acıtıyor ile cümle

acıtıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
52
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
4
ORT. KELİME
Bu acıtıyor.Điều đó rất tệ.
Bu acıtıyor.Eso es doloroso.
Bu acıtıyor.Ez fáj.
Bu acıtıyor.Fa male.
Bu acıtıyor.Isso magoa.
Bu acıtıyor.안타깝습니다.
Bu acıtıyor.Se sattuu.
Bu acıtıyor.Sungguh sakit.
Bu acıtıyor.To bili.
Bu acıtıyor.To bolí.
Bu acıtıyor.To jest bolesne.
Bu acıtıyor.Αυτό πονάει.
Bu acıtıyor.Обидно.
Bu acıtıyor.Прикро.
Bu acıtıyor.Това е обидно.
Bu acıtıyor.בה היית יכול להגשים דברים אלה. וזה כואב.
Bu acıtıyor.هذا أمر مؤلم
Bu acıtıyor.その気持ちはあなたには分からないと思うよ(笑)
Bu benim içimi acıtıyor.Das bricht mein Herz.
Bu benim içimi acıtıyor.Esto me rompe el corazón.
Bu benim içimi acıtıyor.Láme mi to srdce.
Bu benim içimi acıtıyor.Это разбивает мне сердце.
Dur, Ouesso. Acıtıyor.Pare, Ouess, isso dói.
Dur, Ouesso. Acıtıyor.Спри, Оуес, боли.
Hayal edilemeyecek kadar acıtıyordur.Aposto que é uma dor inimaginável.
Hayal edilemeyecek kadar acıtıyordur.Det gör säkert väldigt ont.
Hayal edilemeyecek kadar acıtıyordur.Det gør sikkert meget ondt.
Hayal edilemeyecek kadar acıtıyordur.Scommetto che fa male oltre ogni immaginazione.
Hayal edilemeyecek kadar acıtıyordur.Seguro que produce un dolor insoportable.
Hayal edilemeyecek kadar acıtıyordur.To musi być ból nie do wyobrażenia.
Hayal edilemeyecek kadar acıtıyordur.Tuska on varmasti käsittämätön.
Hayal edilemeyecek kadar acıtıyordur.Σίγουρα θα πονά αφάνταστα.
Hayal edilemeyecek kadar acıtıyordur.Наверняка это неописуемая боль.
Kahraman, ilk kez yorum yapamayacak.</i> ...kalbimde ve acıtıyor.Здесь лежит все,
Kuzey rüzgarı, hala iyileşmekte olan cildimi acıtıyor.Den kalla vinden slår mot huden som inte har läkt än.
Kuzey rüzgarı, hala iyileşmekte olan cildimi acıtıyor.Den kolde vind slår mod huden, der ikke er helet endnu.
Kuzey rüzgarı, hala iyileşmekte olan cildimi acıtıyor.Il vento del nord brucia, sulla mia pelle che sta ancora guarendo.
Kuzey rüzgarı, hala iyileşmekte olan cildimi acıtıyor.Mi piel aún está cicatrizando y este viento del norte la irrita.
Kuzey rüzgarı, hala iyileşmekte olan cildimi acıtıyor.O vento do norte bate na minha pele ainda por sarar.
Kuzey rüzgarı, hala iyileşmekte olan cildimi acıtıyor.Pohjoistuuli iskeytyy vielä kipeään ihooni.
Kuzey rüzgarı, hala iyileşmekte olan cildimi acıtıyor.Północny wiatr daje się we znaki mojej wciąż niezagojonej skórze.
Kuzey rüzgarı, hala iyileşmekte olan cildimi acıtıyor.Το πληγωμένο δέρμα μου τσούζει από τον βόρειο άνεμο.
Kuzey rüzgarı, hala iyileşmekte olan cildimi acıtıyor.Северный ветер обжигает мою незажившую кожу.
Nezaketiniz efendim, canımı ayrımcılığınızdan daha çok acıtıyor.Čirá náhoda mezi tolika podobnými náhodami.
Nezaketiniz efendim, canımı ayrımcılığınızdan daha çok acıtıyor.Le vostre buone maniere, signore, mi uccidono di più della discriminazione.
Nezaketiniz efendim, canımı ayrımcılığınızdan daha çok acıtıyor.Sua educação, senhor, me mata mais do que a sua discriminação.
Nezaketiniz efendim, canımı ayrımcılığınızdan daha çok acıtıyor.Su amabilidad, Sr., me mata más que su discriminación.
Nezaketiniz efendim, canımı ayrımcılığınızdan daha çok acıtıyor.Uw beleefdheid, geachte heer, treft mij dieper dan uw discriminatie.
Nezaketiniz efendim, canımı ayrımcılığınızdan daha çok acıtıyor.Votre politesse, Monsieur l'officier, me fait plus de mal que votre discrimination.
Nezaketiniz efendim, canımı ayrımcılığınızdan daha çok acıtıyor.Η ευγένεια σας, Κύριε, με σκοτώνει περισσότερο από τις διακρίσεις σας.
Nezaketiniz efendim, canımı ayrımcılığınızdan daha çok acıtıyor.Ваша вежливость, сэр, убивает меня больше, чем ваша дискриминация.
Şimdi gülüyorsun. Ama acıtıyor.Das tut weh !

İlgili Sayfalar