İsa sabah erkenden kente dönerken acıkmıştı.早晨 回城 的 時候 、 他餓了
İsa, ‹‹Yaşam ekmeği Benim. Bana gelen asla acıkmaz, bana iman eden hiçbir zaman susamaz›› dedi.Ðức Chúa Jêsus phán rằng: Ta là bánh của sự sống; ai đến cùng ta chẳng hề đói, và ai tin ta chẳng hề khát.
İsa, ‹‹Yaşam ekmeği Benim. Bana gelen asla acıkmaz, bana iman eden hiçbir zaman susamaz›› dedi.Ðức_Chúa_Jêsus phán rằng : Ta là bánh của sự sống ; ai đến_cùng ta chẳng hề đói , và ai tin ta chẳng hề khát .
İsa, ‹‹Yaşam ekmeği Benim. Bana gelen asla acıkmaz, bana iman eden hiçbir zaman susamaz›› dedi.예수께서 가라사대 내가 곧 생명의 떡이니 내게 오는 자는 결코 주리지 아니할 터이요 나를 믿는 자는 영원히 목마르지 아니하리라
İsa, ‹‹Yaşam ekmeği Benim. Bana gelen asla acıkmaz, bana iman eden hiçbir zaman susamaz›› dedi.ויאמר להם ישוע אנכי הוא לחם החיים כל הבא אלי לא ירעב ואשר יאמין בי לא יצמא עוד׃
İsa, ‹‹Yaşam ekmeği Benim. Bana gelen asla acıkmaz, bana iman eden hiçbir zaman susamaz›› dedi.فقال لهم يسوع انا هو خبز الحياة. من يقبل اليّ فلا يجوع ومن يؤمن بي فلا يعطش ابدا.
İsa, ‹‹Yaşam ekmeği Benim. Bana gelen asla acıkmaz, bana iman eden hiçbir zaman susamaz›› dedi.耶 穌 說 、 我 就 是 生 命 的 糧 . 到 我 這 裡 來 的 、 必 定 不 餓 . 信 我 的 、 永 遠 不 渴
İsa, ‹‹Yaşam ekmeği Benim. Bana gelen asla acıkmaz, bana iman eden hiçbir zaman susamaz›› dedi.耶穌說 、 我 就是 生命 的 糧 . 到 我這裡來 的 、 必定不餓.信 我 的 、 永遠 不 渴
Kendini endişeli ve acıklı göster.Buď neklidná, vyděšená.
Kendini endişeli ve acıklı göster.Dann sehen Sie besorgt aus. Tragik kommt gut an.
Kendini endişeli ve acıklı göster.Le dará una mirada inquietante...
Kendini endişeli ve acıklı göster.Trebuie să arăţi tragic, anxios.
Kendini endişeli ve acıklı göster.Zodat je er bezorgd en tragisch uitziet.
Kendini endişeli ve acıklı göster.Για να φαίνεσαι αγχωμένη.
Keşiş O dertli sempati! Acıklı çıkmaz!看護師は、それでも彼女は、ある
Keşiş O dertli sempati! Acıklı çıkmaz!הנזיר העצוב O אהדה! מצבה מעורר רחמים!
Keşiş O dertli sempati! Acıklı çıkmaz!الراهب يا التعاطف محزن! جدير بالشفقة المأزق!
Neden bu kadar acıktım?Én miért vagyok ilyen éhes?
Neden bu kadar acıktım?Pourquoi ai-je si faim ?
Neden bu kadar acıktım?Ω, γιατί πεινάω τόσο;
Neden bu kadar acıktım?اوه لماذا انا جائعة؟
Ne kadar acıklı... ölmek için çabalıyorlar.C'est plutôt triste... de nager à contre-courant pour mourir.
Ne kadar acıklı... ölmek için çabalıyorlar.Eigenlijk zielig... alleen maar klimmen om te sterven.
Ne kadar acıklı... ölmek için çabalıyorlar.É meio estranho...escapar para morrer.
Ne kadar acıklı... ölmek için çabalıyorlar.E oarecum trist... să te caţeri doar pentru a muri.
Ne kadar acıklı... ölmek için çabalıyorlar.Es triste... ascender sólo para morir.
Ne kadar acıklı... ölmek için çabalıyorlar.E' triste... risalire la corrente solo per morire.
Ne kadar acıklı... ölmek için çabalıyorlar.Žalostno je, da se zaman trudijo.
Ne kadar acıklı... ölmek için çabalıyorlar.Είναι λίγο θλιβερό... να ανεβαίνεις μόνο για να πεθάνεις.
Ne kadar acıklı... ölmek için çabalıyorlar.Грустно: весь этот путь вверх по течению, чтобы умереть.
Ne kadar acıklı... ölmek için çabalıyorlar.إنه أمر محزن..أن تتسلق فقط لتموت
Ne mutlu doğruluğa acıkıp susayanlara! Çünkü onlar doyurulacaklar.Autuaita ovat ne, jotka isoavat ja janoavat vanhurskautta, sillä heidät ravitaan.
Ne mutlu doğruluğa acıkıp susayanlara! Çünkü onlar doyurulacaklar.Beati quelli che hanno fame e sete della giustizia, perché saranno saziati
Ne mutlu doğruluğa acıkıp susayanlara! Çünkü onlar doyurulacaklar.Bem-aventurados os que têm fome e sede de justiça porque eles serão fartos.
Ne mutlu doğruluğa acıkıp susayanlara! Çünkü onlar doyurulacaklar.Berbahagialah orang yang rindu melakukan kehendak Allah; Allah akan memuaskan mereka
Ne mutlu doğruluğa acıkıp susayanlara! Çünkü onlar doyurulacaklar."Bienaventurados los que tienen hambre y sed de justicia, porque ellos serán saciados
Ne mutlu doğruluğa acıkıp susayanlara! Çünkü onlar doyurulacaklar.Blagor lačnim in žejnim pravičnosti, ker oni bodo nasičeni.
Ne mutlu doğruluğa acıkıp susayanlara! Çünkü onlar doyurulacaklar.Blahoslavení, kteříž lačnějí a žíznějí spravedlnosti, nebo oni nasyceni budou.
Ne mutlu doğruluğa acıkıp susayanlara! Çünkü onlar doyurulacaklar.Blahoslavení, ktorí lačnejú a žíznia po spravedlivosti, lebo oni budú nasýtení.
Ne mutlu doğruluğa acıkıp susayanlara! Çünkü onlar doyurulacaklar.Błogosławieni, którzy łakną i pragną sprawiedliwości; albowiem oni nasyceni będą.
Ne mutlu doğruluğa acıkıp susayanlara! Çünkü onlar doyurulacaklar.Boldogok, a kik éhezik és szomjúhozzák az igazságot: mert õk megelégíttetnek.
Ne mutlu doğruluğa acıkıp susayanlara! Çünkü onlar doyurulacaklar.Ferice de cei flămînzi şi însetaţi după neprihănire, căci ei vor fi săturaţi!
Ne mutlu doğruluğa acıkıp susayanlara! Çünkü onlar doyurulacaklar.Heureux ceux qui ont faim et soif de la justice, car ils seront rassasiés!
Ne mutlu doğruluğa acıkıp susayanlara! Çünkü onlar doyurulacaklar.의에 주리고 목마른 자는 복이 있나니 저희가 배부를 것임이요
Ne mutlu doğruluğa acıkıp susayanlara! Çünkü onlar doyurulacaklar.Phước cho những kẻ đói khát sự công bình, vì sẽ được no đủ!
Ne mutlu doğruluğa acıkıp susayanlara! Çünkü onlar doyurulacaklar.Phước cho những kẻ đói_khát sự công_bình , vì sẽ được no_đủ !
Ne mutlu doğruluğa acıkıp susayanlara! Çünkü onlar doyurulacaklar.Saliga äro de som hungra och törsta efter rättfärdighet, ty de skola bliva mättade.
Ne mutlu doğruluğa acıkıp susayanlara! Çünkü onlar doyurulacaklar.Salige er de som hungrer og tørster efter rettferdighet; for de skal mettes.
Ne mutlu doğruluğa acıkıp susayanlara! Çünkü onlar doyurulacaklar.Salige ere de, som hungre og tørste efter Retfærdigheden, thi de skulle mættes.
Ne mutlu doğruluğa acıkıp susayanlara! Çünkü onlar doyurulacaklar.Selig sind, die da hungert und dürstet nach der Gerechtigkeit; denn sie sollen satt werden.
Ne mutlu doğruluğa acıkıp susayanlara! Çünkü onlar doyurulacaklar.Μακαριοι οι πεινωντες και διψωντες την δικαιοσυνην, διοτι αυτοι θελουσι χορτασθη.
Ne mutlu doğruluğa acıkıp susayanlara! Çünkü onlar doyurulacaklar.Блажени които гладуват и жадуват за правдата, защото те ще се наситят.
Ne mutlu doğruluğa acıkıp susayanlara! Çünkü onlar doyurulacaklar.Блаженні голодні й жадні правди, бо такі наситять ся.
Ne mutlu doğruluğa acıkıp susayanlara! Çünkü onlar doyurulacaklar.Блаженны алчущие и жаждущие правды, ибо они насытятся.
Ne mutlu doğruluğa acıkıp susayanlara! Çünkü onlar doyurulacaklar.אשרי הרעבים והצמאים לצדקה כי הם ישבעו׃
Ne mutlu doğruluğa acıkıp susayanlara! Çünkü onlar doyurulacaklar.طوبى للجياع والعطاش الى البر. لانهم يشبعون.
Ne mutlu doğruluğa acıkıp susayanlara! Çünkü onlar doyurulacaklar.飢 渴 慕 義 的 人 有 福 了 . 因 為 他 們 必 得 飽 足
Ne mutlu doğruluğa acıkıp susayanlara! Çünkü onlar doyurulacaklar.飢 渴慕義 的 人 有 福 了 . 因為 他 們必得 飽足
Netlogo bu kurstaki bir çok karmaşık sistem fikrini acıklamakta kullanılacakEstán listos para comenzar? Vamos. Un gran ejemplo para comenzar son las hormigas.
Netlogo bu kurstaki bir çok karmaşık sistem fikrini acıklamakta kullanılacak복잡계의 여러가지 개념을 응용해 보는 데에 쓸 시뮬레이션 프로그램입니다