Ana içeriğe geç
Sözlük

abayı ile cümle

abayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
40
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İlk görüşte ona abayı yaktın mı?Did you fall for her at first sight?
O tamamen ona abayı yakmış.He is completely besotted with her.
Fark ettin mi, bilmem; ama Tom senin kızına abayı yakmış gibi duruyor.I don't know if you've noticed, but Tom seems to have fallen in love with your daughter.
Tom gerçekten Mary'ye abayı yaktı.Tom really did fall for Mary.
O, Justin Timberlake'e abayı yaktı.She has a crush on Justin Timberlake.
Tom Mary'ye abayı yaktı.Tom gave Mary his heart.
Ben ona o zaman abayı yaktım.I had a crush on him at the time.
Tom Mary'ye abayı yakabilir.Tom might have a crush on Mary.
Sami Leyla isimli Müslüman bir kıza abayı yakmıştı.Sami fell in love with a Muslim girl named Layla.
Tom abayı Mary'ye yakmıştı.Tom was smitten by Mary.
Bu olaydan sonra Oliver'a tamamen abayı yakmış olan Elio, Marzia'dan kaçınmaya başlar.Now smitten with Oliver, Elio starts avoiding Marzia.
Daha da vahimi Philippe'in sevgilisine de abayı yakmıştır.He also would later serve Philip the Good.
Bu olaydan sonra Oliver'a tamamen abayı yakmış olan Elio, Marzia'dan kaçınmaya başlar.Completamente enamorado de Oliver en este punto, Elio comienza a evitar a Marzia.
Daha da vahimi Philippe'in sevgilisine de abayı yakmıştır.Также она завоёвывает сердце парня Дэниела.
Daha da vahimi Philippe'in sevgilisine de abayı yakmıştır.Ta mogła kontrolować ukochaną Filipa.
Daha da vahimi Philippe'in sevgilisine de abayı yakmıştır.Hon har också börjat tvivla på maken Filips kärlek.
Daha da vahimi Philippe'in sevgilisine de abayı yakmıştır.Hän järkyttyi myös ystävänsä Philipin vahvoista tunteista häntä kohtaan.
Bu olaydan sonra Oliver'a tamamen abayı yakmış olan Elio, Marzia'dan kaçınmaya başlar.Dipukul oleh Oliver, Elio mulai menghindari Marzia.
Bu olaydan sonra Oliver'a tamamen abayı yakmış olan Elio, Marzia'dan kaçınmaya başlar.Tâm trí hoàn toàn bị hạ gục bởi Oliver vào thời điểm này, Elio bắt đầu tránh mặt Marzia.
Abayı, Azerbaycan'ın Şeki-Zakatala yöresinde bulunan oyun.Znan je na primer kot kralj lokalne gastronomije v Azerbajdžanu.
Azerice Abayı maddesiDostopno na Miš
Troasta Karpın yanında bıraktığım abayı, kitapları, özellikle yazı derilerini gelirken beraberinde getir.A felsõruhámat, melyet Troásban Kárpusnál hagytam, jöttödben hozd el, a könyveket is, kiváltképen a hártyákat.
Troasta Karpın yanında bıraktığım abayı, kitapları, özellikle yazı derilerini gelirken beraberinde getir.Cînd vei veni, adu-mi mantaua, pe care am lăsat -o în Troa la Carp, şi cărţile, mai ales pe cele de piele.
Troasta Karpın yanında bıraktığım abayı, kitapları, özellikle yazı derilerini gelirken beraberinde getir.네가 올 때에 내가 드로아 가보의 집에 둔 겉옷을 가지고 오고 또 책은 특별히 가죽 종이에 쓴 것을 가져오라
Troasta Karpın yanında bıraktığım abayı, kitapları, özellikle yazı derilerini gelirken beraberinde getir.Når du kommer, da ha med dig den kappe som jeg lot bli i Troas hos Karpus, og bøkene, især skinnbøkene!
Troasta Karpın yanında bıraktığım abayı, kitapları, özellikle yazı derilerini gelirken beraberinde getir.Opończę, którąm zostawił w Troadzie u Karpusa, gdy przyjdziesz, przynieś z sobą i księgi, zwłaszcza membrany.
Troasta Karpın yanında bıraktığım abayı, kitapları, özellikle yazı derilerini gelirken beraberinde getir.Plašč, ki sem ga pustil v Troadi pri Karpu, prinesi s seboj, kadar prideš, in knjige, zlasti pergamente.
Troasta Karpın yanında bıraktığım abayı, kitapları, özellikle yazı derilerini gelirken beraberinde getir.Plášť, ktorý som nechal v Troade u Karpa, vezmi, keď pojdeš sem, aj knihy, najmä pergament.
Troasta Karpın yanında bıraktığım abayı, kitapları, özellikle yazı derilerini gelirken beraberinde getir.Quando vieres traze a capa que deixei em Trôade, em casa de Carpo, e os livros, especialmente os pergaminhos.
Troasta Karpın yanında bıraktığım abayı, kitapları, özellikle yazı derilerini gelirken beraberinde getir.Trae, cuando vengas, el manto que dejé en Troas en casa de Carpo, y los rollos, especialmente los pergaminos
Troasta Karpın yanında bıraktığım abayı, kitapları, özellikle yazı derilerini gelirken beraberinde getir.Truhličku, kteréž jsem nechal v Troadě u Karpa, když půjdeš, přines s sebou, i knihy, zvláště pergamén.
Troasta Karpın yanında bıraktığım abayı, kitapları, özellikle yazı derilerini gelirken beraberinde getir.Tuo tullessasi päällysvaippa, jonka jätin Trooaaseen Karpuksen luo, ja kirjat, ennen kaikkea pergamentit.
Troasta Karpın yanında bıraktığım abayı, kitapları, özellikle yazı derilerini gelirken beraberinde getir.Τον φελονην, τον οποιον αφηκα εν Τρωαδι παρα τω Καρπω, ερχομενος φερε, και τα βιβλια, μαλιστα τας μεμβρανας.
Troasta Karpın yanında bıraktığım abayı, kitapları, özellikle yazı derilerini gelirken beraberinde getir.Когда пойдешь, принеси фелонь, который я оставил в Троаде у Карпа, и книги, особенно кожаные.
Troasta Karpın yanında bıraktığım abayı, kitapları, özellikle yazı derilerini gelirken beraberinde getir.Плащ, що зоставив я в Троядї в Карпа, ідучи, принеси, і книги, особливо ж кожані.
Troasta Karpın yanında bıraktığım abayı, kitapları, özellikle yazı derilerini gelirken beraberinde getir.спод да бъде с твоя дух. Благодат да бъде с вас. [Амин].
Troasta Karpın yanında bıraktığım abayı, kitapları, özellikle yazı derilerini gelirken beraberinde getir.את המטפחת שהנחתי בטרואס אצל קרפוס הביאהו אתך בבואך ואף את הספרים ובפרט את המגלות של קלף׃
Troasta Karpın yanında bıraktığım abayı, kitapları, özellikle yazı derilerini gelirken beraberinde getir.الرداء الذي تركته في ترواس عند كاربس احضره متى جئت والكتب ايضا ولا سيما الرقوق.
Troasta Karpın yanında bıraktığım abayı, kitapları, özellikle yazı derilerini gelirken beraberinde getir.我 在 特 羅 亞 留 於 加 布 的 那 件 外 衣 、 你 來 的 時 候 可 以 帶 來 . 那 些 書 也 要 帶 來 . 更 是 要 緊 的 是 那 些 皮 卷
Troasta Karpın yanında bıraktığım abayı, kitapları, özellikle yazı derilerini gelirken beraberinde getir.我 在 特羅亞 留 於 加布 的 那件 外衣 、 你 來 的 時候 可以 帶來 . 那些 書也 要 帶來 . 更是 要 緊 的 是 那些 皮卷
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod