aştı ile cümle
aştı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
RAB Kayine, ‹‹Niçin öfkelendin?›› diye sordu, ‹‹Niçin surat astın?Da sagde HERREN til Kain: "Hvorfor er du vred, og hvorfor går du med sænket Hoved?
RAB Kayine, ‹‹Niçin öfkelendin?›› diye sordu, ‹‹Niçin surat astın?Da sprach der HERR zu Kain: Warum ergrimmst du? und warum verstellt sich deine Gebärde?
RAB Kayine, ‹‹Niçin öfkelendin?›› diye sordu, ‹‹Niçin surat astın?Ðức Giê-hô-va phán hỏi Ca-in rằng: Cớ sao ngươi giận, và cớ sao nét mặt ngươi gằm xuống?
RAB Kayine, ‹‹Niçin öfkelendin?›› diye sordu, ‹‹Niçin surat astın?Ðức_Giê - hô-va phán hỏi Ca-in rằng : Cớ_sao ngươi giận , và cớ_sao nét_mặt ngươi gằm xuống ?
RAB Kayine, ‹‹Niçin öfkelendin?›› diye sordu, ‹‹Niçin surat astın?Então o Senhor perguntou a Caim: Por que te iraste? e por que está descaído o teu semblante?
RAB Kayine, ‹‹Niçin öfkelendin?›› diye sordu, ‹‹Niçin surat astın?Entonces Jehovah dijo a Caín: --¿Por qué te has enfurecido? ¿Por qué ha decaído tu semblante
RAB Kayine, ‹‹Niçin öfkelendin?›› diye sordu, ‹‹Niçin surat astın?És monda az Úr Kainnak: Miért gerjedtél haragra? és miért csüggesztéd le fejedet?
RAB Kayine, ‹‹Niçin öfkelendin?›› diye sordu, ‹‹Niçin surat astın?Et l`Éternel dit à Caïn: Pourquoi es-tu irrité, et pourquoi ton visage est-il abattu?
RAB Kayine, ‹‹Niçin öfkelendin?›› diye sordu, ‹‹Niçin surat astın?Il Signore disse allora a Caino: «Perché sei irritato e perché è abbattuto il tuo volto
RAB Kayine, ‹‹Niçin öfkelendin?›› diye sordu, ‹‹Niçin surat astın?I řekl Hospodin Kainovi: Proč jsi se tak rozpálil hněvem? A proč jest opadla tvář tvá?
RAB Kayine, ‹‹Niçin öfkelendin?›› diye sordu, ‹‹Niçin surat astın?Ja Herra sanoi Kainille: "Miksi olet vihastunut, ja miksi hahmosi synkistyy?
RAB Kayine, ‹‹Niçin öfkelendin?›› diye sordu, ‹‹Niçin surat astın?여호와께서 가인에게 이르시되 네가 분하여 함은 어찜이며 안색이 변함은 어찜이뇨
RAB Kayine, ‹‹Niçin öfkelendin?›› diye sordu, ‹‹Niçin surat astın?Maka berkatalah TUHAN kepada Kain, "Mengapa engkau marah? Mengapa mukamu geram
RAB Kayine, ‹‹Niçin öfkelendin?›› diye sordu, ‹‹Niçin surat astın?Och HERREN sade till Kain: »Varför är du vred, och varför är din blick så mörk?
RAB Kayine, ‹‹Niçin öfkelendin?›› diye sordu, ‹‹Niçin surat astın?Og Herren sa til Kain: Hvorfor er du vred, og hvorfor stirrer du ned for dig?
RAB Kayine, ‹‹Niçin öfkelendin?›› diye sordu, ‹‹Niçin surat astın?Şi Domnul a zis lui Cain: ,,Pentruce te-ai mîniat, şi pentruce ţi s'a posomorît faţa?
RAB Kayine, ‹‹Niçin öfkelendin?›› diye sordu, ‹‹Niçin surat astın?Tedaj reče GOSPOD Kajnu: Zakaj si se raztogotil in zakaj je upadlo obličje tvoje?
RAB Kayine, ‹‹Niçin öfkelendin?›› diye sordu, ‹‹Niçin surat astın?Tedy rzekł Pan do Kaina: Przeczżeś się zapalił gniewem a czemu spadła twarz twoja?
RAB Kayine, ‹‹Niçin öfkelendin?›› diye sordu, ‹‹Niçin surat astın?"Waarom ben je boos?" vroeg de HERE hem. "Waarom trek je zo'n kwaad gezicht?
RAB Kayine, ‹‹Niçin öfkelendin?›› diye sordu, ‹‹Niçin surat astın?Και ειπε Κυριος προς τον Καιν, Δια τι ηγανακτησας; και δια τι εκατηφιασε το προσωπον σου;
RAB Kayine, ‹‹Niçin öfkelendin?›› diye sordu, ‹‹Niçin surat astın?И Господ рече на Каина: Защо си се разсърдил? и защо е помрачено лицето ти?
RAB Kayine, ‹‹Niçin öfkelendin?›› diye sordu, ‹‹Niçin surat astın?И сказал Господь Каину: почему ты огорчился? и отчего поникло лице твое?
RAB Kayine, ‹‹Niçin öfkelendin?›› diye sordu, ‹‹Niçin surat astın?ויאמר יהוה אל קין למה חרה לך ולמה נפלו פניך׃
RAB Kayine, ‹‹Niçin öfkelendin?›› diye sordu, ‹‹Niçin surat astın?فقال الرب لقايين لماذا اغتظت ولماذا سقط وجهك.
RAB Kayine, ‹‹Niçin öfkelendin?›› diye sordu, ‹‹Niçin surat astın?耶 和 華 對 該 隱 說 、 你 為 甚 麼 發 怒 呢 、 你 為 甚 麼 變 了 臉 色 呢
RAB Kayine, ‹‹Niçin öfkelendin?›› diye sordu, ‹‹Niçin surat astın?耶和華 對該 隱說 、 你 為甚麼發 怒 呢 、 你為甚麼變 了 臉色呢
Sanırım süremizi oldıkça aştık, bir sonraki videoda rekabet konusu üzerinde duralım.Se me ha acabado mi tiempo en el estudio.
Sanırım süremizi oldıkça aştık, bir sonraki videoda rekabet konusu üzerinde duralım.V příštím videu budu mluvit o více scénářích s konkurencí.
Sanırım süremizi oldıkça aştık, bir sonraki videoda rekabet konusu üzerinde duralım.Насправді, я вичерпав час на відео
Sanırım süremizi oldıkça aştık, bir sonraki videoda rekabet konusu üzerinde duralım.次のビデオでは、さらに、競争のシナリオについて見ていきたいと思います。
Sen sadece bir astım robot ucubesisin kimin sevgiye ihtiyacı var ki?Olet vain säälittävä astmainen robootti hullu, joka tarvitsee vähän rakastelua
Sen sadece bir astım robot ucubesisin kimin sevgiye ihtiyacı var ki?Sei solo un robottino asmatico e triste in cerca di amore
Sen sadece bir astım robot ucubesisin kimin sevgiye ihtiyacı var ki?T'es juste un robot déprimé et asthmatique qui a besoin d'amour
Sen sadece bir astım robot ucubesisin kimin sevgiye ihtiyacı var ki?Você é apenas um robô deprimido e asmático que precisa de amor
Son zamanlarda, kendimizi aştık, zaman zaman yüzde 7 talep ediyoruz.최근에는 조금 무모하지만 7퍼센트로 조정할때도 있습니다.
Son zamanlarda, kendimizi aştık, zaman zaman yüzde 7 talep ediyoruz.In letzter Zeit haben wir die Zügel schießen lassen, wir verlangen ab und an auch 7 Prozent.
Son zamanlarda, kendimizi aştık, zaman zaman yüzde 7 talep ediyoruz.În ultimul timp ne-am făcut de cap, cerând uneori 7%.
Son zamanlarda, kendimizi aştık, zaman zaman yüzde 7 talep ediyoruz.Ostatnio zaszaleliśmy; od czasu do czasu liczymy sobie 7%.
Son zamanlarda, kendimizi aştık, zaman zaman yüzde 7 talep ediyoruz.Plus tard nous allions nous déchaîner; nous allions faire payer 7 pour cent de temps en temps.
Son zamanlarda, kendimizi aştık, zaman zaman yüzde 7 talep ediyoruz.Recent slaan we wat door en rekenen we soms 7 procent aan.
Son zamanlarda, kendimizi aştık, zaman zaman yüzde 7 talep ediyoruz.Ultimamente enlouquecemos, às vezes cobramos 7%.
Son zamanlarda, kendimizi aştık, zaman zaman yüzde 7 talep ediyoruz.Últimamente, estamos descontrolados, cobrando a veces un 7 por ciento.
Son zamanlarda, kendimizi aştık, zaman zaman yüzde 7 talep ediyoruz.Ultimamente siamo un po' più spregiudicati; arriviamo al 7 percento di tanto in tanto.
Son zamanlarda, kendimizi aştık, zaman zaman yüzde 7 talep ediyoruz.В последнее время мы вообще с цепи сорвались, время от времени берём 7 процентов.
Son zamanlarda, kendimizi aştık, zaman zaman yüzde 7 talep ediyoruz.Напоследък побесняхме; таксуваме 7 процента от време на време.
Son zamanlarda, kendimizi aştık, zaman zaman yüzde 7 talep ediyoruz.לאחרונה אנו מתפרעים, גובים 7% מידי פעם
Son zamanlarda, kendimizi aştık, zaman zaman yüzde 7 talep ediyoruz.قمنا في الآونة الأخيرة بالضغّط قليلا، كنّا نطالب بنسبة 7 في المائة من وقت لآخر.
Son zamanlarda, kendimizi aştık, zaman zaman yüzde 7 talep ediyoruz.こんなビジネスを 17カ国の途上国で行っています
South Bronx'daki çocuklardan dörtte birinde astım var.Co czwarte dziecko w Południowym Bronxie ma astmę.
South Bronx'daki çocuklardan dörtte birinde astım var.Cứ một trong số bốn đứa trẻ ở South Bronx bị mắc hen suyễn.
South Bronx'daki çocuklardan dörtte birinde astım var.De ce ar ieşi cineva din casă pentru a da o plimbare înviorătoare printr-un cartier toxic?
South Bronx'daki çocuklardan dörtte birinde astım var.Dél-Bronxban minden negyedik gyerek asztmás.
South Bronx'daki çocuklardan dörtte birinde astım var.Eines von vier Kindern in der Südbronx leidet unter Asthma.
South Bronx'daki çocuklardan dörtte birinde astım var.Jedno ze čtyř dětí v jižním Bronxu má astma.
South Bronx'daki çocuklardan dörtte birinde astım var.Jedno zo 4 detí v južnom Bronxe má astmu.
South Bronx'daki çocuklardan dörtte birinde astım var.사우스 브롱스의 어린이 네 명 중 한 명이 천식을 앓고 있습니다.
South Bronx'daki çocuklardan dörtte birinde astım var.Uma em cada 4 crianças de South Bronx tem asma.
South Bronx'daki çocuklardan dörtte birinde astım var.Un bambino su quattro nel South Bronx soffre di asma.
South Bronx'daki çocuklardan dörtte birinde astım var.Un enfant sur quatre qui vit dans le South Bronx fait de l'asthme.
South Bronx'daki çocuklardan dörtte birinde astım var.Uno de cada cuatro niños del sur del Bronx tiene asma.