acı çekmek ile cümle

acı çekmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bir tutku olarak acı çekmekti"."A agonia como um ato de paixão".
Bir tutku olarak acı çekmekti".Agonia ca act al pasiunii."
Bir tutku olarak acı çekmekti".Agonia jako akt namiętności."
Bir tutku olarak acı çekmekti".Ångest som en passionerad handling."
Bir tutku olarak acı çekmekti".De kwelling als passionele daad."
Bir tutku olarak acı çekmekti".Die Quälerei war ein Akt der Leidenschaft."
Bir tutku olarak acı çekmekti".고통은 정열의 행위였다."
Bir tutku olarak acı çekmekti".La agonía como un acto de pasión."
Bir tutku olarak acı çekmekti".L' agonia come atto di passione".
Bir tutku olarak acı çekmekti".L'agonie comme acte de passion."
Bir tutku olarak acı çekmekti".Những đau đớn như một hành động của sự đam mê."
Bir tutku olarak acı çekmekti".Smerten som en passioneret handling."
Bir tutku olarak acı çekmekti".Το μαρτύριο ως μια πράξη πάθους."
Bir tutku olarak acı çekmekti".Агония страсти".
Bir tutku olarak acı çekmekti".Агонията като акт на страст."
Bir tutku olarak acı çekmekti".הסבל, כפעולה של תשוקה."
Bir tutku olarak acı çekmekti".معاناة كمعاناة العاطفة. "
Bir yatağa bağlanmayı ve acı çekmek üzere saatlerce öylece bırakılmayı ondan daha fazla sevmiyorduk.苦しむことを好む人は誰もいません 実際 ごく最近まで
Bir yatağa bağlanmayı ve acı çekmek üzere saatlerce öylece bırakılmayı ondan daha fazla sevmiyorduk.우린 침대에 묶여있기 싫고 긴 시간동한 고생하는걸 그보다 좋아하지 않습니다.
Bir yatağa bağlanmayı ve acı çekmek üzere saatlerce öylece bırakılmayı ondan daha fazla sevmiyorduk.Não gostamos de estar atados a uma cama e deixados a sofrer durante horas mais do que ele gostaria.
Bir yatağa bağlanmayı ve acı çekmek üzere saatlerce öylece bırakılmayı ondan daha fazla sevmiyorduk.Nechceme být připoutaní k posteli a hodiny trpět, stejně jako by to nechtěl on.
Bir yatağa bağlanmayı ve acı çekmek üzere saatlerce öylece bırakılmayı ondan daha fazla sevmiyorduk.Nem szeretjük jobban nála, ha lekötöznek egy ágyra, és órákra otthagynak szenvedni.
Bir yatağa bağlanmayı ve acı çekmek üzere saatlerce öylece bırakılmayı ondan daha fazla sevmiyorduk.Net als hij houden we er niet van om aan een bed te worden gebonden en uren te liggen lijden.
Bir yatağa bağlanmayı ve acı çekmek üzere saatlerce öylece bırakılmayı ondan daha fazla sevmiyorduk.No nos gusta, como a él tampoco, que nos aten a una cama y que después nos dejen sufriendo horas.
Bir yatağa bağlanmayı ve acı çekmek üzere saatlerce öylece bırakılmayı ondan daha fazla sevmiyorduk.Nous n'aimons pas plus que lui être attaché à un lit et laissé à souffrir pendant des heures.
Bir yatağa bağlanmayı ve acı çekmek üzere saatlerce öylece bırakılmayı ondan daha fazla sevmiyorduk.Nu ne place să suferim legați de pat ore în șir mai mult decât i-ar plăcea lui.
Bir yatağa bağlanmayı ve acı çekmek üzere saatlerce öylece bırakılmayı ondan daha fazla sevmiyorduk.Tak jak i on, nie lubimy być przypasani do łóżka i pozostawieni na wiele godzin.
Bir yatağa bağlanmayı ve acı çekmek üzere saatlerce öylece bırakılmayı ondan daha fazla sevmiyorduk.Uns gefällt es nicht besser als ihm, an ein Bett gebunden und stundenlang leiden gelassen zu werden.
Bir yatağa bağlanmayı ve acı çekmek üzere saatlerce öylece bırakılmayı ondan daha fazla sevmiyorduk.Vi tycker inte om att spännas fast vid en säng och lämnas lidande i timmar mer än han skulle.
Bir yatağa bağlanmayı ve acı çekmek üzere saatlerce öylece bırakılmayı ondan daha fazla sevmiyorduk.Нам, как и ему, не нравится лежать, привязанными к кровати, и мучиться часами.
Bir yatağa bağlanmayı ve acı çekmek üzere saatlerce öylece bırakılmayı ondan daha fazla sevmiyorduk.Ние не бихме харесали да бъдем вързани за легло и оставени да страдаме с часове, повече отколкото той би бил.
Bir yatağa bağlanmayı ve acı çekmek üzere saatlerce öylece bırakılmayı ondan daha fazla sevmiyorduk.אנו לא אוהבים שקושרים אותנו למיטה ומניחים לנו לסבול שעות, בדיוק כמוהו.
Bir yatağa bağlanmayı ve acı çekmek üzere saatlerce öylece bırakılmayı ondan daha fazla sevmiyorduk.فنحن لا نحب مثله أن نقيّد إلى السرير و نترك لنعاني لساعات
Böyle acı çekmektense ölmeyi yeğlerim.Je préfère mourir ! Tue-moi !
Böyle acı çekmektense ölmeyi yeğlerim.Preferisco morire piuttosto che soffrire cosė!
Böyle acı çekmektense ölmeyi yeğlerim.Prefiero estar muerta que sufrir así.
Böyle acı çekmektense ölmeyi yeğlerim.Προτιμώ να πεθάνω παρά να υποφέρω έτσι.
Böyle acı çekmektense ölmeyi yeğlerim.Лучше умереть, чем продолжать так мучаться.
budistler " Hayat acı çekmekle ilgilidir" derler.Buddhisti tvrdia "Život je o trápení".
budistler " Hayat acı çekmekle ilgilidir" derler.Buddistit sanoo " Elämä on pääosaltaan kärsimystä".
budistler " Hayat acı çekmekle ilgilidir" derler.Buddysci mawiaja, ze 'zycie polega na cierpieniu'
budistler " Hayat acı çekmekle ilgilidir" derler. Çoğu zaman acıyı yaratan bizleriz.私たちは自ら苦難を作ってしまうことが、ままある。
budistler " Hayat acı çekmekle ilgilidir" derler.Đức Phật nói: "Đời là bể khổ."
budistler " Hayat acı çekmekle ilgilidir" derler.El budista dice "La vida es sufrimiento".
budistler " Hayat acı çekmekle ilgilidir" derler.Il Buddista dice: "La vita riguarda la sofferenza".
budistler " Hayat acı çekmekle ilgilidir" derler.불교에서는 인생이 곧 고통이라고 말합니다.
budistler " Hayat acı çekmekle ilgilidir" derler.Le boudiste dit " La vie est une histoire de souffrance"
budistler " Hayat acı çekmekle ilgilidir" derler.Umat Buddha berkata "Kehidupan adalah tentang penderitaan".
budistler " Hayat acı çekmekle ilgilidir" derler.Οι Βουδιστές λένε "Η ζωή έχει να κάνει με τον πόνο"
budistler " Hayat acı çekmekle ilgilidir" derler.Буддизм говорить: " Життя - це страждання".
budistler " Hayat acı çekmekle ilgilidir" derler.Буддисты говорят : " Жизнь - это страдание".
budistler " Hayat acı çekmekle ilgilidir" derler.הבודהיסט אומר: "החיים הם סבל"
budistler " Hayat acı çekmekle ilgilidir" derler.يقول البوذي: "الحياة هي المعاناة"
Fakat artık bilim adamlarınca biliniyor ki travmatik olaylar bizi sonsuza kadar acı çekmek üzere lanetlemiyor.Aber Wissenschaftler wissen nun auch, dass ein traumatisches Ereignis uns nicht ewig zum Leid verdammt.
Fakat artık bilim adamlarınca biliniyor ki travmatik olaylar bizi sonsuza kadar acı çekmek üzere lanetlemiyor.Ale naukowcy wiedzą teraz, że uraz nie skazuje nas na cierpienie w nieskończoność.
Fakat artık bilim adamlarınca biliniyor ki travmatik olaylar bizi sonsuza kadar acı çekmek üzere lanetlemiyor.Dar oamenii de ştiinţă ştiu acum că un eveniment traumatic nu ne condamnă la o suferinţă pe termen nedefinit.
Fakat artık bilim adamlarınca biliniyor ki travmatik olaylar bizi sonsuza kadar acı çekmek üzere lanetlemiyor.De a tudósok most már tudják, hogy egy traumatikus esemény nem kárhoztat minket örök szenvedésre.
Fakat artık bilim adamlarınca biliniyor ki travmatik olaylar bizi sonsuza kadar acı çekmek üzere lanetlemiyor.그 후로 끊임 없는 고통을 당할 것으로 단정하지는 않습니다.
Fakat artık bilim adamlarınca biliniyor ki travmatik olaylar bizi sonsuza kadar acı çekmek üzere lanetlemiyor.Maar de wetenschap weet nu dat een traumatische gebeurtenis ons niet tot oneindig lijden veroordeelt.
Fakat artık bilim adamlarınca biliniyor ki travmatik olaylar bizi sonsuza kadar acı çekmek üzere lanetlemiyor.Ma gli scienziati ora sanno che un evento traumatico non ci condanna a soffrire indefinitamente.

İlgili Sayfalar