuştu.Επίσης ζητώ να μου απαγγελθούν κατηγορίες".
En son 24 Temmuz 2013 tarihinde erişildi. ^ 'Tepenin Ardı' perdeyi Berlin'de açıyor. ntvmsnbc.com.Hentet 14. juli, 2014. Kulissernes uundværlige Refn fylder rundt. b.dk, Berlingske.
Laf Lafı Açıyor.De taler udinsk.
Dizim acıyor.Mit knæ gør ondt.
O'nun kapattığı kapıları açıyorum." dedi.Jeg skal forsøke å gå til skafottet med samme mot som de viste.»
Kitabın kapağını açıyor ve ilk cümleden okumaya başlıyor.Han oppdager brevet på innsiden og begynner å lese...
O'nun kapattığı kapıları açıyorum." dedi.Demikianlah Aku melepaskan kamu dari tangannya."
Arif: Açıyorum.Run! akan terbuka.
O'nun kapattığı kapıları açıyorum." dedi.吾当(まさ)に先(ま)ず窨(むろ)の戸を開(あ)けむ。
5. Yine ikinci Kale şaha ateş açıyor.「第2話 超巨大要塞を撃て!
Arif: Açıyorum.』が開局。
Acıyor! Kes şunu!痛い!やめて!
Canım acıyor! Kes şunu!痛い!やめて!
Canım acıyor!痛い!
O'nun kapattığı kapıları açıyorum." dedi.難道我走錯了門,竟走進剃頭院來了!”說罷,轉身就走。
Bir de üzerine dava açıyor” diye konuştu.我也要求被指控”。
O'nun kapattığı kapıları açıyorum." dedi.“내가 그들 중에 거할 성소를 그들을 시켜 나를 위하여 짓되 ...
Bize de ateş açıyorlar.주봉 역시 불이 붙는다.
Arif: Açıyorum.가 도입하였다.
Tecrübeli gey aktivist Barbara Gittings, "En çok neresinde acıyor diye bir mesele sözkonusudur.베테랑 게이 운동가 발바라 기팅스(Barbara Gittings)는 동성애자 권리 운동을 하기로 결정했습니다, "그것은 가장 아픈 곳의 문제인가?"
Yasa gereği, Barak’ın istifası sadece başbakanlık seçimlerinin önünü açıyordu.על פי חוק, התפטרות ברק הייתה אמורה להוביל לבחירות לראשות הממשלה בלבד.
Telefonları her zaman "Evet, Tanrım." diyerek açıyordu.והוא כל הזמן מלמל 'אוי, אלוהים, בבקשה לא'.
Bataklıklar ise sık sık sıtma salgınlarına yol açıyordu.הקפדה זו לעיתים גורמת להם לחלות.
Bize de ateş açıyorlar.פתחנו עליהם באש.
Neren acıyor?איפה כואב לך?
Yasa gereği, Barak’ın istifası sadece başbakanlık seçimlerinin önünü açıyordu.По закон, оставката на Барак е трябвало да доведе до избори за министър-председател само.
Kral Arthur ve şövalyeleri, melez ırka savaş açıyor.Артър и неговите рицари се връщат, търсейки провал.
"Evanescence lideri Lee 'Kapıyı' açıyor".Истууд отговаря, че Лий „трябва да си затвори лицето“.
İlk fikir, bir ikincisine yol açıyordu.Успехът ѝ спомага за откриването на втори фронт.
Telefonları her zaman "Evet, Tanrım." diyerek açıyordu.Muškarci uvijek imaju zadnju riječ: "Da draga!"
Yasa gereği, Barak’ın istifası sadece başbakanlık seçimlerinin önünü açıyordu.Barakova ostavka je prema zakonu trebala voditi do novih izbora za položaj predsjednika vlade.
Bize de ateş açıyorlar.Obvladuje tudi ogenj.
Profesyonel olarak resim yapıyor ve sergiler açıyor.Profesionalno se ukvarja s stripom in z ilustracijo.
İlk fikir, bir ikincisine yol açıyordu.V zadnjem primeru rečemo, da je rešitev dvojna.
Arif: Açıyorum.Jis atverčiamas.
Bize de ateş açıyorlar.Ten leidžiama deginti laužus.
Saksofonlar işte buna yol açıyor.Vestgotai tokiu būdu pasijuto izoliuoti.
Laf Lafı Açıyor.Ikvėpiančios kalbos.
İlgili Sayfalar