Bütün bu açılar 180 dereceye tamamlanıyor .Dávají 180°. Tohle musí být fialový úhel.
Bütün bu açılar 180 dereceye tamamlanıyor .De giver 180 grader sammenlagt.
Bütün farklı açılara sahip olduğunuzda işi yatırımcılar için kolaylaştırabilirsiniz.Als je die verschillende punten hebt, kan je het gemakkelijk maken voor beleggers.
Bütün farklı açılara sahip olduğunuzda işi yatırımcılar için kolaylaştırabilirsiniz.각 지역에서의 차이점을 꿰차기만 한다면 투자자를 확보하는 것은 그리 어렵지 않습니다.
Bütün farklı açılara sahip olduğunuzda işi yatırımcılar için kolaylaştırabilirsiniz.Możecie, kiedy macie już te różne punkty, możecie uczynić to bardzo łatwym dla inwestorów.
Bütün farklı açılara sahip olduğunuzda işi yatırımcılar için kolaylaştırabilirsiniz.Podem, logo que tenham todos aqueles pontos, facilitar a vida aos investidores.
Bütün farklı açılara sahip olduğunuzda işi yatırımcılar için kolaylaştırabilirsiniz.Pueden, una vez que tengan todos los puntos, pueden facilitárserlo a los invserionistas.
Bütün farklı açılara sahip olduğunuzda işi yatırımcılar için kolaylaştırabilirsiniz.Puteți, odată ce aveți toate aceste lucruri importante, puteţi uşura treburile pentru investitori.
Bütün farklı açılara sahip olduğunuzda işi yatırımcılar için kolaylaştırabilirsiniz.Una volta che si hanno tutti questi diversi punti, si può rendere il tutto molto più facile agli investitori.
Bütün farklı açılara sahip olduğunuzda işi yatırımcılar için kolaylaştırabilirsiniz.Можно, когда у вас есть все эти разные точки, всё это очень просто устроить для инвесторов.
Bütün farklı açılara sahip olduğunuzda işi yatırımcılar için kolaylaştırabilirsiniz.אתם יכולים, ברגע שיש לכם את כל הנקודות השונות אתם יכולים להקל על המשקיעים
Bütün farklı açılara sahip olduğunuzda işi yatırımcılar için kolaylaştırabilirsiniz.يمكنك، وبمجرد الانتهاء من كل هذه النقاط المختلفة، يمكنك أن تجعل الأمر أكثر سهولة على المستثمرين.
Bütün farklı açılara sahip olduğunuzda işi yatırımcılar için kolaylaştırabilirsiniz.投資家にとっても 便利になるでしょう これらの債券を全部 一ヶ所にまとめればいい
Bütünler açıların toplamı 180 derece. . . . .180도를 이루면 보각이 되죠 180은 영어로 'one hundred eighty' 니까 알파벳 O로 시작하죠 보각은 영어로 'supplementary' 니까 알파벳 O로 시작하지 않습니다
Bütünler açıların toplamı 180 derece. . . . .180 er supplementære. Vi må gøre vores bedste for at lære det udenad. Der er supplementære og komplementære.
Bütünler açıların toplamı 180 derece. . . . .180 - przyległy Można by powiedzieć, że 180... "Sto osiemdziesiąt" zaczyna się na S a "przyległy" nie.
Bütünler açıların toplamı 180 derece. . . . .180, supplementari. Potresti dire che 180 --- cento comincia con una C, ma suppementare no. Quindi
Bütünler açıların toplamı 180 derece. . . . .180, susedné uhly. Môžeme povedať, že 180 začína písmenom S, a aj susedné začína s "S". Vidíte.
Bütünler açıların toplamı 180 derece. . . . .180 vedlejší. Mohli byste si říct sto začíná na "S" a vedlejší nezačíná na "S". Takže to je taková pomůcka.
Bütünler açıların toplamı 180 derece. . . . .180, съседни. Можем да кажем, че 180 започва със "с", "съседни" също започва със "с".
Bütünler açıların toplamı 180 derece. . . . .180، مكملة يمكنك ان تقول ان 180 --100 تبدأ بـ O، وهو لا تبدأ به كلمة مكمل
Bütünler açılar, toplamları 180 derece olan açılardır.والزوايا المكملة مجموعها 180 درجة
Bütünleyici açılar.De er supplementære.
Bütünleyici açılar.Ils sont supplémentaires.
Bütünleyici açılar.Jsou to vedlejší úhly.
Bütünleyici açılar.Sono supplementari.
Bütünleyici açılar.Sú to susedné uhly.
Bütünleyici açılar. Toplamları 180 derece ediyor.두 각은 보각입니다 합이 180도일 거에요
Bütünleyici açılar. Toplamları 180 derece ediyor.Son suplementarios; Su suma es igual a 180 grados.
Bütünleyici açılar. Toplamları 180 derece ediyor.انهما زاويتان مكملتان؛ اي مجموعهما 180 درجة
Bütünleyici açılar.Ze zijn aanvullend.
Bu üçgendeki açıların da eşit olması demek.Acest lucru inseamna ca toate unghiurile triunghiurilor sunt si ele congruente.
Bu üçgendeki açıların da eşit olması demek.Det betyder også, at alle vinklerne er kongruente.
Bu üçgendeki açıların da eşit olması demek.이것은 동시에 삼각형의 모든 각이 합동이라는 것을 의미한다 따라서 반대쪽에 있는 각은
Bu üçgendeki açıların da eşit olması demek.To tiež znamená, všetky uhly v trojuholníku sú zhodné.
Bu üçgendeki açıların da eşit olması demek.هذا يعني ايضاً ان جميع الزوايا في المثلث متطابقة. اذاً الزاوية المقابلة لهذا الضلع
Bu üçgendeki açıların da eşit olması demek.この共有の側では、権利はこちらになります他の三角形に対応する角度を一致。
Bu üçgenin kenarlarının her biri birbirine eşit olduğundan, bu açıların her biri 60 derecedir.En deze drie zijn hetzelfde, drie keer hetzelfde tot 180, dan moet elk van hun 60 graden zijn
Bu üçgenin kenarlarının her biri birbirine eşit olduğundan, bu açıların her biri 60 derecedir.Tieto tri uhly sú rovnaké, 3 uhly majú dokopy 180 stupňov, takže každý má 60 stupňov.
Bu üçgenin kenarlarının her biri birbirine eşit olduğundan, bu açıların her biri 60 derecedir.Tyto tři úhly jsou stejné, 3 úhly mají dohromady 180 stupňů, takže každý má 60 stupňů.
Bu üçgenin kenarlarının her biri birbirine eşit olduğundan, bu açıların her biri 60 derecedir.وهذه الثلاثة متساوية، ثلاث اشياء مجموعها 180، كل واحدة يجب ان يكون قياسها 60
Bu videoda dik açıların gerçekten birbirlerine eşit olduğunu kanıtlamak istiyorum.이번 시간에는
Bu videoda dik açıların gerçekten birbirlerine eşit olduğunu kanıtlamak istiyorum.ما اريد فعله في هذا العرض هو ان اثبت
Bu, yalnız olmadığınızla ilgili. Komşularımızı yeni ve aydınlatıcı açılardan anlamamızla ilgili.Chodzi o to, by wiedzieć, że nie jesteśmy sami, żeby spojrzeć na sąsiadów w nowy, pouczający sposób.
Büyük ihtimalle bu kanıtı ilk bulan insan bu açılarla uğraşıyordu.E probabilmente, la persona che per prima ha trovato questa dimostrazione stava semplicemente giocando.
Büyük ihtimalle bu kanıtı ilk bulan insan bu açılarla uğraşıyordu.E, provavelmente, a primeira pessoa que descobriu esta prova estava apenas brincando.
Büyük ihtimalle bu kanıtı ilk bulan insan bu açılarla uğraşıyordu.Вероятно, този, който е намерил това доказатезлство просто е налучквал.
Bu zorluklarla, sorunlarla, acılarla baş edecek yollar bulmalıyız.Chúng ta cần tìm cách để đối đầu với những thách thức, những vấn đề và cả nỗi khổ mà sự bất công gây ra
Bu zorluklarla, sorunlarla, acılarla baş edecek yollar bulmalıyız.Dobbiamo trovare il modo di affrontare queste sfide, questi problemi, questa sofferenza.
Bu zorluklarla, sorunlarla, acılarla baş edecek yollar bulmalıyız.우리는 이러한 문제들과 고통을 해결할 수 있는 새로운 방법을 찾을 필요가 있습니다.
Bu zorluklarla, sorunlarla, acılarla baş edecek yollar bulmalıyız.Musíme nějak vzít za vlastní tyhle výzvy, tyhle problémy a utrpení.
Bu zorluklarla, sorunlarla, acılarla baş edecek yollar bulmalıyız.Nous devons trouver des moyens de nous saisir de ces problèmes, de ces problèmes, de la souffrance,
Bu zorluklarla, sorunlarla, acılarla baş edecek yollar bulmalıyız.Precisamos de encontrar formas de abraçar estes desafios, estes problemas, o sofrimento.
Bu zorluklarla, sorunlarla, acılarla baş edecek yollar bulmalıyız.Tenemos que encontrar la manera de afrontar esos retos, esos problemas, ese sufrimiento.
Bu zorluklarla, sorunlarla, acılarla baş edecek yollar bulmalıyız.Trebuie să găsim modalităţi prin care să acceptăm aceste provocări, aceste probleme, această suferinţă.
Bu zorluklarla, sorunlarla, acılarla baş edecek yollar bulmalıyız.Vi måste hitta nya vägar att ta oss an dessa utmaningar, dessa problem, detta lidande.
Bu zorluklarla, sorunlarla, acılarla baş edecek yollar bulmalıyız.We moeten manieren vinden om deze uitdagingen aan te gaan, deze problemen, het lijden.
Bu zorluklarla, sorunlarla, acılarla baş edecek yollar bulmalıyız.Wir müssen Wege finden. uns diesen Herausforderungen zu stellen: diesen Problemen, diesem Leid.
Bu zorluklarla, sorunlarla, acılarla baş edecek yollar bulmalıyız.Είναι ανάγκη να βρούμε τρόπους να ενστερνιστούμε αυτές τις δοκιμασίες, αυτά τα προβλήματα, τον πόνο.
Bu zorluklarla, sorunlarla, acılarla baş edecek yollar bulmalıyız.Нам нужно найти пути подхода к этим проблемам, задачам, страданию.