Ana içeriğe geç
Sözlük

abu ile cümle

abu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Filistinli haberci Ali Abunimah tweet attı:Ο Παλαιστίνιος δημοσιογράφος Ali Abunimah δημοσίευσε στο Twitter:
Filistinli haberci Ali Abunimah tweet attı:Палестинский журналист Али Абунима написал в Twitter:
Filistinli haberci Ali Abunimah tweet attı:Палестинският журналист Али Абунима публикува в Туитър:
Filistinli haberci Ali Abunimah tweet attı:يوضح الصحفي الفلسطيني علي أبو نعمة في تغريدة قائلًا:
Hayvan etinin, ve tabii ki abur cuburun, aşırı tüketimi, sorunun ta kendisi; az bitki tüketimimizle beraber.Ei. Eläimien ja roskaruoan kulutus on ongelma, kasvien vähäisen syönnin ohella.
Hayvan etinin, ve tabii ki abur cuburun, aşırı tüketimi, sorunun ta kendisi; az bitki tüketimimizle beraber.아닙니다. 육식과 정크푸드의 지나친 섭취가 문젭니다, 얼마되지 않은 채소의 섭취와 함께 말입니다.
Hayvan etinin, ve tabii ki abur cuburun, aşırı tüketimi, sorunun ta kendisi; az bitki tüketimimizle beraber.Übermäßiger Genuss von Tierprodukten und Junkfood ist das Problem, sowie der zu geringe Verzehr von Pflanzen.
Hayvan etinin, ve tabii ki abur cuburun, aşırı tüketimi, sorunun ta kendisi; az bitki tüketimimizle beraber.Η υπερκατανάλωση ζώων και το πρόχειρο φαγητό, φυσικά είναι το πρόβλημα, μαζί με την aσήμαντη κατανάλωση φυτών.
Hayvan etinin, ve tabii ki abur cuburun, aşırı tüketimi, sorunun ta kendisi; az bitki tüketimimizle beraber.Нет.
Hayvan etinin, ve tabii ki abur cuburun, aşırı tüketimi, sorunun ta kendisi; az bitki tüketimimizle beraber.לא. צריכה מוגברת של בעלי-חיים, וכמובן, מזון מהיר, הוא הבעיה, יחד עם צריכה זניחה של צמחים.
Hayvan etinin, ve tabii ki abur cuburun, aşırı tüketimi, sorunun ta kendisi; az bitki tüketimimizle beraber.لا. فالاستهلاك المفرط للحيوانات -وبالطبع- الطعام السريع هو المشكلة.اضف إلى ذلك,ندرة استهلاكنا للنباتات
Hayvan etinin, ve tabii ki abur cuburun, aşırı tüketimi, sorunun ta kendisi; az bitki tüketimimizle beraber.野菜不足も中心の問題だ 野菜の健康的な大事さという話題に触れる時間はないけど
Hayvan etinin, ve tabii ki abur cuburun, aşırı tüketimi, sorunun ta kendisi; az bitki tüketimimizle beraber.錯。唔駛講,過量攝取肉類同垃圾食物 而蔬果食得少之有少係個問題
Hepimiz Abu Ghraib fotoğraflarını hatırlıyoruz,우리는 모두 아부 가립이 찍은 사진을 기억합니다.
Hepimiz Abu Ghraib fotoğraflarını hatırlıyoruz,Muistamme kaikki kuvat Abu Ghraibista.
Hepimiz Abu Ghraib fotoğraflarını hatırlıyoruz,כולנו זוכרים את התמונות מאבו-גרייב,
Hepimiz Abu Ghraib fotoğraflarını hatırlıyoruz,كلنا نتذكر الصور من أبو غريب،
Hepimiz Abu Ghraib fotoğraflarını hatırlıyoruz,世界を震撼させ イラクで行われた戦争が
Her şey Twitter'da bir haber tweetinde Sahir Abu Namous'un hikâyesini okurken başladı.È iniziato tutto quando ho letto la storia di Sahir Abu Namous, su Twitter.
Her şey Twitter'da bir haber tweetinde Sahir Abu Namous'un hikâyesini okurken başladı.Het begon allemaal toen ik het verhaal van Sahir Abu Namous las in een nieuwstweet op Twitter.
Her şey Twitter'da bir haber tweetinde Sahir Abu Namous'un hikâyesini okurken başladı.Todo comenzó cuando leí la historia de Sahir Abu Namous, en un tuit noticioso en Twitter.
Her şey Twitter'da bir haber tweetinde Sahir Abu Namous'un hikâyesini okurken başladı.Tout a commencé lorsque j'ai lu l'histoire de Sahir Abu Namous dans une nouvelle publiée sur Twitter.
Her şey Twitter'da bir haber tweetinde Sahir Abu Namous'un hikâyesini okurken başladı.Όλα ξεκίνησαν όταν διάβασα την ιστορία του Sahir Abu Namous σε ανάρτηση στο Twitter.
Her şey Twitter'da bir haber tweetinde Sahir Abu Namous'un hikâyesini okurken başladı.Я думаю, что я не одинока, когда говорю, что чувствую себя бессильной.
Her şey Twitter'da bir haber tweetinde Sahir Abu Namous'un hikâyesini okurken başladı.لقد بدأ كلّ ذلك عندما قرأت قصّة ساهر أبو ناموس في خبر نُشر على تويتر.
Hindi Shadi Abu Harbied, 10 yaşında.Hindi Shadi Abu Harbied, 10 anni.
Hindi Shadi Abu Harbied, 10 yaşında.Hindi Shadi Abu Harbied, 10 años.
Hindi Shadi Abu Harbied, 10 yaşında.Hindi Shadi Abu Harbied, 10 ans.
Hindi Shadi Abu Harbied, 10 yaşında.Hindi Shadi Abu Harbied, 10 jaar oud.
Hindi Shadi Abu Harbied, 10 yaşında.Hindi Shadi Abu Harbied, 10 χρονών
Hindi Shadi Abu Harbied, 10 yaşında.Хинди Шади Абу Харбид, 10 лет.
Hindi Shadi Abu Harbied, 10 yaşında.هندي شادي أبو هربيد، 10 سنوات.
İsrail 13 yaşındaki Ahmed Younes Abu Dagga'yı öldürdü. Aynı zamanda Hamid olarak tanınırdı.Izrael zabił 13-letniego Ahmeda Yunus Abu Dagga, znanego również jako Hamid.
İsrail 13 yaşındaki Ahmed Younes Abu Dagga'yı öldürdü.Dödades 13-årige Ahmed Younes Abu Dagga av Israel.
İsrail 13 yaşındaki Ahmed Younes Abu Dagga'yı öldürdü.Israël a tué Ahmed Younes Abou Dagga 13 ans.
İsrail 13 yaşındaki Ahmed Younes Abu Dagga'yı öldürdü.Israele ha ucciso un ragazzino di 13 anni, Ahmed Younes Abu Dagga
İsrail 13 yaşındaki Ahmed Younes Abu Dagga'yı öldürdü.Israel membunuh Ahmed Younes Abu Dagga ; 13 tahun
İsrail 13 yaşındaki Ahmed Younes Abu Dagga'yı öldürdü.قتلت إسرائيل أحمد يونس أبو دقة الذي كان يبلُغ من العمر 13 عامًا
Lisede, abur cubur almaya giderken... ...bacağımı kırığım günü hatırlıyor musun?Emlékszel, amikor eltörtem a lábam a középsuliban miközben rágcsáért szaladtam ki?
Lisede, abur cubur almaya giderken... ...bacağımı kırığım günü hatırlıyor musun?هل تتذكرين عندما كسرت رجلي في طريق لاحظار بعض المأكولات؟
Ondan abuk sabuk konuşmasını beklerken çadırın içine yürüdü ve banaArra számítottam, hogy zavarodott, de ő besétált a sátorba, és azt mondta nekem:
Ondan abuk sabuk konuşmasını beklerken çadırın içine yürüdü ve banaIch hatte erwartet, dass er inkohärent sein würde, aber tatsächlich spazierte er in das Zelt und sagte zu mir:
Ondan abuk sabuk konuşmasını beklerken çadırın içine yürüdü ve banaIk verwachtte dat hij verward was, maar feitelijk liep hij de tent in en vroeg mij:
Ondan abuk sabuk konuşmasını beklerken çadırın içine yürüdü ve banaJe m'attendais à ce qu'il soit incohérent, mais, en fait, il est rentré dans la tente et il m'a dit,
Ondan abuk sabuk konuşmasını beklerken çadırın içine yürüdü ve bana저는 그가 제정신이 아닐 거라고 생각했습니다. 실제 그가 텐트 안으로 들어와서
Ondan abuk sabuk konuşmasını beklerken çadırın içine yürüdü ve banaMă aşteptam să fie incoerent, dar, în realitate, el a intrat în cort şi mi-a zis:
Ondan abuk sabuk konuşmasını beklerken çadırın içine yürüdü ve banaMi aspettavo di trovarlo incoerente, invece, entrando in tenda mi disse:
Ondan abuk sabuk konuşmasını beklerken çadırın içine yürüdü ve banaOčakával som, že bude pomätený, ale v skutočnosti vošiel do stanu a povedal mi:
Ondan abuk sabuk konuşmasını beklerken çadırın içine yürüdü ve banaSądziłem, że będzie nieprzytomny, ale wręcz przeciwnie - wszedł i powiedział:
Ondan abuk sabuk konuşmasını beklerken çadırın içine yürüdü ve banaTôi đang nghĩ anh sẽ khó nói mạch lạc, nhưng thực tế, anh bước vào lều và hỏi tôi
Ondan abuk sabuk konuşmasını beklerken çadırın içine yürüdü ve banaYo lo esperaba incoherente, pero de hecho, entró y me dijo,
Ondan abuk sabuk konuşmasını beklerken çadırın içine yürüdü ve banaОчаквах да бъде неспособен да говори, но всъщност той влезе в палатката и ми каза:
Ondan abuk sabuk konuşmasını beklerken çadırın içine yürüdü ve banaЯ ожидал, что он будет невменяемым, но он, войдя в палатку, сказал мне:
Ondan abuk sabuk konuşmasını beklerken çadırın içine yürüdü ve banaЯ очікував, що він не при тямі, та, насправді, він зайшов до намету і сказав:
Ondan abuk sabuk konuşmasını beklerken çadırın içine yürüdü ve banaציפיתי שהוא יהיה מבולבל, אבל למעשה הוא צעד לתוך האוהל ואמר לי,
Ondan abuk sabuk konuşmasını beklerken çadırın içine yürüdü ve banaوتوقعت أن يكون مصعوق من الصدمة ولكنه في الحقيقة عندما دخل إلى الخيمة توجه إلي وقال
Ondan abuk sabuk konuşmasını beklerken çadırın içine yürüdü ve banaテントに入ってくるとこう言うのです 「やあ、ケン。どこに座ったらいいかい?」
PARIS Zavallı ruhun, senin yüzünü çok gözyaşı ile abus'd.파리 불쌍한 영혼은 그대의 얼굴은 많은 눈물로 abus'd 있습니다.
PARIS Zavallı ruhun, senin yüzünü çok gözyaşı ile abus'd.PARIGI povera anima, il tuo volto è molto abus'd di lacrime.
PARIS Zavallı ruhun, senin yüzünü çok gözyaşı ile abus'd.PARIJS Arme ziel, uw aangezicht veel abus'd met tranen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod