acıtıyor ile cümle

acıtıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Bu ayakkabılar çok dar. Acıtıyorlar.These shoes are too tight. They hurt.
Ooo! Yukiko! O acıtıyor! Bana yumruklarınla vurmaktan vazgeç!Ow! Yukiko! That hurts! Quit hitting me with your fists!
O acıtıyor.That hurts.
Diğer çocuklar seni görmezden geldiğinde, acıtıyor.It hurts when the other kids ignore you.
Güneşin ışıltısı gözlerimi acıtıyor.The glitter of the sun hurts my eyes.
Acıtıyor olsa bile, beni becermeni istiyorum.I want you to fuck me even if it hurts.
Sen kolumu acıtıyorsun.You're hurting my arm.
Gözlerimde şampuan var ve o acıtıyor.I got shampoo in my eyes and it hurts.
Konuşmak acıtıyor.It hurts to talk.
O sandalye sırtını acıtıyor mu?Does that chair hurt your back?
Elim gerçekten acıtıyor.My hand really hurts.
Ayakkabılarım acıtıyor.My shoes hurt.
Her bir sözün kalbimi acıtıyor.Each of your words hurts my heart.
Yutkunduğum zaman boğazım gerçekten acıtıyor.My throat really hurts when I swallow.
Komik çünkü acıtıyor.-It's funny 'cause it hurts. [laughs]
Bu acıtıyor.That hurts.
Kahraman, ilk kez yorum yapamayacak.</i> ...kalbimde ve acıtıyor.Dr. Horrible-- ...part of your plan, Dr. Horrible?
Ama acıtıyor.But it hurts so.
Hiç canınını acıtıyormuş gibi durmuyor, lordum.It doesn't seem to be hurting her, my lord.
Bu benim içimi acıtıyor.This breaks my heart.
Nezaketiniz efendim, canımı ayrımcılığınızdan daha çok acıtıyor.Your politeness, Sir, kills me more than your discrimination.
Yapmamız gereken bu değişiklikler bizim yararımıza olsa da, bazıları can acıtıyor.These changes we need to do are for our benefit, but some of them are painful.
Acıtıyor canımı, ama sorun değil. Ben buna alışığım.Es tut weh, aber es ist Ordnung. Ich bin es gewohnt.
Bu çok acıtıyor.Das tut ganz schön weh.
Ayakkabıları onun ayaklarını acıtıyor.Ses chaussures lui font mal aux pieds.
Dur. Acıtıyor.Stop. Dat doet pijn.
O acıtıyor.Боляче.
Burası korkunç canımı acıtıyor.Aici mă doare îngrozitor.
Acıtıyor. Doğru söylüyor, bu acını dindirecek. Emin misin?Mówiąc mu, że jesteś w ciąży, kiedy on polował na tych dupków.
Acıtıyor olmasının nedeni şu ki binlerce yıllık tarih genelde birilerini acıtmadan geri alınamaz.A trefný je nejspíš proto, že tisíc let historie nezvrátíte bez velké bolesti.
Acıtıyor olmasının nedeni şu ki binlerce yıllık tarih genelde birilerini acıtmadan geri alınamaz.제 생각에 그 말에 가시가 있는 이유는 수천년의 역사는 커다란 고통이 없이는
Acıtıyor olmasının nedeni şu ki binlerce yıllık tarih genelde birilerini acıtmadan geri alınamaz.Myślę, że mogą dopiec, ponieważ tysięcy lat nie da się cofnąć bezboleśnie.
Acıtıyor olmasının nedeni şu ki binlerce yıllık tarih genelde birilerini acıtmadan geri alınamaz.Penso que é uma ferroada porque milhares de anos de história não se apagam sem muita dor.
Acıtıyor olmasının nedeni şu ki binlerce yıllık tarih genelde birilerini acıtmadan geri alınamaz.Y creo que la razón se debe a que miles de años de historia no se revierten sin antes mucho dolor.
Acıtıyor olmasının nedeni şu ki binlerce yıllık tarih genelde birilerini acıtmadan geri alınamaz.И мисля, че причината за тази язвителност е, че хиляди години история не се обръщат без много болки.
Acıtıyor olmasının nedeni şu ki binlerce yıllık tarih genelde birilerini acıtmadan geri alınamaz.Я думаю, що вони такі дошкульні тому, що тисячі років історії не змінюються безболісно.
Acıtıyor olmasının nedeni şu ki binlerce yıllık tarih genelde birilerini acıtmadan geri alınamaz.ולדעתי, הסיבה שיש בה עוקץ הוא שאלפי שנות היסטוריה לא יתבטלו
Acıtıyor olmasının nedeni şu ki binlerce yıllık tarih genelde birilerini acıtmadan geri alınamaz.وأعتقد أن السبب في وجود اللدغة بسبب أن ألاف السنين عبر التاريخ لا تعكس نفسها
Acıtıyor olmasının nedeni şu ki binlerce yıllık tarih genelde birilerini acıtmadan geri alınamaz.痛みを感じることなく 何千年もの歴史を 覆すことはできないからです
Ama acıtıyor.Ça fait si mal.
Ama acıtıyor.Dar mã doare aºa de tare...
Ama acıtıyor.Das tut weh !
Ama acıtıyor. Emekli bir profesör olarak, neden acıttığını biliyor olmalısın.Du som är professor emeritus borde veta varför det gör ont, men det vet du inte.
Ama acıtıyor.Pero duele tanto.
Ama acıtıyor.Sattuu!
Baba, sakalın acıtıyor!Dit skæg kilder, far.
Baba, sakalın acıtıyor!Ditt skägg kittlar, pappa.
Baba, sakalın acıtıyor!Isä, partasi pistelee.
Baba, sakalın acıtıyor!Papá, a tua barba aleija!
Baba, sakalın acıtıyor!Papà, la tua barba punge!
Baba, sakalın acıtıyor!¡Papá, tu barba me hace daño!
Baba, sakalın acıtıyor!Tato, drapiesz brodą!
Baba, sakalın acıtıyor!Μπαμπά, με πονάνε τα γένια σου!
Baba, sakalın acıtıyor!Папа, твоя борода колется!
Bu acıtıyor.Asta doare.
Bu acıtıyor.Bolí to.
Bu acıtıyor.Cela nous blesse.
Bu acıtıyor.Das tut weh.
Bu acıtıyor.Dat doet pijn.
Bu acıtıyor.Det svider.

İlgili Sayfalar