aştı ile cümle

aştı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bunlardan bir tane alıp duvarınıza astığınızı hayal etsenize.Imaginati-va, ca v-ati luat un astfel de televizor si vreti sa-l atarnati pe perete.
Bunlardan bir tane alıp duvarınıza astığınızı hayal etsenize.Imaginen, tienen uno y quieren colgarlo en la pared.
Bunlardan bir tane alıp duvarınıza astığınızı hayal etsenize.Imaginez, vous achetez une télévision que vous pouvez accrocher au mur.
Bunlardan bir tane alıp duvarınıza astığınızı hayal etsenize.Pensate di volerne appendere uno alla parete.
Bunlardan bir tane alıp duvarınıza astığınızı hayal etsenize.Stel je voor dat je er een krijgt die je aan de muur wilt hangen.
Bunlardan bir tane alıp duvarınıza astığınızı hayal etsenize.Stellen Sie sich vor, Sie kaufen sich eins von diesen Dingern und wollen ihn an die Wand hängen.
Bunlardan bir tane alıp duvarınıza astığınızı hayal etsenize.Thử tưởng tượng xem, các bạn mua một trong những tivi như thế này và muốn treo chúng lên tường.
Bunlardan bir tane alıp duvarınıza astığınızı hayal etsenize.이런 TV를 벽에 걸어놓는다고 상상해보세요.
Bunlardan bir tane alıp duvarınıza astığınızı hayal etsenize.Wyobraźcie sobie, że macie takie coś i chcecie powiesić to na ścianie.
Bunlardan bir tane alıp duvarınıza astığınızı hayal etsenize.Φανταστείτε να πάρετε ένα από αυτά και να το κρεμάσετε στον τοίχο.
Bunlardan bir tane alıp duvarınıza astığınızı hayal etsenize.Представете си, че получавате едно от тези неща и искате да ги закачите на стената.
Bunlardan bir tane alıp duvarınıza astığınızı hayal etsenize.Представьте, что у вас есть такой и вы хотите повесить его на стене.
Bunlardan bir tane alıp duvarınıza astığınızı hayal etsenize.דמיינו, שאתם קונים מוצר כזה ורוצים לתלות אותה על הקיר.
Bunlardan bir tane alıp duvarınıza astığınızı hayal etsenize.تخيل حصولك على إحدى تلك الأشياء لتعلقها في جدارك
Bunlardan bir tane alıp duvarınıza astığınızı hayal etsenize.テレビを壁に掛けたいと思う人はどのくらいいますか?
Bunu savunmayı bırak ve işin boyunu aştığını itiraf et.Przyznaj, że po prostu siedzisz w tym po uszy.
Bunu savunmayı bırak ve işin boyunu aştığını itiraf et. Sen şu an kimle konuşuyorsun?Y patea a ese bastardo en los dientes lo más fuerte que puedas.
Burada i tarafında aştım ve ah ...여기 내가 옆에 앉아 오전
Burada i tarafında aştım ve ah ...Здесь я более на стороне и э ...
Burada i tarafında aştım ve ah ...Тут я більше на стороні і е ...
Burada i tarafında aştım ve ah ...אני כאן בצד
Burada i tarafında aştım ve ah ...أنا هنا أكثر على الجانب
Bu resmi, Oval Ofis'teki özel masamın üzerindeki duvara astım.저는 그 그림을 저의 집무실 바로 옆에 있는 제 개인 서재에 걸어 놓았습니다.
Bu resmi, Oval Ofis'teki özel masamın üzerindeki duvara astım.Y lo que colgado en mi estudio privado cerca de la Oficina Oval.
Bu resmi, Oval Ofis'teki özel masamın üzerindeki duvara astım.その絵を見る度に グレイスのことを想います
Bu videoyu burada bırakalım, çünkü zamanımı aştığımı düşünüyorum. -Yo he ido bien con el tiempo.
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.(136:2) на вербах, посреди его, повесили мы наши арфы.
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.Ai salici di quella terra appendemmo le nostre cetre
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.Aux saules de la contrée Nous avions suspendu nos harpes.
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.Chúng tôi treo đờn cầm chúng tôi Trên cây dương liễu của sông ấy.
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.Chúng_tôi treo đờn cầm chúng_tôi Trên cây dương_liễu của sông ấy .
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.fûzfákra, közepette, [oda] függesztettük hárfáinkat,
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.În sălciile din ţinutul acela ne atîrnaserăm arfele.
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.I pilträden som där voro hängde vi upp våra harpor.
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.그 중의 버드나무에 우리가 우리의 수금을 걸었나니
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.Na vrbe sredi one dežele smo obesili strune svoje.
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.Na vrbí v té zemi zavěšovali jsme citary své.
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.Na vŕby v ňom, v Babylone, sme boli povešali svoje harfy,
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.Na wierzbach, które są w nim, zawieszaliśmy harfy nasze.
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.Nos salgueiros que há no meio dela penduramos as nossas harpas,
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.Onze citers hadden wij daar aan de takken van een wilg gehangen,
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.Pada pohon-pohon gandarusa di negeri itu kami gantungkan kecapi kami
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.Pajuihin, joita siellä oli, me ripustimme kanteleemme.
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.På vidjene der hengte vi våre harper;
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.Sobre los sauces en medio de ella, colgábamos nuestras liras
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.Unsere Harfen hingen wir an die Weiden, die daselbst sind.
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.Vi hængte vore Harper i Landets Pile.
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.Επι τας ιτεας εν μεσω αυτης εκρεμασαμεν τας κιθαρας ημων.
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.На върбите всред него Окачихме арфите си.
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.על ערבים בתוכה תלינו כנרותינו׃
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.‎على الصفصاف في وسطها علقنا اعوادنا‎.
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.我 們 把 琴 掛 在 那 裡 的 柳 樹 上
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.我 們把 琴掛 在 那 裡 的 柳樹上
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.(37:5) ибо беззакония мои превысили голову мою, как тяжелое бремя отяготели на мне,
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Aku tenggelam dalam banjir kesalahanku, beban dosaku terlalu berat bagiku
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Căci fărădelegile mele se ridică deasupra capului meu; ca o povară grea, sînt prea grele pentru mine.
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Denn meine Sünden gehen über mein Haupt; wie eine schwere Last sind sie mir zu schwer geworden.
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Det er intet friskt i mitt kjød for din vredes skyld, det er ingen fred i mine ben for min synds skyld.
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Det finnes intet helt på min kropp för din vredes skull, intet helbrägda i mina ben för min synds skull.
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Door Uw toorn ben ik ziek geworden; door mijn zonde heb ik mijn gezondheid verloren.

İlgili Sayfalar