1851 yılında Avusturya İmparatorluğu tarafından in absentia yoluyla ölüm cezasına çarptırıldı.In 1851 the Austrian Empire sentenced him to death in absentia.
Ayrıca Hulsker de Vincent'ın absent bağımlısı olduğu fikrini reddeder.Hulsker also denies Vincent's addiction to absinthe.
Dahası, Senato Sezar'ın in absentia (gıyabında) ikinci kez konsül seçilmesini de yasakladı.Moreover, the Senate forbade Caesar to stand for a second consulship in absentia.
"Bastia, Landreau absent 5 semaines" (Fransızca)."Auxerre: Y.Sanogo absent cinq mois".
Öyle ki bazı absent kaşıkları binlerce dolara alıcılar buldu.Some of the real cards have fetched hundreds of thousands of dollars in auctions.
Absent üretimi üç temel aşamada gerçekleşmektedir.Der Estina wird in drei Basisversionen produziert.
Öyle ki bazı absent kaşıkları binlerce dolara alıcılar buldu.Dans les placards, il a ainsi découvert plusieurs centaines de milliers d’euros d’impayés.
Daha sonra ise absentin zararının kaynağı, içeriğinde bulunan "thujone" maddesine indirgendi.Luego, con menos exactitud, fue la que, entrando holgada, se la forzaba a seguir las Rayas del ánima.
"Bastia, Landreau absent 5 semaines" (Fransızca).«Giorgetti afuera al menos cinco meses».
Absentin ortaya çıkışı için çeşitli teoriler vardır.Pronto surgen distintas teorías sobre la desaparición.
In absentia, Latince "gıyabında; o yokken" anlamına gelen terim.In Abstenia es un término legal tomado del latín que significa "en ausencia" o "mientras está ausente".
1851 yılında Avusturya İmparatorluğu tarafından in absentia yoluyla ölüm cezasına çarptırıldı.По решению австрийского суда в 1851 году был приговорен к смертной казни.
Hispania'da seferde olduğu sırada, Senato Sezar'a in absentia (gıyabında) onur payeleri vermeye başladı.Enquanto ainda estava em uma campanha na Hispânia, o senado concedera diversas honras a César.
In absentia, Latince "gıyabında; o yokken" anlamına gelen terim.In absentia é um termo legal em latim que significa"em absencia" ou "enquanto abstente".
Öyle ki bazı absent kaşıkları binlerce dolara alıcılar buldu.Alguns dos cartões reais alcançaram centenas de milhares de dólares em leilões.
Dahası, Senato Sezar'ın in absentia (gıyabında) ikinci kez konsül seçilmesini de yasakladı.Gedurende de Tweede Punische Oorlog werd hij voor de tweede keer tot consul benoemd door de senaat.
In absentia, Latince "gıyabında; o yokken" anlamına gelen terim.In absentia är latin och betyder "i sin frånvaro".
1910'da Fransızlar yılda 5 milyon litre şaraba karşılık 36 milyon litre absent tüketmekteydi.Runt 1910 hade Frankrikes absintkonsumtion nått upp till ca 36 miljoner liter per år.
Dahası, Senato Sezar'ın in absentia (gıyabında) ikinci kez konsül seçilmesini de yasakladı.În plus, Senatul îi interzice lui Cezar să candideze pentru un consulat secund în absența sa.
1910'da Fransızlar yılda 5 milyon litre şaraba karşılık 36 milyon litre absent tüketmekteydi.1910-re a franciák 36 millió liter abszintot ittak évente (és mellé majdnem 5 milliárd liter bort).
1851 yılında Avusturya İmparatorluğu tarafından in absentia yoluyla ölüm cezasına çarptırıldı.1851-ben a császári haditörvényszék távollétében halálra ítélte.
Dahası, Senato Sezar'ın in absentia (gıyabında) ikinci kez konsül seçilmesini de yasakladı.Emellett megtiltotta Caesarnak, hogy egy második consulátusra pályázzon.
1880lerde büyük ölçekli fabrika üretimi absent fiyatlarının çok düşmesini sağladı.Από τη δεκαετία του 1880, η μαζική παραγωγή προκάλεσε απότομη πτώση των τιμών του αψεντιού.
In absentia, Latince "gıyabında; o yokken" anlamına gelen terim.In absentia er latin for «i fravær av» eller «i fraværet til».
Hispania'da seferde olduğu sırada, Senato Sezar'a in absentia (gıyabında) onur payeleri vermeye başladı.Mens Cæsar fortsatt drev krig i Spania, begynte senatet å gi ham æresbevisninger.
1910'da Fransızlar yılda 5 milyon litre şaraba karşılık 36 milyon litre absent tüketmekteydi.Rata-rata seorang Prancis meminum 90 liter anggur per tahun.
1910'da Fransızlar yılda 5 milyon litre şaraba karşılık 36 milyon litre absent tüketmekteydi.到1910年,法国人每年消费36万升苦艾酒,相比他们近5亿升葡萄酒的年消费量。
Pernod Fils, Fransa'da absentin yasaklandığı 1914'e kadar en popüler marka olarak kaldı.直到在1914年苦艾酒在法国被禁止,保乐·菲尔斯(Pernod Fils)一直19世纪是最著名的苦艾酒品牌之一。
Dahası, Senato Sezar'ın in absentia (gıyabında) ikinci kez konsül seçilmesini de yasakladı.또 원로원은 카이사르가 두 번째로 출마하려는 집정관 선거에 부재중 입후보를 금지하였다.
Hispania'da seferde olduğu sırada, Senato Sezar'a in absentia (gıyabında) onur payeleri vermeye başladı.Докато все още воюва в Испания, Сенатът започва да връчва почести на Цезар in absentia.
Dahası, Senato Sezar'ın in absentia (gıyabında) ikinci kez konsül seçilmesini de yasakladı.Освен това, Сенатът му забранява да се кандидатира за втори консулат in absentia (в отсъствие).
1990'larda absent modası bir canlanma yaşadı.През 90-те години на миналия век основава и модна линия.
Öyle ki bazı absent kaşıkları binlerce dolara alıcılar buldu.Kai kurie konteinervežiai gali gabenti tūkstančius konteinerių.
Bu işlemi gerçekleştirebilmek için özel absent kaşıkları kullanılır.Töö hõlbustamiseks kasutatakse spetsiaalseid allonže–„ämblikke“.