Ana içeriğe geç
Sözlük

abartısız ile cümle

abartısız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ve binanın tasarımı abartısız buydu.So that literally was the design of the building.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.This is a real medical need, literally a life-saving donation.
Hiç abartısız söylüyorum bunu.And I mean that quite literally.
Kızı elde etmek için abartısız konuşup rol yapacaksın.You'II act and speak cool to get the girl.
Bu yazıtlar yalın abartısız bir dille yazılmıştır.These inscriptions are written in a plain and no exaggeration language.
Bu yazıtlar yalın abartısız bir dille yazılmıştır.Kratice su u pismu kraćene nepotpuno ispisane riječi.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.Asta-i o nevoie medicală reală, efectiv o donaţie care salvează o viață.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.Dette er et rigtigt lægelig behov, bogstaveligt talt en livreddende donation.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.Dies ist eine wirkliche medizinische Notwendigkeit, buchstäblich eine lebensrettende Spende.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.Dit is echt een medische noodzaak. Letterlijk een levensreddende donatie.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.Esta es una necesidad médica real, literalmente, una donación para salvar vidas.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.É uma necessidade médica real, um donativo para salvar uma vida.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.Ez egy valódi orvosi szükséghelyzet, egy szó szerint életmentő adomány.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.Gre za resnično zdravstveno potrebo, dobesedno za donacijo, ki rešuje življenje.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.Il s'agit d'un besoin médical réel , littéralement un don pour sauver la vie.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.Ini adalah sebuah kebutuahan obat, sumbangan yang sangat berarti untuk menyelamatkan hidup seseorang.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.말 그대로, 생명을 살리는 기부였던 거죠.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.là một đóng góp cứu người
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.Si tratta di un vero bisogno medico, una donazione che salva letteralmente una vita.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.Tässä on kyseessä todellinen lääkinnällinen tarve, kirjaimellisesti hengen pelastava lahjoitus.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.Tohle je reálná zdravotní potřeba, opravdu dar na záchranu života.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.To prawdziwa potrzeba zdrowotna, datek ratujący życie.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.Αυτή είναι μια πραγματική ιατρική ανάγκη, κυριολεκτικά μια δωρεά που έσωσε μια ζωή.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.Перед нами очевидная необходимость медицинской помощи, где деньги в буквальном смысле спасают жизнь.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.Това е реална медицинска нужда, буквално живото-спасително дарение.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.Це реальна, медична допомога, де гроші буквально рятують життя.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.תרומה מצילת חיים פשוטו כמשמעו.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.هذا فعلا تبرع لإنقاذ حياة
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.最初の女性は 母親にギフトを買っただけでした
Hiç abartısız söylüyorum bunu.Das meine ich ziemlich wörtlich.
Hiç abartısız söylüyorum bunu.Et je le dis littéralement.
Hiç abartısız söylüyorum bunu.Y lo digo literalmente.
Hiç abartısız söylüyorum bunu.Я заявляю это с полной серьёзностью.
Hiç abartısız söylüyorum bunu.ואני מתכוון לכך פשוטו כמשמעו.
Hiç abartısız söylüyorum bunu.و أنا أعني هذا بطريقة حرفية.
Kızı elde etmek için abartısız konuşup rol yapacaksın.Kau akan bersikap dan berbicara dengan keren untuk mendapatkan wanita
Kızı elde etmek için abartısız konuşup rol yapacaksın.안 보이는 게 보이고 안 들리는 게 들리고 입은 열면 청산유수
Kızı elde etmek için abartısız konuşup rol yapacaksın.Te comportarás y hablarás lindo con la chica.
Kızı elde etmek için abartısız konuşup rol yapacaksın.Você agirá e falará com desenvoltura para conseguir a garota.
Kızı elde etmek için abartısız konuşup rol yapacaksın.Щоб здобути дівчину круто говори і поводься.
Kızı elde etmek için abartısız konuşup rol yapacaksın.ستتصرف و تتحدث بروعة حتى تحصل على الفتاة
Ve binanın tasarımı abartısız buydu.Ceci était donc, littéralement, le plan du bâtiment.
Ve binanın tasarımı abartısız buydu.Dat was dus letterlijk het ontwerp van het gebouw.
Ve binanın tasarımı abartısız buydu.Entonces, ese fue literalmente el diseño del edificio.
Ve binanın tasarımı abartısız buydu.Este é literalmente o desenho do edifício.
Ve binanın tasarımı abartısız buydu.În acest fel a fost proiectată clădirea literalmente.
Ve binanın tasarımı abartısız buydu.아까 말씀드렸든 저 도표가 바로 도서관 건물의 디자인 입니다.
Ve binanın tasarımı abartısız buydu.Quindi quello è stato effettivamente il progetto dell'edificio.
Ve binanın tasarımı abartısız buydu.To był dosłownie projekt budynku.
Ve binanın tasarımı abartısız buydu.Вот это самый что ни на есть настоящий проект здания.
Ve binanın tasarımı abartısız buydu.И така, това буквално беше проектът на сградата.
Ve binanın tasarımı abartısız buydu.Ось це і є увесь дизайн бібліотеки.
Ve binanın tasarımı abartısız buydu.אז זה מילולית היה העיצוב של הבניין.
Ve binanın tasarımı abartısız buydu.بحيث كان حرفيا هو تصميم المكتبة
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.Asta înseamnă că ne e mai greu să fim atenți la ceea ce este liniștit, subtil, modest.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.A to znamená, že je pre nás náročnejšie venovať pozornosť tichým, jemným, decentným zvukom.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.A to znamená, že je pro nás těžší věnovat pozornost tichému, něžnému, zdrženlivému.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.Cela signifie qu'il nous est plus difficile de prêter attention à ce qui est plus silencieux, subtil, raffiné.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.Dan itu berarti lebih sulit bagi kita untuk menaruh perhatian pada kesunyian, kehalusan, kekerdilan.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.E isso significa que é mais difícil prestarmos atenção ao pacato e ao subtil, ao discreto.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod