abartmak ile cümle
abartmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Eğitimin önemini abartmak mümkün değildir.It is impossible to exaggerate the importance of education.
Eğitimin önemini abartmak imkansız.It is impossible to exaggerate the importance of education.
Her şeyi abartmak gibi bir alışkanlığın var.You have a habit of exaggerating everything.
Erken kalkma alışkanlığının önemini abartmak imkansızdır.It is impossible to exaggerate the importance of the habit of early rising.
Onu abartmaktan kaçınmaya çalış.Try to avoid overdoing it.
Onun şeyleri abartmak için bir eğilimi var gibi görünüyor.She seems to have a tendency to exaggerate things.
Ben sadece bunu abartmak istemiyorum.I just don't want to overdo it.
Her şeyi abartmak istemiyorum.I don't want to overstate things.
Arkadaşının dürüstlüğünü abartmak da zararlı olabilir ama küçümsemekten daha az zarar verir.Overestimating the friend's honesty may also be costly, but less so.
Kesinlikteki bu değişimin üzerimizdeki etkisini abartmak zor.It's hard to overstate the effect that this change in accuracy has had on us.
Telefon taşıyan insanlara aynı şeyleri takmak işi cidden abartmak olur.It's hardly a stretch to imagine putting the same thing on a phone carried by a person.
Fazla abartmak istemiyorum ama çorbanız beni çoşturdu.Not to put too fine a word in it, but your soup has given me the runs.
Abartmaktan nefret ediyorum ve kulağa duygusal da gelsin istemiyorum; fakat sanırım bu doğru.I hate to exaggerate that, and I don't want it to sound sensational, but I think it's true.
Tahribatı abartmak zor.It's hard to overstate the destruction.
Andreas Georgiou rakamları abartmakla suçlanıyor. [Andy Dabilis/SETimes]Andreas Georgiou is being accused of fudging numbers. [Andy Dabilis/SETimes]
Bunu abartmak zordur.This is hard to over-state.
Arkadaşının dürüstlüğünü abartmak da zararlı olabilir ama küçümsemekten daha az zarar verir.Sobrestimar la honradez de un amigo puede también ser costoso, pero menos.
Arkadaşının dürüstlüğünü abartmak da zararlı olabilir ama küçümsemekten daha az zarar verir.Đánh giá quá cao lòng trung thực của người bạn đó cũng có thể gây tổn thất, nhưng ít hơn.
Abartmaktan nefret ediyorum ve kulağa duygusal da gelsin istemiyorum; fakat sanırım bu doğru.Ich will das nicht übertreiben und es soll auch nicht sensationell klingen, aber ich denke es stimmt.
Abartmaktan nefret ediyorum ve kulağa duygusal da gelsin istemiyorum; fakat sanırım bu doğru.Jag vill inte överdriva eller verka sensationslysten- -men jag tror att det är sant.
Abartmaktan nefret ediyorum ve kulağa duygusal da gelsin istemiyorum; fakat sanırım bu doğru.Nu doresc să exagerez prea mult și să sune senzațional, însă cred că e adevărat
Abartmaktan nefret ediyorum ve kulağa duygusal da gelsin istemiyorum; fakat sanırım bu doğru.Odio esagerare su questo, e non voglio che suoni come sensazionale, ma credo sia vero.
Abartmaktan nefret ediyorum ve kulağa duygusal da gelsin istemiyorum; fakat sanırım bu doğru."Quem somos?" e "Quem, na verdade, escolhemos ser?" Achamos que a questão seja política. E então dizemos:
Abartmaktan nefret ediyorum ve kulağa duygusal da gelsin istemiyorum; fakat sanırım bu doğru.Vihaan sen liioittelua, enkä halua kuulostaa sensaatiomaiselta, mutta uskon sen pitävän paikkansa.
Abartmaktan nefret ediyorum ve kulağa duygusal da gelsin istemiyorum; fakat sanırım bu doğru.Δεν μου αρέσει να υπερβάλλω και δεν θέλω να ακουστεί ως εντυπωσιακό αλλά είναι αληθές.
Abartmaktan nefret ediyorum ve kulağa duygusal da gelsin istemiyorum; fakat sanırım bu doğru.Не искам да преувеличавам, и не искам това да звучи като сензация, но мисля, че е вярно.
Abartmaktan nefret ediyorum ve kulağa duygusal da gelsin istemiyorum; fakat sanırım bu doğru.Не хочу преувеличивать, и не хочу делать из этого сенсацию, но я думаю, что это правда.
Abartmaktan nefret ediyorum ve kulağa duygusal da gelsin istemiyorum; fakat sanırım bu doğru.לא הייתי רוצה להגזים, ואני לא רוצה להישמע סנסציוני, אבל אני חושב שזו האמת.
Abartmaktan nefret ediyorum ve kulağa duygusal da gelsin istemiyorum; fakat sanırım bu doğru.انا اكره المبالغة, ولا اريد ان اجعل الامر مثيرا ولكن هذه حقيقة
Abartmaktan nefret ediyorum ve kulağa duygusal da gelsin istemiyorum; fakat sanırım bu doğru.人類 人間の種は 自分たち自身を決める地点に来ている
Fazla abartmak istemiyorum ama çorbanız beni çoşturdu.Ikke for at træde i det, men jeres suppe har givet mig tyndskid.
Fazla abartmak istemiyorum ama çorbanız beni çoşturdu.Inget illa ment, men din soppa har gett mig rännskita.
Fazla abartmak istemiyorum ama çorbanız beni çoşturdu.Nem mintha rossz lett volna, de ez a leves elrontotta a gyomrom.
Fazla abartmak istemiyorum ama çorbanız beni çoşturdu. - Ne? - S.çmak için müsade var mı?No es por nada, pero su Sopa me ha dado diarrea. - ¿Qué? - ¿Puedo irme a la mierda?
Fazla abartmak istemiyorum ama çorbanız beni çoşturdu.Niet dat ik moeilijk wil doen, maar ik krijg diarree van je soep.
Fazla abartmak istemiyorum ama çorbanız beni çoşturdu.Tidak bermaksud menyinggung, Tapi supmu membuatku diare.
Fazla abartmak istemiyorum ama çorbanız beni çoşturdu.Δεν το'θελα αλλά η σούπα μου έφερε διάρροια.
Fazla abartmak istemiyorum ama çorbanız beni çoşturdu.Да не влиза в него, но си супа ми е дал диария.
Fazla abartmak istemiyorum ama çorbanız beni çoşturdu.Не искам да ви хваля, но супата ви ми даде сили.
Fazla abartmak istemiyorum ama çorbanız beni çoşturdu.בלי לפרט יותר מדי אבל .המרק שלך עשה לי ריצרוץ
Fazla abartmak istemiyorum ama çorbanız beni çoşturdu.ليس مدحا بالمرق ، لكنه حرك الأمر لدي
Kesinlikteki bu değişimin üzerimizdeki etkisini abartmak zor.Den Effekt, den diese Präzisionsänderung auf uns hatte, kann man kaum überbewerten.
Kesinlikteki bu değişimin üzerimizdeki etkisini abartmak zor.Det er svært at overvurdere effekten af denne ændring i akkurathed har haft på os.
Kesinlikteki bu değişimin üzerimizdeki etkisini abartmak zor.Deze verandering in meetprecisie had een groot effect op ons.
Kesinlikteki bu değişimin üzerimizdeki etkisini abartmak zor.È difficile esagerare l'effetto che questo cambiamento nel grado di precisione ha avuto su di noi.
Kesinlikteki bu değişimin üzerimizdeki etkisini abartmak zor.É difícil exagerar o efeito que essa mudança na exatidão causou em nós.
Kesinlikteki bu değişimin üzerimizdeki etkisini abartmak zor.E greu de estimat efectul pe care această creștere în precizie l-a avut asupra noastră.
Kesinlikteki bu değişimin üzerimizdeki etkisini abartmak zor.정확하게 이 변화가 우리에게 끼친 효과는 과장하기도 어려울 정도입니다.
Kesinlikteki bu değişimin üzerimizdeki etkisini abartmak zor.Łatwo się domyśleć jakie konsekwencje miała dla nas ta zmiana.
Kesinlikteki bu değişimin üzerimizdeki etkisini abartmak zor.Nehéz lenne túlbecsülni ennek a pontosságbeli változásnak a ránk tett hatását.
Kesinlikteki bu değişimin üzerimizdeki etkisini abartmak zor.No es fácil valorar el efecto que este cambio en la precisión ha significado para nosotros.
Kesinlikteki bu değişimin üzerimizdeki etkisini abartmak zor.On ne peut pas exagérer les effets que ces changements en matière de précision ont eu sur nous.
Kesinlikteki bu değişimin üzerimizdeki etkisini abartmak zor.Rất khó để cường điệu sự thay đổi này về mặt chuẩn xác có tác động thế nào lên chúng ta.
Kesinlikteki bu değişimin üzerimizdeki etkisini abartmak zor.Είναι δύσκολο να υπερεκτιμήσουμε τον αντίκτυπο που έχει αυτή η αλλαγή για την ακρίβεια στη ζωή μας.
Kesinlikteki bu değişimin üzerimizdeki etkisini abartmak zor.Трудно е да се надцени ефектът, който имаше тази промяна в точността.
Kesinlikteki bu değişimin üzerimizdeki etkisini abartmak zor.Трудно переоценить, какой эффект это изменение точности оказало на нас.
Kesinlikteki bu değişimin üzerimizdeki etkisini abartmak zor.קשה להפריז בתיאור המידה שבה השינוי זה ברמת-הדיוק השפיע עלינו.
Kesinlikteki bu değişimin üzerimizdeki etkisini abartmak zor.من الصعب المبالغة في تقدير هذا التغيير في الدقة علينا
Kesinlikteki bu değişimin üzerimizdeki etkisini abartmak zor.とてつもないものでした このスイッチが入る前は
Tahribatı abartmak zor.Det är svårt att överdriva förödelsen.