Abartılı sonuçlar çıkmaya başladı ve kalabalık kontrolden çıktı.Prihajali so napihnjeni rezultati in počasi je množica začela uhajati nadzoru.
Abartılı sonuçlar çıkmaya başladı ve kalabalık kontrolden çıktı.Resultados inflacionados começaram a aparecer e a multidão estava a ficar fora do controlo.
Abartılı sonuçlar çıkmaya başladı ve kalabalık kontrolden çıktı.Überhöhte Resultate kamen herein und die Menge begann, außer Kontrolle zu geraten.
Abartılı sonuçlar çıkmaya başladı ve kalabalık kontrolden çıktı.Začali sa objavovať nafúknuté výsledky a dav sa vymykal kontrole.
Abartılı sonuçlar çıkmaya başladı ve kalabalık kontrolden çıktı.Začaly přicházet výsledky a dav se začal vymykat kontrole.
Abartılı sonuçlar çıkmaya başladı ve kalabalık kontrolden çıktı.Άρχισαν να καταφτάνουν παραφουσκωμένα αποτελέσματα και η κατάσταση άρχισε να βγαίνει εκτός ελέγχου.
Abartılı sonuçlar çıkmaya başladı ve kalabalık kontrolden çıktı.Започнаха да обявяват прекалено високи резултати и тълпите излизаха извън контрол.
Abartılı sonuçlar çıkmaya başladı ve kalabalık kontrolden çıktı.Начали поступать дутые результаты, и толпа стала выходить из-под контроля.
Abartılı sonuçlar çıkmaya başladı ve kalabalık kontrolden çıktı.Почали надходити завищені результати, і натовп неможливо було більше контролювати.
Abartılı sonuçlar çıkmaya başladı ve kalabalık kontrolden çıktı.תוצאות מנופחות התחילו להגיע וההמון החל לצאת משליטה.
Abartılı sonuçlar çıkmaya başladı ve kalabalık kontrolden çıktı.بدأت يأتي تضخم النتائج وبدأت الجماهير في الخروج عن السيطرة.
Abartılı sonuçlar çıkmaya başladı ve kalabalık kontrolden çıktı.暴徒たちは手に負えなくなり始めました 路上で目の当たりにしたのは怒れ狂う暴力です
Abartıya kaçmadan.ومن دون مبالغة
Abartıyor da olabilirim ama bu sayı hakkında binlerce kitap yazılabilir. .De kan være spændende at læse. Det er dog vigtigt at huske, at pi er et tal.
Abartıyor da olabilirim ama bu sayı hakkında binlerce kitap yazılabilir. .Dobře, možná trochu přeháním, ale knih by se ale dalo psát mnoho.
Abartıyor da olabilirim ama bu sayı hakkında binlerce kitap yazılabilir. .Dobre, možno trošku preháňam, no kníh by sa dalo písať mnoho.
Abartıyor da olabilirim ama bu sayı hakkında binlerce kitap yazılabilir. .Jag kanske överdriver Man kan skriva böcker om det här talet
Abartıyor da olabilirim ama bu sayı hakkında binlerce kitap yazılabilir. .여러분은 이 숫자에 관해 책을 쓸 수 있습니다
Abartıyor da olabilirim ama bu sayı hakkında binlerce kitap yazılabilir. .Nie jestem pewien, czy są ich tysiące, pewnie przesadzam, ale można by pisać książki na ten temat.
Abartıyor da olabilirim ama bu sayı hakkında binlerce kitap yazılabilir. .שזה לא -- אני לא בטוח שזה אלפים, אני מגזים, אבל אפשר לכתוב ספרים על המספר הזה.
Abartıyor da olabilirim ama bu sayı hakkında binlerce kitap yazılabilir. .هو ليس --لا اعلم اذا كان هناك الآلاف، انني ابالغ، لكن يمكنكم ان تكتبوا عن هذا العدد
Abartıyor da olabilirim ama bu sayı hakkında binlerce kitap yazılabilir. .しかし、この数字に関して本を書くことができます。 しかし、ただの数字です。
Abartmadan iç.Tu bois trop.
Abartmadan iç.Túl sokat iszol.
Abartmaktan nefret ediyorum ve kulağa duygusal da gelsin istemiyorum; fakat sanırım bu doğru.Ich will das nicht übertreiben und es soll auch nicht sensationell klingen, aber ich denke es stimmt.
Abartmaktan nefret ediyorum ve kulağa duygusal da gelsin istemiyorum; fakat sanırım bu doğru.Jag vill inte överdriva eller verka sensationslysten- -men jag tror att det är sant.
Abartmaktan nefret ediyorum ve kulağa duygusal da gelsin istemiyorum; fakat sanırım bu doğru.Nu doresc să exagerez prea mult și să sune senzațional, însă cred că e adevărat
Abartmaktan nefret ediyorum ve kulağa duygusal da gelsin istemiyorum; fakat sanırım bu doğru.Odio esagerare su questo, e non voglio che suoni come sensazionale, ma credo sia vero.
Abartmaktan nefret ediyorum ve kulağa duygusal da gelsin istemiyorum; fakat sanırım bu doğru."Quem somos?" e "Quem, na verdade, escolhemos ser?" Achamos que a questão seja política. E então dizemos:
Abartmaktan nefret ediyorum ve kulağa duygusal da gelsin istemiyorum; fakat sanırım bu doğru.Vihaan sen liioittelua, enkä halua kuulostaa sensaatiomaiselta, mutta uskon sen pitävän paikkansa.
Abartmaktan nefret ediyorum ve kulağa duygusal da gelsin istemiyorum; fakat sanırım bu doğru.Δεν μου αρέσει να υπερβάλλω και δεν θέλω να ακουστεί ως εντυπωσιακό αλλά είναι αληθές.
Abartmaktan nefret ediyorum ve kulağa duygusal da gelsin istemiyorum; fakat sanırım bu doğru.Не искам да преувеличавам, и не искам това да звучи като сензация, но мисля, че е вярно.
Abartmaktan nefret ediyorum ve kulağa duygusal da gelsin istemiyorum; fakat sanırım bu doğru.Не хочу преувеличивать, и не хочу делать из этого сенсацию, но я думаю, что это правда.
Abartmaktan nefret ediyorum ve kulağa duygusal da gelsin istemiyorum; fakat sanırım bu doğru.לא הייתי רוצה להגזים, ואני לא רוצה להישמע סנסציוני, אבל אני חושב שזו האמת.
Abartmaktan nefret ediyorum ve kulağa duygusal da gelsin istemiyorum; fakat sanırım bu doğru.انا اكره المبالغة, ولا اريد ان اجعل الامر مثيرا ولكن هذه حقيقة
Abartmaktan nefret ediyorum ve kulağa duygusal da gelsin istemiyorum; fakat sanırım bu doğru.人類 人間の種は 自分たち自身を決める地点に来ている
Abartmayın. Ufak bir ev.A decir verdad, un poco pequeña.
Açıkça bu... Belki de abartıyorum, verimliliğini nasıl hızla arttırdığını gösteriyorGrens er zo uit, ziet er als volgt,
Açıkça bu... Belki de abartıyorum, verimliliğini nasıl hızla arttırdığını gösteriyorMożliwe, że zakładam zbyt szybki wzrost jego produktywności.
Açıkça bu... Belki de abartıyorum, verimliliğini nasıl hızla arttırdığını gösteriyorOčividně, toto je... možná přeháním, jak rychle může růst jeho produktivita.
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.A on odhodiac svoj plášť vyskočil a išiel k Ježišovi.
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.A on porzuciwszy płaszcz swój, wstał, i przyszedł do Jezusa.
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.Az pedig felsõ ruháját ledobván, és felkelvén, Jézushoz méne.
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.Då kastade han av sig sin mantel och stod upp med hast och kom fram till Jesus.
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.De man gooide zijn jas neer, sprong op en liep naar Jezus toe.
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.Egli, gettato via il mantello, balzò in piedi e venne da Gesù
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.Entonces él, tirando su manto, se levantó y fue a Jesús
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.소경이 겉옷을 내어버리고 뛰어 일어나 예수께 나아오거늘
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.L`aveugle jeta son manteau, et, se levant d`un bond, vint vers Jésus.
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.Men han kastede sin Overkjortel af sig, sprang op og kom til Jesus.
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.Người mù bỏ áo ngoài , bước tới đến_cùng Ðức_Chúa_Jêsus .
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.Người mù bỏ áo ngoài, bước tới đến cùng Ðức Chúa Jêsus.
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.Niin hän heitti vaippansa päältään, kavahti seisomaan ja tuli Jeesuksen tykö.
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.Nisto, lançando de si a sua capa, de um salto se levantou e foi ter com Jesus.
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.Og han kastet sin kappe av sig og sprang op og kom til Jesus.
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.On pak povrh plášť svůj, a zchopiv se, šel k Ježíšovi.
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.On pa vrže s sebe plašč svoj, poskoči in pride k Jezusu.
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.Orang buta itu pun melemparkan jubahnya, lalu cepat-cepat berdiri dan pergi kepada Yesus
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.Orbul şi -a aruncat haina; a sărit, şi a venit la Isus.
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.Und er warf sein Kleid von sich, stand auf und kam zu Jesu.