aştı ile cümle
aştı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.44
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.Judas gooide het geld over de vloer van de tempel en ging naar buiten. Even later hing hij zich op.
Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.Judas jeta les pièces d`argent dans le temple, se retira, et alla se pendre.
Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.유다가 은을 성소에 던져 넣고 물러가서 스스로 목매어 죽은지라
Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.Og han kastede Sølvpengene ind i Templet, veg bort og gik hen og hængte sig.
Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.Õ pedig eldobván az ezüst pénzeket a templomban, eltávozék; és elmenvén felakasztá magát.
Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.Yudas melempar uang itu ke dalam Rumah Tuhan, lalu pergi dan menggantung diri
Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.Και ριψας τα αργυρια εν τω ναω, ανεχωρησε και απελθων εκρεμασθη.
Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.И, бросив сребренники в храме, он вышел, пошел и удавился.
Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.І, покинувши він срібняки в церкві, вийшов і відійшовши, повісив ся.
Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.Съгреших, че предадох невинна кръв. А те рекоха: Нам що ни е? Ти гледай.
Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.וישלך את הכסף אל ההיכל ויפן וילך ויחנק׃
Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.فطرح الفضة في الهيكل وانصرف. ثم مضى وخنق نفسه.
Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.猶 大 就 把 那 銀 錢 丟 在 殿 裡 、 出 去 弔 死 了
Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.猶大 就 把 那 銀錢丟 在 殿裡 、 出去 弔 死了
Yani, dedim ki: " Herhalde bu cümle beni aştı."Sai: "Non penso di riuscire ad affrontarlo", allora Bharmun gli disse:
Yarar aştırmasına internetten ulaşabilirsiniz: http://europa.eu.int/comm/environment/enlarg/benefit.htmDie Studie ist (auf Englisch) im Internet verfügbar: http://europa.eu.int/comm/environment/enlarg/benefit.htm
Yarar aştırmasına internetten ulaşabilirsiniz: http://europa.eu.int/comm/environment/enlarg/benefit.htmLo studio è disponibile su Internet all'indirizzo: http://europa.eu.int/comm/environment/enlarg/benefit.htm
Yükselen sular dağları on beş arşın aştı.Air terus naik sampai mencapai ketinggian tujuh meter di atas puncak-puncak gunung
Yükselen sular dağları on beş arşın aştı.Cu cincisprezece coţi s'au înălţat apele deasupra munţilor, cari au fost acoperiţi.
Yükselen sular dağları on beş arşın aştı.Femten alen høit steg vannet over fjellene, så de skjultes.
Yükselen sular dağları on beş arşın aştı.femten Alen stod Vandet over dem, så Bjergene stod helt under Vand.
Yükselen sular dağları on beş arşın aştı.Femton alnar högt steg vattnet över bergen, så att de övertäcktes.
Yükselen sular dağları on beş arşın aştı.Fünfzehn Ellen hoch ging das Gewässer über die Berge, die bedeckt wurden.
Yükselen sular dağları on beş arşın aştı.Het stond zeven meter boven de hoogste bergtoppen.
Yükselen sular dağları on beş arşın aştı.물이 불어서 십 오 규빗이 오르매 산들이 덮인지라
Yükselen sular dağları on beş arşın aştı.Las montañas fueron cubiertas, y las aguas crecieron quince codos por encima
Yükselen sular dağları on beş arşın aştı.Le acque superarono in altezza di quindici cubiti i monti che avevano ricoperto
Yükselen sular dağları on beş arşın aştı.Les eaux s`élevèrent de quinze coudées au-dessus des montagnes, qui furent couvertes.
Yükselen sular dağları on beş arşın aştı.Nước dưng lên mười lăm thước cao hơn, mấy ngọn núi đều ngập.
Yükselen sular dağları on beş arşın aştı.Nước dưng lên mười_lăm thước cao hơn , mấy ngọn núi đều ngập .
Yükselen sular dağları on beş arşın aştı.Patnácte loktů zvýší rozmohly se vody, když přikryty jsou hory.
Yükselen sular dağları on beş arşın aştı.pätnásť lakťov vozvýš zmohutnely vody a pokryly vrchy.
Yükselen sular dağları on beş arşın aştı.Petnajst komolcev kvišku so skipele vode, in gore so bile pokrite.
Yükselen sular dağları on beş arşın aştı.Piętnaście łokci wzwyż wezbrały wody, gdy były okryte góry.
Yükselen sular dağları on beş arşın aştı.Quinze côvados acima deles prevaleceram as águas; e assim foram cobertos.
Yükselen sular dağları on beş arşın aştı.Tizenöt singgel nevekedének a vizek feljebb, minekutánna a hegyek elboríttattak vala.
Yükselen sular dağları on beş arşın aştı.Viisitoista kyynärää vesi nousi vuorten yli, niin että ne peittyivät.
Yükselen sular dağları on beş arşın aştı.Δεκαπεντε πηχας υπερανω υψωθησαν τα υδατα, και εσκεπασθησαν τα ορη.
Yükselen sular dağları on beş arşın aştı.на пятнадцать локтей поднялась над ними вода, и покрылись горы.
Yükselen sular dağları on beş arşın aştı.Петнадесет лакти по-горе от тях се издигнаха водите, та планините се покриха.
Yükselen sular dağları on beş arşın aştı.חמש עשרה אמה מלמעלה גברו המים ויכסו ההרים׃
Yükselen sular dağları on beş arşın aştı.خمس عشرة ذراعا في الارتفاع تعاظمت المياه. فتغطت الجبال.
Yükselen sular dağları on beş arşın aştı.水 勢 比 山 高 過 十 五 肘 、 山 嶺 都 淹 沒 了
Yükselen sular dağları on beş arşın aştı.水勢 比 山高 過 十五 肘 、 山嶺 都 淹沒了