Ana içeriğe geç
Sözlük

acılar ile cümle

acılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.Azonnal úgy gondolta, hogy a végső talajjavítás minden szenvedés volt azonnal kéznél van.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.De inmediato que él creía que la mejora final de todo su sufrimiento se inmediatamente a la mano.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.D'emblée, il croit que l'amélioration définitive de toutes ses souffrances a été immédiatement à la main.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.Genast han trodde att den slutliga förbättring av alla hans lidande var omedelbart till hands.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.Heti hän uskoi, että lopullinen parantuminen kaikki hänen kärsimyksensä välittömästi käsillä.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.Hneď on veril, že konečné zlepšenie všetkých jeho utrpenie ihneď po ruke.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.Hned on věřil, že konečné zlepšení všech jeho utrpení ihned po ruce.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.Imediatamente ele acreditava que a melhoria final de todo o sofrimento dele era imediatamente à mão.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.Imediat el credea că ameliorarea final al tuturor suferinţa lui a fost imediat la îndemână.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.지금 당장 그 모든 고통의 최종 개량이 있다고 믿었 즉시 손을.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.Meteen hij geloofde dat de uiteindelijke verbetering van al zijn lijden was meteen bij de hand.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.Ngay lập tức, ông tin rằng cải tạo cuối cùng của tất cả các đau khổ của mình là ngay trong tầm tay.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.Od razu uważał, że ostateczna poprawa wszystkich jego cierpienie natychmiast pod ręką.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.Segera ia percaya bahwa perbaikan akhir dari semua penderitaannya itu segera di tangan.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.Sofort glaubte er, dass die endgültige Besserung der all sein Leiden war sofort zur Hand.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.Straks han mente, at den endelige forbedring af alle hans lidelser var umiddelbart ved hånden.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.Subito ha creduto che il miglioramento finale di tutta la sua sofferenza era immediatamente a portata di mano.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.Takoj je verjel, da je končna sanacija vse njegovo trpljenje je bilo takoj pri roki.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.Αμέσως πίστευε ότι η τελική βελτίωση όλων των υποφέρει του ήταν αμέσως στο χέρι.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.Веднага той вярва, че окончателното подобрение на всичките му страдания незабавно на ръка.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.Відразу ж він вважав, що остаточне поліпшення всіх страждань його було відразу під рукою.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.Сразу же он считал, что окончательное улучшение всех страданий его было сразу под рукой.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.מיד הוא האמין כי שיפור הסופי של כל הסבל שלו היה מיד בהישג יד.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.على الفور أعرب عن اعتقاده بأن تحسين النهائي لمعاناته وكان جميع على الفور في متناول اليد.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.すぐに手元に。 しかし、瞬間、彼は非常に控えめな方法で、床のロッキングの上に置くとき
Hepimiz değişik açılardan farklıyız.Chúng ta đều khác nhau với những quan điểm khác nhau.
Hepimiz değişik açılardan farklıyız.Cu toţii suntem diferiţi din diverse perspective.
Hepimiz değişik açılardan farklıyız.Každý jsme jiný, když se díváme z různých pohledů.
Hepimiz değişik açılardan farklıyız.Každý sme iný, z rôznych perspektív.
Hepimiz değişik açılardan farklıyız.Kita semua berbeda ditinjau dari perspektif yang berbeda.
Hepimiz değişik açılardan farklıyız.여러 다른 관점들에서 볼 때 우리는 모두 다릅니다
Hepimiz değişik açılardan farklıyız.Me olemme kaikki erilaisia eri näkökulmista katsottuna.
Hepimiz değişik açılardan farklıyız.Nous sommes tous différents depuis des points de vue différents.
Hepimiz değişik açılardan farklıyız.Siamo tutti diversi da diversi punti di vista.
Hepimiz değişik açılardan farklıyız.Todos somos diferentes de diferentes perspetivas.
Hepimiz değişik açılardan farklıyız.Todos somos distintos desde diferentes ángulos.
Hepimiz değişik açılardan farklıyız.Vi er alle forskellige fra forskellige perspektiver.
Hepimiz değişik açılardan farklıyız.Vsi smo drugačni iz različnih vidikov.
Hepimiz değişik açılardan farklıyız.We zijn allemaal anders vanuit verschillende perspectieven.
Hepimiz değişik açılardan farklıyız.Wir sind alle unterschiedlich von verschiedenen Perspektiven.
Hepimiz değişik açılardan farklıyız.Wszyscy się różnimy patrząc z różnych perspektyw.
Hepimiz değişik açılardan farklıyız.Όλοι είμαστε διαφορετικοί από διαφορετικές οπτικές.
Hepimiz değişik açılardan farklıyız.Ми всі різні з різних точок зору.
Hepimiz değişik açılardan farklıyız.Мы все разные, если смотреть с разных ракурсов.
Hepimiz değişik açılardan farklıyız.Ние всички сме различни от различни гледни точки.
Hepimiz değişik açılardan farklıyız.אנו כולנו שונים מבחינות שונות.
Hepimiz değişik açılardan farklıyız.لأننا جميعا مختلفون من المناظير المختلفة
Hepimiz değişik açılardan farklıyız.我々は全て異なっています 異なりは良いことです
Hepimiz değişik açılardan farklıyız.我地都唔同 從唔同嘅角度。
Her gün, Tibet içinde olan korkunç acılarla ilgili haberler alıyordum.Ogni giorno ricevevo notizie delle terribili sofferenze che il Tibet viveva.
Her halükarda; bu taban açıları da x artı 10 olabilir.De her grundvinkler er altså lig med x plus 10.
Her halükarda; bu taban açıları da x artı 10 olabilir.Het is een gelijkbenige driehoek dus je 2 basis hoeken zullen congruent zijn
Her halükarda; bu taban açıları da x artı 10 olabilir.Tak či tak, tieto dva uhly majú veľkosť x+10.
Her halükarda; bu taban açıları da x artı 10 olabilir.Tak či tak, tyto dva úhly mají velikost "x" plus 10.
Her halükarda; bu taban açıları da x artı 10 olabilir.어떤 방법이든, 이 밑각들은 x+10입니다
Her halükarda; bu taban açıları da x artı 10 olabilir.И в двата случая, тези основни ъгли ще бъдат x+10.
İç açıları 30-60-90 olduğu için bu üçgene 30-60-90 üçgeni diyoruz.그래서 30-60-90 삼각형이라는 것입니다 가운데 세 각의 이름입니다
İç açıları 30-60-90 olduğu için bu üçgene 30-60-90 üçgeni diyoruz.A proto se tomu říká 30-60-90 trojúhelník, protože takové jsou velikosti jeho tří úhlů.
İç açıları 30-60-90 olduğu için bu üçgene 30-60-90 üçgeni diyoruz.Derfor hedder den en 30-60-90-trekant. Det angiver de 3 vinkler i trekanten.
İç açıları 30-60-90 olduğu için bu üçgene 30-60-90 üçgeni diyoruz.Ed e' per questp che si chiama triangolo 30-60-90 --- perche' e' il nome dei tre angoli nel triangolo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod