aşamasında ile cümle
aşamasında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Tahkikat aşamasından sonra davanın ihbarı yapılamaz.Iz perspektive ljestava to ne može biti istina.
Bu ikili şu an beraber turne aşamasındadır.Obe grane su danas u sjeni turizma.
Bundan sonraki her kart çekme aşamasında ise yalnızca tur oyuncusu bir kart çeker.Nakon toga svaki igrač iz špila izvuče jednu karticu zadataka.
Ekzo-çekirdekler ise henüz araştırma aşamasındadır.Projekti koncentriranog zračenja su još u fazi istraživanja.
Üçüncü nesil güneş pilleri hala araştırma aşamasındadırlar.Projekti koncentriranog zračenja su još u razdoblju istraživanja.
Sadece Atina ve Londra şehirleri grup aşamasında aynı sezonda üç takım ile temsil edilmiştir.Na Olimpijskim u Ateni i Londonu su spojene po dvije kategorije.
Etil asetat fermantasyon aşamasında üretilir.Statička radna točka postavlja se u području zapiranja.
Binaya yeni bir ek olan Ünite 4 yapım aşamasındadır ve 2013 yılında açılması planlanıyor.Nastavak linije B (linija B1) se trenutno gradi, te se smatra da će se otvoriti 2010. godine.
Masumluk aşamasındaki biri yalnızca yapması gerekeni yapar.Má pocit nevinnosti, on iba urobil, čo mu kázali.
Proje tasarım aşamasında iptal edildi.Vývoj bol zastavený vo fázy návrhu.
Ancak rafinasyon aşamasında gerçekleşen ve birden fazla farklı fırın kullanılan birçok işlem bulunmaktadır.V oblasti raw stravy prebehlo a stále prebieha veľké množstvo štúdii.
İnşaat aşamasında 8000 işçi çalıştı.Cez pracovné dni pracuje v budove približne 8 000 zamestnancov.
Proje hâlâ planlama aşamasındadır.Projekt zostal iba vo fáze návrhu.
Almanya'nın işgalinin ilk aşamasında, Müttefik Kontrol Konseyi vasıtasıyla tüm yetkililer Dört ülkeye verildi.Po kapitulácii Nemecka bolo jeho územie rozhodnutím spojencov rozdelené do štyroch okupačných zón.
Albümün hazırlanması aşamasında Ağırbaş, Türkiye'nin önde gelen müzisyenleri ile birlikte çalışmıştır.Na albume Prophecy skupina spolupracovala so srbskými hudobníkmi.
Halihazırda iki adet ticari rota virüs aşısı mevcuttur ve birkaç tanesi daha geliştirme aşamasındadır.Na voljo je dvoje komercialnih cepiv proti rotavirusom in še več jih je v razvoju.
Mayın şu an deneme aşamasındadır.Aplikacija je še v preskusni fazi.
Aşılar geliştirilme aşamasında olup bazıları umut verici sonuçlar göstermiştir.V razvoju je več cepiv, ki kažejo obetavne rezultate.
3 yıllık yapım aşamasında oyunun birçok farklı versiyonu geliştirildi.Med produkcijo, ki je trajala tri leta, so razvijalci ustvarili več različic.
Uzay araştırmalarında ve Uluslararası Uzay İstasyonu'nun yapım aşamasında görev almıştır.Njegove naloge so bile raziskovalne in povezane z Mednarodno vesoljsko postajo.
İki sistem ikinci bir test aşamasından geçirildi.Oba koncepta sta se končala v fazi testiranja.
Masumluk aşamasındaki biri yalnızca yapması gerekeni yapar.Nezaupljiv do plemstva je skušal vse storiti sam.
2000 yılından beri, şehir merkezindeki yapım aşamasındaki gökdelen sayısı keskin bir şekilde arttı.Od leta 1900 se je strukturno stanje gradu dramatično poslabšalo.
Atbaşı Bulutsusu'nun altında yer alan parlak noktalar, henüz oluşum aşamasındaki genç yıldızlardır.Svetle pege v meglici so mlade zvezde, ki ravnokar nastajajo.
Yargılandığı tüm davalardan Yargıtay aşamasında beraat etti.Zagovarjal se je kot nedolžen skozi celoten proces sojenja.
Otomobile geliştirme aşamasında, proje kod adı olarak ‘Tomcat’ ismi verildi.Operacinės sistemos kūrimo metu ji buvo vadinama kodiniu vardu Chicago.
Proje hâlâ planlama aşamasındadır.Statinys stačiakampio plano.
Limanın karayolu ve demiryolu bağlantıları projeleri de yapım aşamasındadır.Planuojama giliavandenio uosto ir geležinkelio linijos statyba.
Ancak Türkiye grup aşamasında turnuvadan elendi.Turkėms turnyras baigėsi grupės varžybose.
Grup aşamasında takımlar beş bölge grubuna ayrılmıştır.Šiame etape komandos padalinamos į penkias grupes.
Bursa: (Yazılma aşamasında). ss. 88-90.Dyzeliniai:OHC 1.8 L. 88 – 90 AG.
Uygulama aşamasında kontrolörlüğün üstlenilmesi ve işin eksiksiz teslim alınması.Jį traukė polinkis į pasąmoningumą ir darbo atlikimas neatidėliojant.
İplik üretimi aşamasında ipliğin yapısına eklenir.Dėl gamybos klaidų sudužo kilimo metu.
Bunlara ek olarak plan ve yapım aşamasında olan kırk tane daha var.Planeerimis- või ehitusjärgus on veel üheksa tanklat.
2 GB kapasiteye sahip olan sürümleri ise henüz geliştirilme aşamasındadır.Koduste kaasaskantavate kõvaketaste maht on tänapäevaks suurenenud 2000 GB-ni ja mahu kasv jätkub.
Bu oyun hâlâ geliştirme aşamasındadır.Samas on selline mängimine väga arendav.
Ancak çalışmalar maddi yetersizliklerden dolayı hafriyat aşamasında kalmıştır.Mõned seavad end füüsilise julguse tõttu hooletult ohtu.
Proje hâlâ planlama aşamasındadır.Fondi tegutseb projektipõhiselt.
2014 itibarıyla, Falcon 9 v1.1 faal olarak kullanılmaktadır ve Falcon Heavy ise geliştirme aşamasındadır.2014. aasta seisuga on Falcon 9 aktiivses kasutuses ja toimub Falcon Heavy väljaarendamine.
Ancak diğer modellerin gelişme aşamasında yaşanan sorun burada da ortaya çıktı.Uuemates universumite mudelites on ka need probleemid lahendatud.
Üretim aşamasında fabrikalar daha fazla enerjiye ihtiyaç duyarlar.Töömasinate käitamiseks on vaja energiat, mida toodavad jõumasinad.
1994'te prototip aşamasındaki kapalı devre rebreather'lara ulaşabilecek kadar şanslıydım.1994년에 전 운이 좋게도 폐쇠 회로 수중 마스크를 보게 되었습니다.
1994'te prototip aşamasındaki kapalı devre rebreather'lara ulaşabilecek kadar şanslıydım.1994年に 閉鎖式リブリーザーの試作品を 幸運にも使えました それでは 閉鎖式リブリーザーですが
1994'te prototip aşamasındaki kapalı devre rebreather'lara ulaşabilecek kadar şanslıydım.En 1994, j'ai eu la chance d'avoir accès à un de ces prototypes de recycleurs à circuit fermé.
1994'te prototip aşamasındaki kapalı devre rebreather'lara ulaşabilecek kadar şanslıydım.En 1994 tuve la suerte de tener acceso a estos prototipos de recicladores de aire de circuito cerrado.
1994'te prototip aşamasındaki kapalı devre rebreather'lara ulaşabilecek kadar şanslıydım.In 1994, am fost destul de norocos să am acces la aceste prototipuri de recirculatoare cu circuit închis.
1994'te prototip aşamasındaki kapalı devre rebreather'lara ulaşabilecek kadar şanslıydım.In 1994 had ik het geluk om dit prototype "rebreather" (her-inademer) met gesloten circuit te mogen gebruiken.
1994'te prototip aşamasındaki kapalı devre rebreather'lara ulaşabilecek kadar şanslıydım.Năm 1994, tôi rất may mắn được tiếp xúc với những nguyên mẫu bình thở đóng mạch.
1994'te prototip aşamasındaki kapalı devre rebreather'lara ulaşabilecek kadar şanslıydım.Nel 1994 fui abbastanza fortunato da poter ottenere questi prototipi di autorespiratori a circuito chiuso.
1994'te prototip aşamasındaki kapalı devre rebreather'lara ulaşabilecek kadar şanslıydım.W 1994 uzyskałem dostęp do prototypu apratu oddechowego o układzie zamkniętym.
1994'te prototip aşamasındaki kapalı devre rebreather'lara ulaşabilecek kadar şanslıydım.Το 1994, είχα την τύχη να αποκτήσω έναν από τους πρώτους Επανεισπνευτήρες Κλειστού Κυκλώματος.
1994'te prototip aşamasındaki kapalı devre rebreather'lara ulaşabilecek kadar şanslıydım.През 1994-а имах късмета да получа достъп до тези прототипни превдишватели със затворен кръг.
1994'te prototip aşamasındaki kapalı devre rebreather'lara ulaşabilecek kadar şanslıydım.ב 1994 התמזל מזלי וקבלתי גישה לאב טיפוס של מערכת ממחזרת נשימה
1994'te prototip aşamasındaki kapalı devre rebreather'lara ulaşabilecek kadar şanslıydım.في عام 1994، كنت محظوظاً بما فيه الكفاية للوصول لنموذج إعادة التنفس الدائري المغلق.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.Bien sûr, à ce stade de la vie il était dans une forme plus digne qu'il ne l'était à l'époque.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.Evident în această etapă de viaţă, el era într-o formă oarecum mai respectabilă decât înainte.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.당연히 지금 인생 단계에서 그는 과거보다 어느 정도 위엄 있습니다.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.Naturalmente con gli anni il suo aspetto è diventato più dignitoso di come appariva un tempo.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.Naturligtvis, vid denna tiden i hans liv befann han sig i en något värdigare form än han var tidigare.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.Obviamente, en esta etapa de la vida él tiene ahora un aspecto más digno que en aquella época.