abartı ile cümle

abartı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ve binanın tasarımı abartısız buydu.Dat was dus letterlijk het ontwerp van het gebouw.
Ve binanın tasarımı abartısız buydu.Entonces, ese fue literalmente el diseño del edificio.
Ve binanın tasarımı abartısız buydu.Este é literalmente o desenho do edifício.
Ve binanın tasarımı abartısız buydu.În acest fel a fost proiectată clădirea literalmente.
Ve binanın tasarımı abartısız buydu.아까 말씀드렸든 저 도표가 바로 도서관 건물의 디자인 입니다.
Ve binanın tasarımı abartısız buydu.Quindi quello è stato effettivamente il progetto dell'edificio.
Ve binanın tasarımı abartısız buydu.To był dosłownie projekt budynku.
Ve binanın tasarımı abartısız buydu.Вот это самый что ни на есть настоящий проект здания.
Ve binanın tasarımı abartısız buydu.И така, това буквално беше проектът на сградата.
Ve binanın tasarımı abartısız buydu.Ось це і є увесь дизайн бібліотеки.
Ve binanın tasarımı abartısız buydu.אז זה מילולית היה העיצוב של הבניין.
Ve binanın tasarımı abartısız buydu.بحيث كان حرفيا هو تصميم المكتبة
Ve biraz abartıya kaçmış olabiliriz, ama israf sorunu dünya çapında.Aunque nosotros hayamos inventado el exceso, el problema de los residuos es de todo el mundo.
Ve biraz abartıya kaçmış olabiliriz, ama israf sorunu dünya çapında.Có thể chúng tôi đã phát minh ra dư thừa, nhưng lãng phí là một vấn đề mang tính toàn cầu.
Ve biraz abartıya kaçmış olabiliriz, ama israf sorunu dünya çapında.E possiamo avere inventato eccessi, ma il problema dei rifiuti è universale.
Ve biraz abartıya kaçmış olabiliriz, ama israf sorunu dünya çapında.És lehet, hogy mi találtuk föl a mértéktelenséget, de a pazarlás problémája világszintű probléma.
Ve biraz abartıya kaçmış olabiliriz, ama israf sorunu dünya çapında.I być może wymyśliliśmy ten nadmiar, ale jednak problem śmieci jest globalny.
Ve biraz abartıya kaçmış olabiliriz, ama israf sorunu dünya çapında.우리가 과잉을 발명 했는지는 모르지만 낭비는 세계적인 문제입니다.
Ve biraz abartıya kaçmış olabiliriz, ama israf sorunu dünya çapında.Možná jsme vynálezci přebytku, ale plýtvání je problémem na celém světě.
Ve biraz abartıya kaçmış olabiliriz, ama israf sorunu dünya çapında.Nós podemos ter inventado o excesso, mas o problema do desperdício é mundial.
Ve biraz abartıya kaçmış olabiliriz, ama israf sorunu dünya çapında.Nous avons peut-être inventé l'excès, mais le problème du gaspillage est mondial.
Ve biraz abartıya kaçmış olabiliriz, ama israf sorunu dünya çapında.Poate că noi am inventat excesul, însă problema deşeurilor este una mondială.
Ve biraz abartıya kaçmış olabiliriz, ama israf sorunu dünya çapında.We hebben weliswaar overdaad uitgevonden, maar het probleem van afval is wereldwijd.
Ve biraz abartıya kaçmış olabiliriz, ama israf sorunu dünya çapında.Wir mögen die Maßlosigkeit erfunden haben, aber das Müllproblem ist global.
Ve biraz abartıya kaçmış olabiliriz, ama israf sorunu dünya çapında.Да, мы, возможно, создали изобилие, но вместе с этим и мировую проблему отходов.
Ve biraz abartıya kaçmış olabiliriz, ama israf sorunu dünya çapında.Може и да сме изобретили свръхпотреблението, но проблемът с излишъка е по целия свят.
Ve biraz abartıya kaçmış olabiliriz, ama israf sorunu dünya çapında.Так, ми, можливо, створили достаток, але разом з цим і світову проблему відходів.
Ve biraz abartıya kaçmış olabiliriz, ama israf sorunu dünya çapında.ויכול להיות שאנחנו המצאנו את העודף, אבל הבעיה של פסולת היא כלל עולמית.
Ve biraz abartıya kaçmış olabiliriz, ama israf sorunu dünya çapında.وربما تزيد الإخترعات، لكن مشكلة النفايات فى جميع انحاء العالم.
Ve biraz abartıya kaçmış olabiliriz, ama israf sorunu dünya çapında.廃棄物の問題は 世界中に広がっています 大きな問題です
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.Asta înseamnă că ne e mai greu să fim atenți la ceea ce este liniștit, subtil, modest.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.A to znamená, že je pre nás náročnejšie venovať pozornosť tichým, jemným, decentným zvukom.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.A to znamená, že je pro nás těžší věnovat pozornost tichému, něžnému, zdrženlivému.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.Cela signifie qu'il nous est plus difficile de prêter attention à ce qui est plus silencieux, subtil, raffiné.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.Dan itu berarti lebih sulit bagi kita untuk menaruh perhatian pada kesunyian, kehalusan, kekerdilan.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.E isso significa que é mais difícil prestarmos atenção ao pacato e ao subtil, ao discreto.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.És ez azt jelenti, hogy nehezebb számunkra, hogy figyeljünk a csendesre, a finomra, a visszafogottra.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.이것은 우리가 조용하고 드러나지 않은 것들에 대해서 관심을 갖기가 점점 어려워지고 있다는 것을 뜻합니다.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.Og det betyder, at det er sværere for os at være opmærksomme på det stille, på det subtile det underspillede.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.To oznacza, że trudniej nam skupić się na ciszy, na subtelności, na prostocie.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.Và điều đó có nghĩa là chúng ta lại khó tập trung hơn khi nghe gì đó yên tĩnh, tinh tế nhẹ nhàng.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.Αυτό σημαίνει πως μας είναι δυσκολότερο να προσέξουμε το σιωπηλό, το ανεπαίσθητο, το συγκρατημένο.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.А значит, и нам становится труднее обратить внимание на тихое, тонкое, невысказанное.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.А това означава, че е по-трудно за нас да обърнем внимание на тихото, едва доловимото, недооцененото.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.Це означає, що нам стає важче приділяти увагу тихому, тонкому, стриманому.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.משמע שקשה לנו יותר לשים לב. לשקט, למעודן, למאופק.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.وهذا يعني انه اصبح من الصعب ايضاً التركيز على الهدوء والاستقرار والفهم
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.静かな呼びかけには なかなか注意が向かないということです 聴くという行為は理解の手段であって
Ve evet. Yüzde 58'i evet cevabını vermiş. Bence bu biraz abartılı bir oran, çünkü erkeklere sadeceEn, nou ja... 58% zei ja, maar ik denk dat het vertekend is, want tegen zoveel mannen hoef je maar te zeggen:
Ve evet. Yüzde 58'i evet cevabını vermiş. Bence bu biraz abartılı bir oran, çünkü erkeklere sadeceȘi, ei bine, 58% au spus "da", ceea ce cred că e exagerat, pentru că mulţi bărbaţi răspund aşa doar dacă spui:
Ve evet. Yüzde 58'i evet cevabını vermiş. Bence bu biraz abartılı bir oran, çünkü erkeklere sadeceVà kết quả thì, vâng, 58% nói có, mặc dù tôi nghĩ là hơi nói quá bởi vì rất nhiều đàn ông nếu bạn chỉ nói,
Ve evet. Yüzde 58'i evet cevabını vermiş. Bence bu biraz abartılı bir oran, çünkü erkeklere sadeceИ да... 58% ответили "да", хотя, я думаю, цифры раздуты, поскольку множество мужчин на вопрос:
Ve unutmayalım, basitleştirebilmek uğruna abartılı bir basitleştirme yapıyorum.Denk erom: dit is echt een heel erg vereenvoudigde weergave van de werkelijkheid.
Ve unutmayalım, basitleştirebilmek uğruna abartılı bir basitleştirme yapıyorum.Estoy haciendo una sobre simplificación
Ve unutmayalım, basitleştirebilmek uğruna abartılı bir basitleştirme yapıyorum.Ja nyt teen valtavan yksinkertaistuksen.
Ve unutmayalım, basitleştirebilmek uğruna abartılı bir basitleştirme yapıyorum.Я чрезмерно все упрощаю
Ve unutmayalım, basitleştirebilmek uğruna abartılı bir basitleştirme yapıyorum.إنني أقوم بتبسيط مضخم للحالة الحقيقية
Yani bu biraz abartı bir örnek oldu.$1株となります。
Yani bu biraz abartı bir örnek oldu.A to samozřejmě může být nekonečná diskuse. Ale trochu se do toho namočíme. Zatím. ...
Yani bu doğal kontrol olayı abartısız her yerde var.Das Phänomen natürlicher Kontrolle existiert buchstäblich überall.
İlgili Sayfalar