Ancak sorun şudur, acıkırsınız, devam ettirmek güç olur.Но проблема, е че когато огладнеете, е много трудно да я спазвате.
Ancak sorun şudur, acıkırsınız, devam ettirmek güç olur.אבל הבעיה היא שנעשים רעבים, ואז קשה להתמיד.
Ancak sorun şudur, acıkırsınız, devam ettirmek güç olur.ولكن المشكلة هي أنك تجوع لذلك من الصعب عليك الإلتزام والإستمرار.
Ancak sorun şudur, acıkırsınız, devam ettirmek güç olur.もう一つの方法は食べ物の種類を変えることです
Artık acıkmayacak, Artık susamayacaklar. Ne güneş ne kavurucu sıcak Çarpacak onları.Chúng sẽ không đói không khát nữa ; cũng không có mặt_trời , hoặc cơn nắng gắt nào hại đến mình .
Artık acıkmayacak, Artık susamayacaklar. Ne güneş ne kavurucu sıcak Çarpacak onları.Chúng sẽ không đói không khát nữa; cũng không có mặt trời, hoặc cơn nắng gắt nào hại đến mình.
Artık acıkmayacak, Artık susamayacaklar. Ne güneş ne kavurucu sıcak Çarpacak onları.De skal ikke hungre mere, heller ikke tørste mere; solen skal heller ikke falle på dem, eller nogen hete;
Artık acıkmayacak, Artık susamayacaklar. Ne güneş ne kavurucu sıcak Çarpacak onları.De skulle ikke hungre mere, ej heller tørste mere, ej heller skal Solen eller nogen Hede falde på dem.
Artık acıkmayacak, Artık susamayacaklar. Ne güneş ne kavurucu sıcak Çarpacak onları.Ei heidän enää tule nälkä eikä enää jano, eikä aurinko ole sattuva heihin, eikä mikään helle,
Artık acıkmayacak, Artık susamayacaklar. Ne güneş ne kavurucu sıcak Çarpacak onları.ils n`auront plus faim, ils n`auront plus soif, et le soleil ne les frappera point, ni aucune chaleur.
Artık acıkmayacak, Artık susamayacaklar. Ne güneş ne kavurucu sıcak Çarpacak onları.저희가 다시 주리지도 아니하며 목마르지도 아니하고 해나 아무 뜨거운 기운에 상하지 아니할찌니
Artık acıkmayacak, Artık susamayacaklar. Ne güneş ne kavurucu sıcak Çarpacak onları.Mereka tidak akan lagi merasa lapar atau haus; matahari ataupun panas terik tidak lagi akan membakar mereka
Artık acıkmayacak, Artık susamayacaklar. Ne güneş ne kavurucu sıcak Çarpacak onları.Nebudouť lačněti ani žízniti více, a nebude bíti na ně slunce, ani žádné horko.
Artık acıkmayacak, Artık susamayacaklar. Ne güneş ne kavurucu sıcak Çarpacak onları.Nebudú viacej lačnieť ani nebudú viacej žízniť, ani nebude na nich dorážať slnce ani nijaké horko.
Artık acıkmayacak, Artık susamayacaklar. Ne güneş ne kavurucu sıcak Çarpacak onları.Nem éheznek többé, sem nem szomjúhoznak többé; sem a nap nem tûz rájok, sem semmi hõség:
Artık acıkmayacak, Artık susamayacaklar. Ne güneş ne kavurucu sıcak Çarpacak onları.Nie będą więcej łaknąć i nie będą więcej pragnąć, i nie uderzy na nich słońce, ani żadne gorąco
Artık acıkmayacak, Artık susamayacaklar. Ne güneş ne kavurucu sıcak Çarpacak onları.Non avranno più fame, né avranno più sete, né li colpirà il sole, né arsura di sorta
Artık acıkmayacak, Artık susamayacaklar. Ne güneş ne kavurucu sıcak Çarpacak onları.No tendrán más hambre, ni tendrán más sed, ni caerá sobre ellos el sol ni ningún otro calor
Artık acıkmayacak, Artık susamayacaklar. Ne güneş ne kavurucu sıcak Çarpacak onları.Nu le va mai fi foame, nu le va mai fi sete; nu -i va mai dogori nici soarele, nici vreo altă arşiţă.
Artık acıkmayacak, Artık susamayacaklar. Ne güneş ne kavurucu sıcak Çarpacak onları.Nunca mais terão fome, nunca mais terão sede; nem cairá sobre eles o sol, nem calor algum;
Artık acıkmayacak, Artık susamayacaklar. Ne güneş ne kavurucu sıcak Çarpacak onları.Sie wird nicht mehr hungern noch dürsten; es wird auch nicht auf sie fallen die Sonne oder irgend eine Hitze;
Artık acıkmayacak, Artık susamayacaklar. Ne güneş ne kavurucu sıcak Çarpacak onları.Δεν θελουσι πεινασει πλεον ουδε θελουσι διψησει πλεον, ουδε θελει πεσει επ' αυτους ο ηλιος ουδε κανεν καυμα,
Artık acıkmayacak, Artık susamayacaklar. Ne güneş ne kavurucu sıcak Çarpacak onları.Вже не будуть голодні, анї жадні, анї падати ме на них сонце, анї жадна спека;
Artık acıkmayacak, Artık susamayacaklar. Ne güneş ne kavurucu sıcak Çarpacak onları.Они не будут уже ни алкать, ни жаждать, и не будет палить их солнце и никакой зной:
Artık acıkmayacak, Artık susamayacaklar. Ne güneş ne kavurucu sıcak Çarpacak onları.та измря третата част от одушевените същества, които бяха в морето; и третата част от корабите биде унищожена.
Artık acıkmayacak, Artık susamayacaklar. Ne güneş ne kavurucu sıcak Çarpacak onları.לא ירעבו עוד ולא יצמאו ולא יכם שמש ושרב׃
Artık acıkmayacak, Artık susamayacaklar. Ne güneş ne kavurucu sıcak Çarpacak onları.لن يجوعوا بعد ولن يعطشوا بعد ولا تقع عليهم الشمس ولا شيء من الحرّ
Artık acıkmayacak, Artık susamayacaklar. Ne güneş ne kavurucu sıcak Çarpacak onları.他 們 不 再 飢 、 不 再 渴 . 日 頭 和 炎 熱 、 也 必 不 傷 害 他 們
Artık acıkmayacak, Artık susamayacaklar. Ne güneş ne kavurucu sıcak Çarpacak onları.他 們 不 再 飢 、 不 再 渴 . 日頭 和 炎熱 、 也 必 不 傷害 他 們
Aslında onunla ilk bizim karşılaşmamız iyi bir şey. Gidelim. Acıktım!Thật ra đó là điều tốt, nếu cậu gặp anh ta trước đi nào, tớ đói lắm rồi, đi nhanh nào.
Ben acıktım.J'ai faim...
Ben acıktım.Tengo hambre...
Ben acıktım.Πεινάω...
Ben acıktım.朝食抜きですか?
Ben düştüm, ileri atıldı çırptı benim yüzüme el ve acıklı oldu gözlük.내가 넘어졌을, 앞으로 돌진 clapped 내 내 얼굴에 손을, 그리고 piteous되었습니다 광경.
Ben düştüm, ileri atıldı çırptı benim yüzüme el ve acıklı oldu gözlük.Én rohant, elesett, összecsapta a Ugyanakkor az arcom, és vált a szánalmas látvány.
Ben düştüm, ileri atıldı çırptı benim yüzüme el ve acıklı oldu gözlük.Ich eilte nach vorn, fiel hin, schlug mein Hand auf mein Gesicht und wurde zu einem kläglichen Spektakel.
Ben düştüm, ileri atıldı çırptı benim yüzüme el ve acıklı oldu gözlük.Ik rende naar voren, viel, klapte mijn hand naar mijn gezicht, en werd een erbarmelijke spektakel.
Ben düştüm, ileri atıldı çırptı benim yüzüme el ve acıklı oldu gözlük.I rushed naprej, padla, clapped moja roko na moj obraz, in postal Ubog spektakel.
Ben düştüm, ileri atıldı çırptı benim yüzüme el ve acıklı oldu gözlük.I vrhli dopředu, spadl dolů, zatleskal jsem ruku na mou tvář, a stal dojímavý podívaná.
Ben düştüm, ileri atıldı çırptı benim yüzüme el ve acıklı oldu gözlük.I vrhli dopredu, spadol dole, zatlieskala som ruku na moju tvár, a stal dojímavý podívaná.
Ben düştüm, ileri atıldı çırptı benim yüzüme el ve acıklı oldu gözlük.Jag rusade fram, ramlade ner, klappade min hand till mitt ansikte, och blev en ömklig skådespel.
Ben düştüm, ileri atıldı çırptı benim yüzüme el ve acıklı oldu gözlük.Jeg styrtede frem, faldt ned, klappede min hånd til mit ansigt, og blev en ynkelig skue.
Ben düştüm, ileri atıldı çırptı benim yüzüme el ve acıklı oldu gözlük.M-am repezit înainte, a căzut jos, au bătut din palme mea mână în faţa mea, şi a devenit un biet spectacol.
Ben düştüm, ileri atıldı çırptı benim yüzüme el ve acıklı oldu gözlük.Mi precipitai in avanti, cadde, batté la mia mano al mio viso, ed è diventato un pietoso spettacolo.
Ben düştüm, ileri atıldı çırptı benim yüzüme el ve acıklı oldu gözlük.Ruszyłem do przodu, upadł, uderzył mojego strony do mojej twarzy, i stał się żałosny spektakl.
Ben düştüm, ileri atıldı çırptı benim yüzüme el ve acıklı oldu gözlük.Ryntäsin eteenpäin, kaatui, taputti minun toisaalta minun kasvot, ja tuli piteous spektaakkeli.
Ben düştüm, ileri atıldı çırptı benim yüzüme el ve acıklı oldu gözlük.Έτρεξα προς τα εμπρός, έπεσε κάτω, χειροκροτούσε μου το χέρι στο πρόσωπό μου, και έγινε μια δραματική θέαμα.
Ben düştüm, ileri atıldı çırptı benim yüzüme el ve acıklı oldu gözlük.Аз се хвърли напред, падна, плесна ми страна на лицето ми, и се превърна в жалък спектакъл.
Ben düştüm, ileri atıldı çırptı benim yüzüme el ve acıklı oldu gözlük.Я бросился вперед, упал, хлопнул моей руку к моему лицу, и стало жалко зрелище.
Ben düştüm, ileri atıldı çırptı benim yüzüme el ve acıklı oldu gözlük.Я кинувся вперед, впав, ляснув моєї руку до мого обличчя, і стало шкода видовище.
Ben düştüm, ileri atıldı çırptı benim yüzüme el ve acıklı oldu gözlük.מיהרתי קדימה, נפל, מחא שלי יד אל הפנים שלי, והיה מעורר רחמים המחזה.
Ben düştüm, ileri atıldı çırptı benim yüzüme el ve acıklı oldu gözlük.هرعت إلى الأمام ، وسقطت ، صفق لي أصبحت اليد على وجهي ، وبائس مشهد.
Ben düştüm, ileri atıldı çırptı benim yüzüme el ve acıklı oldu gözlük.私の顔に手が、そして哀れになった 光景。 これは、古いトリックです。"
Ben, ileri koştu düştü, elimi yüzümü çırptı ve acıklı oldu gözlük.Aj vrhli dopredu, spadol, poklepal mi ruku na moju tvár, a stal sa žalostným podívaná.
Ben, ileri koştu düştü, elimi yüzümü çırptı ve acıklı oldu gözlük.Aku bergegas ke depan, jatuh, menepukkan tanganku ke wajahku, dan menjadi memilukan tontonan.
Ben, ileri koştu düştü, elimi yüzümü çırptı ve acıklı oldu gözlük.나는 앞으로 달려가 아래로 떨어진, 내 얼굴을 손을 clapped, 그리고 piteous되었다
Ben, ileri koştu düştü, elimi yüzümü çırptı ve acıklı oldu gözlük.Corri para a frente, caiu, bateu a mão na minha cara, e se tornou um piteous espetáculo.
Ben, ileri koştu düştü, elimi yüzümü çırptı ve acıklı oldu gözlük.Ik rende naar voren, viel, klapte mijn hand op mijn gezicht, en werd een meelijwekkende spektakel.
Ben, ileri koştu düştü, elimi yüzümü çırptı ve acıklı oldu gözlük.I rushed naprej, padel, zaploskal moje roke na moj obraz, in postal Ubog spektakel.