aba ile cümle

aba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Eski yunan ve Roma abaküsü dikdörtgen oluklu bir tablet idi.In der griechisch-römischen Antike gab es einen ausgeprägten Phalluskult.
Kırmızı abajurun ortaya çıktığı yerlere ve zamana dikkat edin.Beobachten Sie, wann und wo rote Lampenschirme eine Rolle spielen.
Abate Sant'Agata de' Goti şehrinde dünyaya gelmiştir.Er wurde begraben in der Kirche Sant’Agata dei Goti.
Geçmişte Abakanların atalarının ve ongunlarının (totemlerinin) ayı olması ile bağlantılı bir yaklaşımdır.Die größte Bevorzugung kam Vollwaisen und Halbwaisen (vaterlos) zu, deren Väter gefallen waren.
Uçak, Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'ya hareket ediyordu.Das Flugzeug war auf dem Flug nach Addis Abeba (Äthiopien).
Abaza mahallesidir.Vimala gehört zu uns.
Tabii olarak meydana gelen ABA’nın büyük çoğunluğu cis formdadır.Einer, dem die kubische Masse das Formelement ist. ...
Çulım, Tom ve Abakan Nehri|Abakan]] diğer önemli nehirlerdir.114) ein weiterer bedeutender Zufluss.
Komik anlar kasten abartılmış.Witz komm raus, du bist getwittert.
Türkiye'de basın her şeyi abartıyor.Der Sender wird in der gesamten Türkei über UKW verbreitet.
Ancak bu hikâyenin biraz abartıcı olduğu gerçektir.Doch die vorgetragene Geschichte sei spannend.
Bize aba altından sopa gösteriyor.Der weist Hella erbost von der Alm.
Daha sonra 1925 yılında Türkiye Cumhuriyeti Addis Ababa'ya büyükelçilik açmış ve maslahatgüzarı atamıştır .Im Jahr 1925 eröffnete die Republik Türkei eine Botschaft in Addis Abeba.
Avrupa Birliği Araştırmaları Merkezi (ABAM).Europäische Forschungsstelle für den Ländlichen Raum, Univ.
Onun abartma eğilimi var gibi görünüyor.Il me semble qu'elle a tendance à exagérer.
Sen her şeyi abartıyorsun.Tu exagères tout.
Abaka Han, İlhanlılar hükümdarı (ö.Eudes, seigneur de Hain (ancien Vermandois).
Genellikle Çerkezlerin Abaza (Aşuva) koluna mensupturlar.Des hommes, souvent aux bras levés (orants) leur sont associés.
31 Ocak 2008 tarihinde Addis Ababa'daki Afrika Birliği zirvesinde Afrika Birliği Başkanı seçildi.Le sommet de l’Union africaine s’est réuni le 31 janvier à Addis-Abeba.
1936 - İtalyan birlikleri, Addis Ababa'yı (Etiyopya) işgal etti.1936 : les Italiens occupent Addis-Abeba, la capitale de l'Abyssinie (Éthiopie).
ABA'da bulunan takımlardan dört tanesi NBA'e dahil oldu.Des équipes faisant partie de la ABA, quatre ont rejoint la NBA.
550 yılında Sasani yanlısı bir isyan, Lazika'nın kuzey komşusu olan Abazglar arasında patlak verdi.En 550, une révolte pro-Perse éclate parmi les Abkhazes, un peuple voisin du Lazique, au nord.
Kılıcı olmayan, abasını satıp bir kılıç alsın.’ dedi.”On lui remet une armure et une épée : Darandole.
Jolie, Zahara'yı Addis Ababa'da bulunan Wide Horizons For Children adlı yetimhaneden evlat edindi.Angelina Jolie l'adopte via l'agence Wide Horizons For Children, située à Addis-Abeba.
Bir Adlandırma Sorunu: Abhaz mı Abaza mı?.Pourquoi ce titre Absalon, Absalon ?
Bu dönemde Şah III. İsmail yine de Abadan kalesinde hapiste tutuldu.Hisham II quant à lui est toujours enfermé dans sa prison dorée.
Kabilenin büyüklerinden Abangbu on yedi kardeşinin biriydi.Il a un frère (Begon) et sept sœurs.
Saçların sarısını abartıyorum, turuncu, krom rengi, soluk limon sarısına ulaşıyorum.J'exagère le blond de la chevelure, J'arrive aux tons orange, aux chromes, au citron pâle.
Daha sonra 1925 yılında Türkiye Cumhuriyeti Addis Ababa'ya büyükelçilik açmış ve maslahatgüzarı atamıştır .Ce n'est qu'en 1973, que l'Union soviétique peut ouvrir une ambassade en Espagne et inversement.
Fakat Mucireddin Abak bunu kabul etmedi.Il est étonnant que les économistes ne l’aient pas remarqué.
Fakat bu rakamlar büyük olasılıkla aşırı abartılmış rakamlardır.Ce chiffre est très probablement largement exagéré.
ABA ve NBA kariyeri toplamda 18 yıl sürmüştür.L'URSS et la CEI ont coexisté durant 18 jours.
Komik ve abartılmış bir İngiliz aksanı vardır.C’est une comédie dramatique anglaise.
Fakat modern tarihçiler bunun abartılmış olduğunu düşünmekteydiler.Les historiens contemporains estiment exagérée cette description.
Bölgenin başkenti Abancay şehridir.Sa capitale est la ville d'Abancay.
Fakat Mucireddin Abak daha küçük yaşta çocuk idi.De plus, le personnage devait être très jeune.
Bunlara ilaveten Abant Platformu Eş Başkanlığı görevini de sürdürmektedir.Il en reste l’un des vice-présidents chargé de la plateforme Patrimoine.
Anahtar kelimelerin içeriklerde abartılması spam gibi görülebilir.Les lettres en chaînes peuvent aussi être qualifiées de spam.
Bu da abartılı aksiyon sahnelerini kabul edilebilir kılmaktadır.Elle permet aussi la représentation de scènes extrêmement étendues.
Fakat İnsan ve Halkların Hakları Komisyonu Addis Ababa'da kalmıştır.Le Conseil de paix et de sécurité de l'Union africaine s'est réuni à son siège à Addis-Abeba.
Günümüz tarihçileri çoğunlukla bu rakamları abartılı bulmaktadır.Les historiens modernes s'accordent sur le fait que ces chiffres sont bien souvent exagérés.
Guernica'daki sayının biraz abartılı olduğu öne sürülmeye başladı.La rencontre avec Garcia sera un peu embarrassante.
Komik anlar kasten abartılmış.Les effets comiques tombent à plat.
Ayrıca cinayetler için fazla abartılı kelimeler ve sansasyonel başlıklar da kullanıldı.Les profils convexes et les têtes trop lourdes sont sanctionnés.
Profesyonel kariyerine 1972 yılında Sepah Abadan FC kulübünde başladı.Il finira sa carrière au Servette FC, en 1972.
Ayrıca, son kuşak gençlerin çoğu abazaca konuşmayı bilmemektedir.De plus, beaucoup de jeunes réunionnais ne savent pas ce que c'est qu'une sal'vèrt'.
ABA’nın patateste yumru oluşumunu uyardığı saptanmıştır.2Pac a dit de nous qu'on s'est couché comme des sacs de patates.
Abartılı sahne teatralliğinden kaçınmışlardır.Faillite de l'Illustre Théâtre.
Oldukça abartılı olan bu acı korkusu, anksiyeteye yol açabilir.L'affect isolé peut conduire à de l'angoisse.
Gün batimi tutkunları Aba mevkiinde bu güzel tabiat olayını seyredebilirler.Les habitués du bar local voient la situation sous un meilleur jour.
Bu nedenle yaptığım ölçülü abartılar daha etkili oluyor.Les raisons politiques de la mesure que j'ai prise sont encore plus puissantes.
Abartmıyor musun?¿No estás exagerando?
Dikkat çekmek için abartılı elbise giyer.Ella usa ropa extravagante para llamar la atención.
Abartmadan kumar oyna.Apuesta sin exagerar.
Başarılarımı abartma.No exageres mis triunfos.
Abay'ın hayatı boyunca bir dizi önemli sosyo-politik ve sosyo-ekonomik değişimler meydana gelmiştir.Pero en la época de Abay, hubo muchos cambios sociopolíticos y económicos.
Bu olaydan sonra Oliver'a tamamen abayı yakmış olan Elio, Marzia'dan kaçınmaya başlar.Completamente enamorado de Oliver en este punto, Elio comienza a evitar a Marzia.
Bu olay anında Nida, Emir Abad Mahallesinin sokaklarında müzik hocasıyla birlikte arabadaydı.Dondequiera que iba, ella tenía músicos en la corte con ella.
Arkadaşının dürüstlüğünü abartmak da zararlı olabilir ama küçümsemekten daha az zarar verir.Sobrestimar la honradez de un amigo puede también ser costoso, pero menos.
Genellikle 92 bin kişinin öldüğü söylense de bu sayının abartılı olduğu düşünülmektedir.Se cree que la cifra frecuentemente citada de 92 000 fallecidos es probablemente sobrestimada.

İlgili Sayfalar