Ana içeriğe geç
Sözlük

aşar ile cümle

aşar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
44
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Yehallelelin oğulları: Zif, Zifa, Tirya, Asarel.Fils de Jehalléleel: Ziph, Zipha, Thirja et Asareel.
Yehallelelin oğulları: Zif, Zifa, Tirya, Asarel.In sinovi Jehalelelovi: Zif in Zifa,Tirja in Asarel.
Yehallelelin oğulları: Zif, Zifa, Tirya, Asarel.Ja Jehallelelin pojat olivat Siif, Siifa, Tiireja ja Asarel.
Yehallelelin oğulları: Zif, Zifa, Tirya, Asarel.Jéhalélel fiai: Zif, Zifa, Tirja és Asárel.
Yehallelelin oğulları: Zif, Zifa, Tirya, Asarel.Jehallelels zonen waren Zif, Zifa, Tirea en Asareël.
Yehallelelin oğulları: Zif, Zifa, Tirya, Asarel.여할렐렐의 아들은 십과 시바와 디리아와 아사렐이요
Yehallelelin oğulları: Zif, Zifa, Tirya, Asarel.Los hijos de Jehalelel fueron: Zif, Zifa, Tiria y Asarel
Yehallelelin oğulları: Zif, Zifa, Tirya, Asarel.Och Jehallelels söner voro Sif och Sifa, Tirja och Asarel.
Yehallelelin oğulları: Zif, Zifa, Tirya, Asarel.Og Jehallelels sønner var Sif og Sifa, Tirja og Asarel.
Yehallelelin oğulları: Zif, Zifa, Tirya, Asarel.Os filhos de Jealelel: Zife, Zifá, Tíria e Asareel.
Yehallelelin oğulları: Zif, Zifa, Tirya, Asarel.Perez's Sønner: Jehallel'el og Ezra. Je'hallel'els Sønner: Zif, Zifa, Tireja og Asar'el.
Yehallelelin oğulları: Zif, Zifa, Tirya, Asarel.Synové pak Jehalleleelovi: Zif, Zifa, Tiriáš a Asarel.
Yehallelelin oğulları: Zif, Zifa, Tirya, Asarel.Synovia Jehallelélovi: Zíf, Zífa, Tiriáš a Asarél.
Yehallelelin oğulları: Zif, Zifa, Tirya, Asarel.Yehaleleel mempunyai empat anak laki-laki: Zif, Zifa, Tireya dan Asareel
Yehallelelin oğulları: Zif, Zifa, Tirya, Asarel.Και οι υιοι του Ιαλελεηλ, Ζιφ και Ζιφα, Θηρια και Ασαρεηλ.
Yehallelelin oğulları: Zif, Zifa, Tirya, Asarel.И Ялелеилови синове: Зиф, Зифа, Тирия и Асареил.
Yehallelelin oğulları: Zif, Zifa, Tirya, Asarel.Сыновья Иегаллелела: Зиф, Зифа, Фирия и Асареел.
Yehallelelin oğulları: Zif, Zifa, Tirya, Asarel.ובני יהללאל זיף וזיפה תיריא ואשראל׃
Yehallelelin oğulları: Zif, Zifa, Tirya, Asarel.وبنو يهللئيل زيف وزيفة وتيريا واسرئيل.
Yehallelelin oğulları: Zif, Zifa, Tirya, Asarel.耶 哈 利 勒 的 兒 子 是 西 弗 、 西 法 、 提 利 、 亞 撒 列
Yehallelelin oğulları: Zif, Zifa, Tirya, Asarel.耶哈利勒 的 兒子 是 西弗 、 西法 、 提利 、 亞撒列
Yürüyüp gitmeliydin. Bu işler boyunu aşar.كا ن يجدر بك الاستمرار في المشي
‹‹Yusuf meyveli bir dal gibidir, Kaynak kıyısında verimli bir dal gibi, Filizleri duvarların üzerinden aşar.Ett ungt fruktträd är Josef, ett ungt fruktträd vid källan; dess grenar nå upp över muren.
‹‹Yusuf meyveli bir dal gibidir, Kaynak kıyısında verimli bir dal gibi, Filizleri duvarların üzerinden aşar.Et ungt frukttre er Josef, et ungt frukttre ved kilden; grenene skyter ut over muren.
‹‹Yusuf meyveli bir dal gibidir, Kaynak kıyısında verimli bir dal gibi, Filizleri duvarların üzerinden aşar.Et yppigt Vintræ er Josef, et yppigt Vintræ ved Kilden, Ranker slynger sig over Muren.
‹‹Yusuf meyveli bir dal gibidir, Kaynak kıyısında verimli bir dal gibi, Filizleri duvarların üzerinden aşar.Giô-sép là chồi của cây tươi tốt, Mọc gần bên suối nước; Nhành nhánh phủ bao trên ngọn tường.
‹‹Yusuf meyveli bir dal gibidir, Kaynak kıyısında verimli bir dal gibi, Filizleri duvarların üzerinden aşar.Giô-sép là chồi của cây tươi_tốt , Mọc gần bên suối nước ; Nhành nhánh phủ bao trên ngọn tường .
‹‹Yusuf meyveli bir dal gibidir, Kaynak kıyısında verimli bir dal gibi, Filizleri duvarların üzerinden aşar.Joosef on nuori hedelmäpuu, nuori hedelmäpuu lähteen reunalla; sen oksat ulottuvat yli muurin.
‹‹Yusuf meyveli bir dal gibidir, Kaynak kıyısında verimli bir dal gibi, Filizleri duvarların üzerinden aşar."José es un retoño fructífero, retoño fructífero junto a un manantial; sus ramas trepan sobre el muro
‹‹Yusuf meyveli bir dal gibidir, Kaynak kıyısında verimli bir dal gibi, Filizleri duvarların üzerinden aşar.José é um ramo frutífero, ramo frutífero junto a uma fonte; seus raminhos se estendem sobre o muro.
‹‹Yusuf meyveli bir dal gibidir, Kaynak kıyısında verimli bir dal gibi, Filizleri duvarların üzerinden aşar.Joseph wird wachsen, er wird wachsen wie ein Baum an der Quelle, daß die Zweige emporsteigen über die Mauer.
‹‹Yusuf meyveli bir dal gibidir, Kaynak kıyısında verimli bir dal gibi, Filizleri duvarların üzerinden aşar.Jozef is een vruchtbare boom, die naast een bron staat. Zijn takken steken boven de muur uit.
‹‹Yusuf meyveli bir dal gibidir, Kaynak kıyısında verimli bir dal gibi, Filizleri duvarların üzerinden aşar.Jozef je syn plodného stromu, syn plodného stromu nad prameňom; jeho letorasty vychádzajú na múr.
‹‹Yusuf meyveli bir dal gibidir, Kaynak kıyısında verimli bir dal gibi, Filizleri duvarların üzerinden aşar.요셉은 무성한 가지 곧 샘 곁의 무성한 가지라 그 가지가 담을 넘었도다
‹‹Yusuf meyveli bir dal gibidir, Kaynak kıyısında verimli bir dal gibi, Filizleri duvarların üzerinden aşar.Latorośl płodna Józef, latorośl wyrastająca nad źródłem, a latorośli jego rozchodzą się po murze.
‹‹Yusuf meyveli bir dal gibidir, Kaynak kıyısında verimli bir dal gibi, Filizleri duvarların üzerinden aşar.Ratolest rostoucí Jozef, ratolest rostoucí podlé studnice; ratolesti vycházely nad zed.
‹‹Yusuf meyveli bir dal gibidir, Kaynak kıyısında verimli bir dal gibi, Filizleri duvarların üzerinden aşar.Termékeny fa József, termõ ág a forrás mellett, ágazata meghaladja a kõfalat.
‹‹Yusuf meyveli bir dal gibidir, Kaynak kıyısında verimli bir dal gibi, Filizleri duvarların üzerinden aşar.Yusuf bagai keledai muda, keledai liar dekat mata air, berlari-lari di lereng gunung
‹‹Yusuf meyveli bir dal gibidir, Kaynak kıyısında verimli bir dal gibi, Filizleri duvarların üzerinden aşar.Ο Ιωσηφ, κλαδος καρποφορος, κλαδος καρποφορος πλησιον πηγης, του οποιου οι βλαστοι εκτεινονται επι του τοιχου
‹‹Yusuf meyveli bir dal gibidir, Kaynak kıyısında verimli bir dal gibi, Filizleri duvarların üzerinden aşar.Иосиф е плодоносна вейка, Плодоносна вейка край извор; Клончетата й се простират по стената.
‹‹Yusuf meyveli bir dal gibidir, Kaynak kıyısında verimli bir dal gibi, Filizleri duvarların üzerinden aşar.בן פרת יוסף בן פרת עלי עין בנות צעדה עלי שור׃
‹‹Yusuf meyveli bir dal gibidir, Kaynak kıyısında verimli bir dal gibi, Filizleri duvarların üzerinden aşar.يوسف غصن شجرة مثمرة غصن شجرة مثمرة على عين. اغصان قد ارتفعت فوق حائط.
‹‹Yusuf meyveli bir dal gibidir, Kaynak kıyısında verimli bir dal gibi, Filizleri duvarların üzerinden aşar.約 瑟 是 多 結 果 子 的 樹 枝 、 是 泉 旁 多 結 果 的 枝 子 、 他 的 枝 條 探 出 牆 外
‹‹Yusuf meyveli bir dal gibidir, Kaynak kıyısında verimli bir dal gibi, Filizleri duvarların üzerinden aşar.約瑟 是 多 結 果子 的 樹枝 、 是 泉 旁 多 結果 的 枝子 、 他 的 枝條 探出 牆外
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod