Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.ja sinulla on kärsivällisyyttä, ja paljon sinä olet saanut kantaa minun nimeni tähden, etkä ole uupunut.
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.Kalian sabar dan kalian menderita karena Aku, dan kalian tidak putus asa
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.또 네가 참고 내 이름을 위하여 견디고 게으르지 아니한 것을 아노라
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.Ngươi hay nhịn nhục và chịu khó vì danh ta, không mệt nhọc chút nào.
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.Ngươi hay nhịn_nhục và chịu_khó vì danh ta , không mệt_nhọc chút nào .
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.Och du är ståndaktig och har burit mycket för mitt namns skull och har icke förtröttats.
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.og du har tålmod og har hatt meget å bære for mitt navns skyld, og du er ikke blitt trett.
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.og du har Udholdenhed, og du har døjet ondt for mit Navns Skyld og er ikke bleven træt.
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.que tu as de la persévérance, que tu as souffert à cause de mon nom, et que tu ne t`es point lassé.
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.Sei costante e hai molto sopportato per il mio nome, senza stancarti
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.Ştiu că ai răbdare, că ai suferit din pricina Numelui meu, şi că n-ai obosit.
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.[terhet] viseltél, és béketûrõ vagy, és az én nevemért fáradoztál és nem fáradtál el.
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.und verträgst und hast Geduld, und um meines Namens willen arbeitest du und bist nicht müde geworden.
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.και υπεφερες και εχεις υπομονην και δια το ονομα μου εκοπιασας, και δεν απεκαμες.
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.і терпів єси, і маєш терпиливість, і задля імени мого трудив ся єси, і не знеміг ся.
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.ты много переносил и имеешь терпение, и для имени Моего трудился и не изнемогал.
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.ואתה נשאת הרבה ויש לך סבלנות ולמען שמי לא יעפת׃
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.وقد احتملت ولك صبر وتعبت من اجل اسمي ولم تكلّ.
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.你 也 能 忍 耐 、 曾 為 我 的 名 勞 苦 、 並 不 乏 倦
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.你 也 能 忍耐 、 曾 為 我 的 名 勞苦 、 並 不 乏倦
Fakat gidenlerin geride bıraktıkları ailelerinin de acıları apayrı.Sin embargo, los familiares que los migrantes dejan atrás probablemente son los que más sufren.
Fark ettiyseniz butun acilar birbirine benzemiyor.Acum e clar la ce unghi ne referim si de ce este denumit asa
Fark ettiyseniz butun acilar birbirine benzemiyor.Certains sont plus ouverts que d'autres
Fark ettiyseniz butun acilar birbirine benzemiyor.Dus nu hebben we een idee over wat een hoek is en hoe we dat benoemen met symbolen.
Fark ettiyseniz butun acilar birbirine benzemiyor.Jetzt wissen wir grob was ein Winkel ist und welches Symbol er hat.
Fark ettiyseniz butun acilar birbirine benzemiyor.다른 각과 헷갈리지 않도록 어떻게 나타내는지 알게 됐어요
Fark ettiyseniz butun acilar birbirine benzemiyor.Ora conosciamo il concetto generale di "angolo" e come denotarlo simbolicamente.
Fark ettiyseniz butun acilar birbirine benzemiyor.Takže nyní už víme, co je úhel a jak ho popíšeme.
Fark ettiyseniz butun acilar birbirine benzemiyor.Teraz už vieme, čo je uhol, a ako ho označíme tak, aby nevyzeral rovnako ako ostatné uhly.
Fark ettiyseniz butun acilar birbirine benzemiyor.Til sidst er det vigtigt at lægge mærke til, at alle vinkler ikke er ens.
Fark ettiyseniz butun acilar birbirine benzemiyor.والآن لدينا فكرة عامة حول ماهية الزاوية وكيف
Fark ettiyseniz butun acilar birbirine benzemiyor.これが、角度を示す記号の一般的なアイデアです。
Farklı açılardan bakmak faydalı olur.Da se ne ponavljamo preveč.
Farklı açılardan bakmak faydalı olur.Det er altid godt at prøve mange forskellige eksempler.
Farklı açılardan bakmak faydalı olur.Dobrze nie rysować go zawsze tak samo
Farklı açılardan bakmak faydalı olur.항상 우리는 다른 풀이방식에 적응하는 것이 중요하니까요
Farklı açılardan bakmak faydalı olur.Добре е да се ориентираме по различни начини всеки път.
Farklı açılardan bakmak faydalı olur.זה טוב שנצטרך לגוון, בדרכים שונות כל פעם.
Farklı açılardan bakmak faydalı olur.من الجيد ان نتعرف على طرق جديدة في كل مرة
Farklı açılardan görülebilir.그리고 다른 시점에서도 볼 수 있지만,
Farklı açılardan görülebilir.Sie können es aus verschiedenen Blickwinkeln betrachten, aber ich werde Doug bitten, auf eine
Farklı açılardan görülebilir.אתם יכולים להביט מנקודות שונות,
Farklı açılardan görülebilir.تستطيع أن تنظر من إطلالات مختلفة،
Farklı açılardan görülebilir.それよりはズームして
Farklı açılardan özgürleştirilmelerinden bahsediyorum.Andere Wege, sich zubefreien.
Farklı açılardan özgürleştirilmelerinden bahsediyorum.Des façons différentes de
Farklı açılardan özgürleştirilmelerinden bahsediyorum.Нови начини, по които да им дадем политически права.
Farklı bakış açılarına karşı tolerans ortadan kalkmaktaydı.Avec un désintérêt tout aussi prononcé pour les modes d'influence alternatifs.
Farklı bakış açılarına karşı tolerans ortadan kalkmaktaydı.Di pari passo con il disprezzo per le forme di intervento alternative.
Farklı bakış açılarına karşı tolerans ortadan kalkmaktaydı.그리고 그만큼씩 다른 방식의 영향력 행사 방법은 기피 대상이 되었습니다.
Farklı bakış açılarına karşı tolerans ortadan kalkmaktaydı.Mit einer gleichermaßen großen Abscheu für die alternativen Formen von Einflussnahme.
Farklı bakış açılarına karşı tolerans ortadan kalkmaktaydı.Y de igual disgusto a las maneras alternativas de influencia.
Farklı bakış açılarına karşı tolerans ortadan kalkmaktaydı.Z równym jej uprzedzeniem dla alternatywnych form wywierania wpływu.
Farklı bakış açılarına karşı tolerans ortadan kalkmaktaydı.С еднакво отвращение към алтернативните форми на влияние.
Farklı bakış açılarına karşı tolerans ortadan kalkmaktaydı.С равной нелюбовью к альтернативным формам влияния.
Farklı bakış açılarına karşı tolerans ortadan kalkmaktaydı.לצד שאט-נפש זהה כלפי דרכי השפעה חלופיות.
Farklı bakış açılarına karşı tolerans ortadan kalkmaktaydı.على قدم المساواة مع نفور لأشكال بديلة من النفوذ.
Farklı bakış açılarına karşı tolerans ortadan kalkmaktaydı.同様の嫌悪を伴いました それと同時に 我々の軍事力は 全く無力でした
Farklı bakış açıları olan ve çok farklı dünya görüşüne sahip insanlar.Ce sont des êtres humains avec des points de vue différents et des visions différentes du monde.
Farklı bakış açıları olan ve çok farklı dünya görüşüne sahip insanlar.Họ là con người với những quan điểm khác nhau và cách nhìn khác nhau về thế giới.