aştı ile cümle
aştı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Nadiren, solunması astımı tetikleyebilir.Harva võib laiuss põhjustada soolesulgust.
Yapılan soruşturmada, başka iddiaların aksine kendini astığı sonucuna varıldı.Teistel andmetel tunnistas ta ennast süüdistuse kahes viimases punktis siiski süüdi.
Helyum, bazen astım hastalarının solunumunu kolaylaştırmak için kullanılır.Heeliumit kasutatakse mõnikord lihtsustamaks astmahaigel hingamist.
Altı aylık gitmek almak için ne kadar uzun benim astı arazi ile anten sona erdi여섯 개월 가려고 얼마나 더 오래 제 동료 땅과 안테나는 종료
Altı aylık gitmek almak için ne kadar uzun benim astı arazi ile anten sona erdiעוד כמה זמן כדי לקבל ללכת שישה חודשים העמית לעבודה שלי עם הארץ האנטנה הסתיימה
Altı aylık gitmek almak için ne kadar uzun benim astı arazi ile anten sona erdiكم من الوقت للحصول على للذهاب لمدة ستة أشهر بلدي زميل العمل مع الأرض انتهت الهوائي
Altı aylık gitmek almak için ne kadar uzun benim astı arazi ile anten sona erdi土地を持つ アンテナは終了 裁判所内のボイドウイルスオリンパスと今 彼らは今のGET展示せれています
Ama birlikte bir aile gibi yaşadık, zorlukları birlikte aştık ve o hayatımın vazgeçilmez bir parçası oldu.Dzieliła ze mną trudy życia, stała się jego niezastąpioną częścią.
Ama birlikte bir aile gibi yaşadık, zorlukları birlikte aştık ve o hayatımın vazgeçilmez bir parçası oldu.Men vi har levet som en familie og været igennem meget sammen. Hun er blevet uundværlig i mit liv.
Ama birlikte bir aile gibi yaşadık, zorlukları birlikte aştık ve o hayatımın vazgeçilmez bir parçası oldu.Men vi har levt som en familj och genomlidit svårigheter tillsammans. Hon har blivit oumbärlig i mitt liv.
Ama birlikte bir aile gibi yaşadık, zorlukları birlikte aştık ve o hayatımın vazgeçilmez bir parçası oldu.Mutta olemme eläneet samassa perheessä ja kokeneet kovia. Xiao Meistä on tullut tärkeä osa elämääni.
Ama birlikte bir aile gibi yaşadık, zorlukları birlikte aştık ve o hayatımın vazgeçilmez bir parçası oldu.Αλλά ζούμε σαν μια οικογένεια, έχουμε περάσει δυσκολίες μαζί, και έχει γίνει αναπόσπαστο κομμάτι της ζωής μου.
Ama birlikte bir aile gibi yaşadık, zorlukları birlikte aştık ve o hayatımın vazgeçilmez bir parçası oldu.Но мы жили одной семьёй, вместе преодолевали трудности, и она стала неотъемлемой частью моей жизни.
Ama bir sabah, bu yazıyı bu Vincent Van Gogh resminin üstüne astım.Aber eines Morgens hing ich das selbe kleine Schild an das Gemälde von Vincent van Gogh.
Ama bir sabah, bu yazıyı bu Vincent Van Gogh resminin üstüne astım.Ale pewnego ranka, powiesiłem tę samą niewielką wywieszkę na tym obrazie Vincenta van Gogha.
Ama bir sabah, bu yazıyı bu Vincent Van Gogh resminin üstüne astım.Az egyik reggel pedig ugyanezt a táblácskát raktam ki, erre a Vincent van Gogh képre.
Ama bir sabah, bu yazıyı bu Vincent Van Gogh resminin üstüne astım.Dar într-o zi, am agățat același mic semn de această pictură de Vincent van Gogh.
Ama bir sabah, bu yazıyı bu Vincent Van Gogh resminin üstüne astım.Então, uma manhã, pendurei o mesmo sinal nesta pintura de Vincent van Gogh.
Ama bir sabah, bu yazıyı bu Vincent Van Gogh resminin üstüne astım.Jednoho dne jsem ten samý nápis pověsil na obrázek Vincenta van Gogha.
Ama bir sabah, bu yazıyı bu Vincent Van Gogh resminin üstüne astım.하지만 어느 날 아침, 전 이 사인을 반 고흐의 그림 밑에 걸어놨어요.
Ama bir sabah, bu yazıyı bu Vincent Van Gogh resminin üstüne astım.Maar op een ochtend hing ik dat plaatje op bij dat schilderij van Vincent van Gogh.
Ama bir sabah, bu yazıyı bu Vincent Van Gogh resminin üstüne astım.Mais un matin, j'ai accroché ce même panneau sur cette peinture de Vincent van Gogh.
Ama bir sabah, bu yazıyı bu Vincent Van Gogh resminin üstüne astım.Ma una mattina, appesi lo stesso cartellino al quadro di Vincent van Gogh.
Ama bir sabah, bu yazıyı bu Vincent Van Gogh resminin üstüne astım.Nhưng một sáng nọ, tôi treo cái bảng hiệu đó lên bức tranh của Vincent van Gogh.
Ama bir sabah, bu yazıyı bu Vincent Van Gogh resminin üstüne astım.Pero una mañana colgué la misma ficha en una pintura de Vincent Van Gogh.
Ama bir sabah, bu yazıyı bu Vincent Van Gogh resminin üstüne astım.Όμως ένα πρωί, κρέμασα την ίδια ταμπελίτσα πάνω στον πίνακα του Βίνσεντ Βαν Γκογκ.
Ama bir sabah, bu yazıyı bu Vincent Van Gogh resminin üstüne astım.Но една сутрин закачих същата табелка на онази картина от Винсент Ван Гог.
Ama bir sabah, bu yazıyı bu Vincent Van Gogh resminin üstüne astım.Но однажды утром, я повесил эту же небольшую табличку на вот эту картину Винсента ван Гога.
Ama bir sabah, bu yazıyı bu Vincent Van Gogh resminin üstüne astım.ובוקר אחד תליתי את השלט על הציור הזה של וינסנט ואן-גוך.
Ama bir sabah, bu yazıyı bu Vincent Van Gogh resminin üstüne astım.ولكن في صباح يوم ما، علقت نفس العلامة الصغيرة على لوحة للفنان فنسينت فان جوخ
Ama bir sabah, bu yazıyı bu Vincent Van Gogh resminin üstüne astım.(笑)
"Ama neden, yaşlanınca, miyop olacaksın, astigmat olacaksın." dedi. Bunları hep karıştırıyorum."Ma sì, vedrai, quando sarai più vecchio, sarai ipermetrope, astigmatico." -- io li confondo.
"Ama neden, yaşlanınca, miyop olacaksın, astigmat olacaksın." dedi."Dar vei vedea, când vei fi mai în vârstă vei fi prezbit, astigmatic",
"Ama neden, yaşlanınca, miyop olacaksın, astigmat olacaksın." dedi."그렇지만 당신이 더 나이가 들면 더 잘 보일거예요, 근시도 있고 난시도 있을테니"
"Ama neden, yaşlanınca, miyop olacaksın, astigmat olacaksın." dedi."Que si, ya verás cuando seas más viejo, tendrás hipermetropía, astigmatismo".
"Ama neden, yaşlanınca, miyop olacaksın, astigmat olacaksın." dedi."Toch wel, je zal wel zien, als je ouder bent zal je verziend, astigmatisch zijn."
Annelik ve yakın zamandaki bir astım krizi son derece haklı olarak hava kirliliğini tekrar aklına getirmiştir.Att bli förälder och ett astmaanfall nyligen har med all rätt fått henne att tänka på luftföroreningar igen.
Annelik ve yakın zamandaki bir astım krizi son derece haklı olarak hava kirliliğini tekrar aklına getirmiştir.Co zrozumiałe, macierzyństwo oraz niedawny atak astmy znów zwróciły jej uwagę na zanieczyszczenie powietrza.
Annelik ve yakın zamandaki bir astım krizi son derece haklı olarak hava kirliliğini tekrar aklına getirmiştir.Det, at hun er mor, og et astmaanfald for nylig har fået hende til at tænke over luftforureningen igen.
Annelik ve yakın zamandaki bir astım krizi son derece haklı olarak hava kirliliğini tekrar aklına getirmiştir.Materinstvo in nedavni astmatični napad sta ji v misli upravičeno priklicali onesnaženje zraka.
Annelik ve yakın zamandaki bir astım krizi son derece haklı olarak hava kirliliğini tekrar aklına getirmiştir.Pravdou je, že emise mnoha znečišťujících látek se od Annina dětství v celé Evropě podstatně snížily.
Annelik ve yakın zamandaki bir astım krizi son derece haklı olarak hava kirliliğini tekrar aklına getirmiştir.Quase de certeza que a maternidade e um ataque recente de asma trouxeram de novo à memória a poluição do ar.
Annelik ve yakın zamandaki bir astım krizi son derece haklı olarak hava kirliliğini tekrar aklına getirmiştir.Sa maternité ainsi qu’une récente crise d'asthme lui ont rappelé à juste titre la pollution de l'air.
Annelik ve yakın zamandaki bir astım krizi son derece haklı olarak hava kirliliğini tekrar aklına getirmiştir.Η μητρότητα και μία πρόσφατη κρίση άσθματος της έφεραν εύλογα στο νου την ατμοσφαιρική ρύπανση.
Astigmatımız var.Abbiamo l'astigmatismo.
Astigmatımız var. Gittikçe bozuluyor.난시도 있고요 시간이 지날수록 계속 악화되죠
Astigmatımız var. Gittikçe bozuluyor.Také existuje astigmatismus, dále se zrak zhoršuje v čase.
Astigmatımız var. Gittikçe bozuluyor.Є астигматизм, що з часом тільки погіршується.
Astigmatımız var. Gittikçe bozuluyor.אנשים מפתחים קאתרקט, כך שישנם הרבה דברים
Astigmatımız var. Gittikçe bozuluyor.لدينا انحراف بؤري. يتكون مع الزمن
Astigmatımız var. Gittikçe bozuluyor.白内障もある。
Astigmatımız var.Il y a des astigmatismes.
Astigmatımız var.Kita mempunyai astigmatisma.
Astigmatımız var.Temos astigmatismos.
Astigmatımız var.We hebben optische afwijkingen.
Astigmatımız var.Wir haben Hornhautverkrümmungen.
Astigmatımız var.Чували сме за астигматизма.
Astiitalyprovince. kgmAstiitalyprovince. kgm
Astiitalyprovince. kgmAstiitalyprovince. kgm
Astiitalyprovince. kgmAstiitalyprovince.kgm