acıktır ile cümle
acıktır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Tanrı katında hiç kimsenin Yasayla aklanmadığı açıktır. Çünkü ‹‹İmanla aklanan yaşayacaktır.››Desde luego, es evidente que por la ley nadie es justificado delante de Dios, porque el justo vivirá por la fe
Tanrı katında hiç kimsenin Yasayla aklanmadığı açıktır. Çünkü ‹‹İmanla aklanan yaşayacaktır.››É evidente que pela lei ninguém é justificado diante de Deus, porque: O justo viverá da fé;
Tanrı katında hiç kimsenin Yasayla aklanmadığı açıktır. Çünkü ‹‹İmanla aklanan yaşayacaktır.››Hogy pedig a törvény által senki sem igazul meg Isten elõtt, nyilvánvaló, mert az igaz ember hitbõl él.
Tanrı katında hiç kimsenin Yasayla aklanmadığı açıktır. Çünkü ‹‹İmanla aklanan yaşayacaktır.››Ja selvää on, ettei kukaan tule vanhurskaaksi Jumalan edessä lain kautta, koska "vanhurskas on elävä uskosta".
Tanrı katında hiç kimsenin Yasayla aklanmadığı açıktır. Çünkü ‹‹İmanla aklanan yaşayacaktır.››또 하나님 앞에서 아무나 율법으로 말미암아 의롭게 되지 못할 것이 분명하니 이는 의인이 믿음으로 살리라 하였음이니라
Tanrı katında hiç kimsenin Yasayla aklanmadığı açıktır. Çünkü ‹‹İmanla aklanan yaşayacaktır.››Men at ingen bliver retfærdiggjort for Gud ved Lov, er åbenbart, thi "deri retfærdige skal leve af Tro."
Tanrı katında hiç kimsenin Yasayla aklanmadığı açıktır. Çünkü ‹‹İmanla aklanan yaşayacaktır.››No, že zákonom nebol a nebude nikto ospravedlnený u Boha, je zrejmé, pretože spravedlivý bude žiť z viery.
Tanrı katında hiç kimsenin Yasayla aklanmadığı açıktır. Çünkü ‹‹İmanla aklanan yaşayacaktır.››Og at ingen blir rettferdiggjort for Gud ved loven, er åpenbart; for: Den rettferdige, ved tro skal han leve;
Tanrı katında hiç kimsenin Yasayla aklanmadığı açıktır. Çünkü ‹‹İmanla aklanan yaşayacaktır.››А что законом никто не оправдывается пред Богом, этоясно, потому что праведный верою жив будет.
Tanrı katında hiç kimsenin Yasayla aklanmadığı açıktır. Çünkü ‹‹İmanla aklanan yaşayacaktır.››А що нїхто законом не оправдуєть ся перед Богом, се явно, бо праведний вірою жив буде.
Tanrı katında hiç kimsenin Yasayla aklanmadığı açıktır. Çünkü ‹‹İmanla aklanan yaşayacaktır.››וגלוי הוא כי על ידי התורה לא יצדק האדם לפני האלהים כי צדיק באמונתו יחיה׃
Tanrı katında hiç kimsenin Yasayla aklanmadığı açıktır. Çünkü ‹‹İmanla aklanan yaşayacaktır.››ولكن ان ليس احد يتبرر بالناموس عند الله فظاهر لان البار بالايمان يحيا.
Tanrı katında hiç kimsenin Yasayla aklanmadığı açıktır. Çünkü ‹‹İmanla aklanan yaşayacaktır.››沒 有 一 個 人 靠 著 律 法 在 神 面 前 稱 義 、 這 是 明 顯 的 . 因 為 經 上 說 、 『 義 人 必 因 信 得 生 。
Tanrı katında hiç kimsenin Yasayla aklanmadığı açıktır. Çünkü ‹‹İmanla aklanan yaşayacaktır.››沒有 一 個 人 靠著 律法 在 神 面前 稱義 、 這是 明顯 的 . 因 為經 上說 、 『 義 人 必 因 信 得 生 。
Tüm tedavilerimizde hasta uyanık ve bilinci açıktır ve hekimle konuşur.In sämtlichen Behandlungen ist der Patient bei vollem Bewusstsein und redet mit dem Arzt.
Tüm tedavilerimizde hasta uyanık ve bilinci açıktır ve hekimle konuşur.léčit pacienta, který je při vzhůru, pacient, který je vzhůru a při vědomí a mluví s lékařem.
Tüm tedavilerimizde hasta uyanık ve bilinci açıktır ve hekimle konuşur.환자가 의식을 되찾고 의사와 대화하는 것에 있어서의 도전과제는, 여러분에게 MR의 몇 가지 혼란스러운 것들을
Tüm tedavilerimizde hasta uyanık ve bilinci açıktır ve hekimle konuşur.ובכל הטיפולים שלנו, כאשר החולה ער ומודע ומדבר עם הרופא,
Tüm tedavilerimizde hasta uyanık ve bilinci açıktır ve hekimle konuşur.وفي كلّ العلاجات لدينا، يبقى المريض مستيقظا و واعيا ويتحدث مع الطبيب --
Tüm tedavilerimizde hasta uyanık ve bilinci açıktır ve hekimle konuşur.患者に合わせて この手術をするにはリアルタイムに 照射できる技術を
Umarım bu çılgın sayı sizin için açıktır. .그리고 이것은 제정신이 아닌 수 입니다. 그리고 이것은 다행히도 명백한데 여러분이 할 수 없었을 것이라는 것입니다. 적어도 저는
Umarım bu çılgın sayı sizin için açıktır. .وهذا العدد معقد واتمنى انه من الواضح انكم لن تكونوا قادرين على --على الاقل، انا لن
Umarım bu çılgın sayı sizin için açıktır. .少なくとも因数分解せず、 答えが得られました。
Üyelik Avrupa Birliği Üye Devleti olmayan ülkelere de açıktır.A szervezetnek az Európai Unió tagállamain kívül más országok is tagjai lehetnek.
Üyelik Avrupa Birliği Üye Devleti olmayan ülkelere de açıktır.Calitatea de membru poate fi obţinută şi de către statele care nu sunt membre ale Uniunii Europene.
Üyelik Avrupa Birliği Üye Devleti olmayan ülkelere de açıktır.Členmi sa môžu stať aj krajiny, ktoré nie sú členskými štátmi Európskej únie.
Üyelik Avrupa Birliği Üye Devleti olmayan ülkelere de açıktır.Členství je otevřeno i zemím, které nejsou členskými státy Evropské unie.
Üyelik Avrupa Birliği Üye Devleti olmayan ülkelere de açıktır.Członkostwo przyznawane jest również krajom, które nie są państwami członkowskimi Unii Europejskiej.
Üyelik Avrupa Birliği Üye Devleti olmayan ülkelere de açıktır.Die Mitgliedschaft bei der Agentur steht auch Ländern offen,die nicht der Europäischen Union angehören.
Üyelik Avrupa Birliği Üye Devleti olmayan ülkelere de açıktır.Het lidmaatschap staat ook open voor landen die geen lid van de Europese Unie zijn.
Üyelik Avrupa Birliği Üye Devleti olmayan ülkelere de açıktır.L’iscrizione è aperta anche ai paesi che non appartengono all’Unione europea.
Üyelik Avrupa Birliği Üye Devleti olmayan ülkelere de açıktır.Medlemskabet er åbent for lande,som ikke er EU-medlemsstater.
Üyelik Avrupa Birliği Üye Devleti olmayan ülkelere de açıktır.Pueden pertenecer a la AEMA países que no son miembros de la Unión Europea.
Üyelik Avrupa Birliği Üye Devleti olmayan ülkelere de açıktır.Η συµµετοχή ως µέλος στον ΕΟΠ είναι ανοιχτή σε χώρες piου δεν ανήκουν στην Ευρωpiαϊκή Ένωση.
Üyelik Avrupa Birliği Üye Devleti olmayan ülkelere de açıktır.Членството е открито за страни, които не са членки на Европейския съюз.
Ve aynı sebepten dolayı, çözüm açıktır, çünkü bu, insan doğasını değiştirmekle alakalı değildir.De là même, la solution devient claire, parce qu'il ne s'agit par conséquent pas de changer la nature humaine.
Ve aynı sebepten dolayı, çözüm açıktır, çünkü bu, insan doğasını değiştirmekle alakalı değildir.E nella stessa forma, la soluzione diventa chiara, perché non si tratta, quindi, di cambiare la natura umana.
Ve aynı sebepten dolayı, çözüm açıktır, çünkü bu, insan doğasını değiştirmekle alakalı değildir.동일한 논리에서 해법은 명확합니다. 왜냐하면 이건 인간의 본성을 바꾸는 문제가 아니기 때문입니다.
Ve aynı sebepten dolayı, çözüm açıktır, çünkü bu, insan doğasını değiştirmekle alakalı değildir.Och på samma sätt, blev lösningen tydligare för det här handlar inte om att förändra den mänskliga naturen
Ve aynı sebepten dolayı, çözüm açıktır, çünkü bu, insan doğasını değiştirmekle alakalı değildir.Si cu acelasi indiciu, solutia devine clara, pentru ca asta nu este, deci, despre schimbarea naturii umane.
Ve aynı sebepten dolayı, çözüm açıktır, çünkü bu, insan doğasını değiştirmekle alakalı değildir.Tym samym, rozwiązanie staje się jasne, ponieważ to nie chodzi zatem o zmianę natury ludzkiej.
Ve aynı sebepten dolayı, çözüm açıktır, çünkü bu, insan doğasını değiştirmekle alakalı değildir.Und gleichzeitig wird die Lösung klar, weil diese nicht erfordert, die menschliche Natur zu ändern.
Ve aynı sebepten dolayı, çözüm açıktır, çünkü bu, insan doğasını değiştirmekle alakalı değildir.V ten istý okamih sa stáva zrejmým aj riešenie, pretože to nespočíva v zmenení ľudskej povahy.
Ve aynı sebepten dolayı, çözüm açıktır, çünkü bu, insan doğasını değiştirmekle alakalı değildir.И по същия начин, решението става ясно, защото то не е, следователно, за промяна на човешката природа.
Ve aynı sebepten dolayı, çözüm açıktır, çünkü bu, insan doğasını değiştirmekle alakalı değildir.ואז בבת-אחת מתבהרת הדרך לפיתרון, מאחר וזה לא קשור בשינוי טבע האדם.
Ve aynı sebepten dolayı, çözüm açıktır, çünkü bu, insan doğasını değiştirmekle alakalı değildir.وفى نفس الجزء، الحل أصبح واضح، لأن هذا ليس واضح، من ناحية، عن تغيير الطبيعة الإنسانية.
Ve aynı sebepten dolayı, çözüm açıktır, çünkü bu, insan doğasını değiştirmekle alakalı değildir.なぜならこれは 人の性質を 変えることではないからです 可能性を抑えこもうというのではありません
Ve küçük gruplar kazalara ve talihsizliklere daha açıktır.Częściej zdażają się wypadki i nieszczęścia.
Ve küçük gruplar kazalara ve talihsizliklere daha açıktır.E grupos pequenos são mais propensos a acidentes e má sorte.
Ve küçük gruplar kazalara ve talihsizliklere daha açıktır.E i piccoli gruppi sono più soggetti ad incidenti e sfortuna.
Ve küçük gruplar kazalara ve talihsizliklere daha açıktır.És a kis csoportok jobban ki vannak szolgáltatva baleseteknek és szerencsétlenségeknek.
Ve küçük gruplar kazalara ve talihsizliklere daha açıktır.Et les petits groupes sont plus sujets aux accidents et à la malchance.
Ve küçük gruplar kazalara ve talihsizliklere daha açıktır.Grup kecil lebih rentan terhadap kecelakaan dan nasib sial.
Ve küçük gruplar kazalara ve talihsizliklere daha açıktır.Kleine groepen zijn meer vatbaar voor ongelukken en pech.
Ve küçük gruplar kazalara ve talihsizliklere daha açıktır.또한 작은 그룹은 사고와 불행에 더 약하기도 하고요.
Ve küçük gruplar kazalara ve talihsizliklere daha açıktır.Majhne skupnosti so tudi bolj nagnjene k nezgodam in nesreči.
Ve küçük gruplar kazalara ve talihsizliklere daha açıktır.Malé skupinky také častěji podléhávají nehodám a nepřízni osudu.
Ve küçük gruplar kazalara ve talihsizliklere daha açıktır.Och små grupper är mera utsatta för olyckor och otur.
Ve küçük gruplar kazalara ve talihsizliklere daha açıktır.Og små grupper er mere udsatte ved ulykker og uheld.
Ve küçük gruplar kazalara ve talihsizliklere daha açıktır.Și grupurile mici sunt mai predispuse la accidente.