Beni acıktırdın.
You made me hungry.
Bu tür iş beni acıktırır.
This kind of work makes me hungry.
Tüm bu koşu beni acıktırdı.
All this running has made me hungry.
Yemeğin kokusu beni acıktırdı.
The smell of food made me hungry.
Tüm bu egzersiz beni acıktırdı.
All this exercising has made me hungry.
Bütün bu konuşma beni acıktırdı.
All this talk has made me hungry.
Taze ıstakoz görmek beni acıktırdı.
Seeing the fresh lobster made me hungry.
Yiyecek yokluğu onları çok acıktırdı.
Lack of food made them very hungry.
Yemek pişirmenin kokusu beni acıktırıyor.
The smell of cooking makes me hungry.
- Hatırlayın: nötron nötr bir parçacıktır.
And so what it does is, to become a proton-- remember, a neutron has neutral charge.
Bütün bu yemek konuşması beni acıktırıyor.
All this talk of food is making me hungry.
Bikini Adası, kuzeydoğudaki en büyük ve en yoğun adacıktır.
Bikini Island is the northeastern most and largest islet.
acıktır ile daha fazla örnek cümle →