aştı ile cümle

aştı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
South Bronx'daki çocuklardan dörtte birinde astım var.Yksi neljästä lapsesta Etelä-Bronxissa kärsii astmasta.
South Bronx'daki çocuklardan dörtte birinde astım var.Едно от четири деца в Южен Бронкс има астма.
South Bronx'daki çocuklardan dörtte birinde astım var.У каждого четвертого ребенка в Южном Бронксе астма.
South Bronx'daki çocuklardan dörtte birinde astım var.אחד מכל ארבעה ילדים בברונקס חולה באסטמה.
South Bronx'daki çocuklardan dörtte birinde astım var.هناك واحد من كل أربعة أطفال ممن يعيشون في جنوب برونكس يعاني من الربو
South Bronx'daki çocuklardan dörtte birinde astım var.ぜんそくの入院率は 全国平均の7倍です
Stüdyomdaki duvara astığım bir şey söyledi.A műhelyem falára írtam ki azt, amit mondott. Jean Robert-Houdin:
Stüdyomdaki duvara astığım bir şey söyledi.A spus ceva ce am agăţat pe peretele biroului meu.
Stüdyomdaki duvara astığım bir şey söyledi.Dia mengatakan sesuatu yang saya telah saya tempel di dinding studio saya. Jean Robert-Houdin:
Stüdyomdaki duvara astığım bir şey söyledi.Dijo algo que yo tengo colgado en la pared de mi estudio.
Stüdyomdaki duvara astığım bir şey söyledi.Disse una cosa che ho appeso alla parete del mio studio. Jean Robert-Houdin:
Stüdyomdaki duvara astığım bir şey söyledi.Ele disse uma coisa que eu afixei na parede do meu estúdio.
Stüdyomdaki duvara astığım bir şey söyledi.Er sagte etwas, was ich mir in meinem Studio an die Wand steckte:
Stüdyomdaki duvara astığım bir şey söyledi.Hij zei iets dat ik aan de muur van mijn studio heb opgehangen.
Stüdyomdaki duvara astığım bir şey söyledi.Il a dit une chose que j'ai affichée sur le mur de mon studio. Jean Robert-Houdin :
Stüdyomdaki duvara astığım bir şey söyledi.제 스튜디오의 벽에는 그가 한말이 적혀있는 포스터가 있죠.
Stüdyomdaki duvara astığım bir şey söyledi.Ông nói một điều mà tôi đã dán lên tường studio của tôi. Jean Robert-Houdin:
Stüdyomdaki duvara astığım bir şey söyledi.Řekl něco, co jsem si pověsil na zeď ve svém studiu.
Stüdyomdaki duvara astığım bir şey söyledi.Umieściłem jego słowa na ścianie mojego studia.
Stüdyomdaki duvara astığım bir şey söyledi.Είπε κάτι που έχω τοποθετήσει στον τοίχο του στούντιο μου. Τζιν Ρόμπερτ-Χουντίν:
Stüdyomdaki duvara astığım bir şey söyledi.Одну его фразу я повесил на стене моего кабинета. Жан Робер-Уден:
Stüdyomdaki duvara astığım bir şey söyledi.Одну його фразу я повісив на стіні мого кабінету.
Stüdyomdaki duvara astığım bir şey söyledi.Той е казал нещо, което съм публикувал на стената на моето студио.
Stüdyomdaki duvara astığım bir şey söyledi.הוא אמר משהו שאני פרסמתי על קיר הסטודיו שלי.
Stüdyomdaki duvara astığım bir şey söyledi.قال شيئاً قمت بوضعه على جدار الأستوديو الخاص بي
Stüdyomdaki duvara astığım bir şey söyledi.「手品師は曲芸師ではない
Sular başımdan aştı, ‹‹Tükendim›› dedim.Águas correram sobre a minha cabeça; eu disse: Estou cortado.
Sular başımdan aştı, ‹‹Tükendim›› dedim.Air naik sampai ke kepalaku, dan aku berpikir, --'Habislah riwayatku!
Sular başımdan aştı, ‹‹Tükendim›› dedim.Felüláradtak a vizek az én fejem felett; mondám: Kivágattam!
Sular başımdan aştı, ‹‹Tükendim›› dedim.Het water reikte tot boven mijn hoofd en ik dacht dat mijn laatste uur had geslagen.
Sular başımdan aştı, ‹‹Tükendim›› dedim.물이 내 머리에 넘치니 내가 스스로 이르기를 이제는 멸절되었다 하도다
Sular başımdan aştı, ‹‹Tükendim›› dedim.Les eaux ont inondé ma tête; Je disais: Je suis perdu!
Sular başımdan aştı, ‹‹Tükendim›› dedim.Me cubrieron las aguas por encima de la cabeza; yo dije: '¡He sido eliminado!
Sular başımdan aştı, ‹‹Tükendim›› dedim.Mi-au năvălit apele peste cap şi ziceam: ,,Sînt perdut!``
Sular başımdan aştı, ‹‹Tükendim›› dedim.Nước lên ngập đầu tôi, tôi nói: Ta phải chết mất!
Sular başımdan aştı, ‹‹Tükendim›› dedim.Nước lên ngập_đầu tôi , tôi nói : Ta phải chết mất !
Sular başımdan aştı, ‹‹Tükendim›› dedim.Rozvodnily se vody nad hlavou mou, řekl jsem: Jižtě po mně.
Sular başımdan aştı, ‹‹Tükendim›› dedim.sie haben mein Haupt mit Wasser überschüttet; da sprach ich: Nun bin ich gar dahin.
Sular başımdan aştı, ‹‹Tükendim›› dedim.Son salite le acque fin sopra il mio capo; io dissi: «E' finita per me»
Sular başımdan aştı, ‹‹Tükendim›› dedim.Vand strømmed over mit Hoved, jeg tænkte: "Fortabt!"
Sular başımdan aştı, ‹‹Tükendim›› dedim.Vannene strømmet over mitt hode; jeg sa: Jeg er fortapt.
Sular başımdan aştı, ‹‹Tükendim›› dedim.Vatten strömma över mitt huvud, jag säger: »Det är ute med mig.»
Sular başımdan aştı, ‹‹Tükendim›› dedim.Vedet tulvivat minun pääni ylitse; minä sanoin: olen hukassa.
Sular başımdan aştı, ‹‹Tükendim›› dedim.Vode so mi kipele čez glavo, dejal sem: Pokončan sem!
Sular başımdan aştı, ‹‹Tükendim›› dedim.Vody zalialy moju hlavu, takže som povedal: Už je po mne!
Sular başımdan aştı, ‹‹Tükendim›› dedim.Wezbrały wody nad głową moją, i rzekłem: Jużci po mnie!
Sular başımdan aştı, ‹‹Tükendim›› dedim.Τα υδατα επλημμυρησαν υπερανω της κεφαλης μου ειπα, Απερριφθην.
Sular başımdan aştı, ‹‹Tükendim›› dedim.Води стигнаха над главата ми; рекох: Свърших се.
Sular başımdan aştı, ‹‹Tükendim›› dedim.Воды поднялись до головы моей; я сказал: „погиб я".
Sular başımdan aştı, ‹‹Tükendim›› dedim.צפו מים על ראשי אמרתי נגזרתי׃
Sular başımdan aştı, ‹‹Tükendim›› dedim.طفت المياه فوق راسي. قلت قد قرضت
Sular başımdan aştı, ‹‹Tükendim›› dedim.眾 水 流 過 我 頭 . 我 說 、 我 命 斷 絕 了
Sular başımdan aştı, ‹‹Tükendim›› dedim.眾 水流 過 我 頭 . 我 說 、 我 命斷 絕了
Tabi ki, bu sadece iPhone hakkında değil. iPhone sınırları aştı, duvarları yıktı.Bien sûr, il ne s'agit pas que de l'iPhone. L'iPhone a brisé la digue, le mur.
Tabi ki, bu sadece iPhone hakkında değil. iPhone sınırları aştı, duvarları yıktı.Bineinteles, nu este doar despre IPhone. IPhone-ul a spart gheata, a spart zidul.
Tabi ki, bu sadece iPhone hakkında değil. iPhone sınırları aştı, duvarları yıktı.Certamente non è solo l'iPhone. L'iPhone ha rotto la diga, il muro.
Tabi ki, bu sadece iPhone hakkında değil. iPhone sınırları aştı, duvarları yıktı.iPhoneが障害や壁を壊しました でもいまや他のものもそうなってます Google は自前のアンドロイドOSを開発していて
Tabi ki, bu sadece iPhone hakkında değil. iPhone sınırları aştı, duvarları yıktı.당연히 이 서비스는 아이폰에만 국한되어 있지는 않습니다. 아이폰이 최초로 '벽'을 허문 것이죠.
Tabi ki, bu sadece iPhone hakkında değil. iPhone sınırları aştı, duvarları yıktı.Natürlich hat dies nicht nur mit dem iPhone zu tun. Das iPhone hat den Damm gebrochen, die Wand durchbrochen.
Tabi ki, bu sadece iPhone hakkında değil. iPhone sınırları aştı, duvarları yıktı.Natuurlijk gaat het niet alleen om de iPhone. De iPhone brak door de dijk, de muur.

İlgili Sayfalar