Ana içeriğe geç
Sözlük

aşağılayıcı ile cümle

aşağılayıcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
6
HECE
8
ORT. KELİME
Arkadaşlarımıza güvenmemek onlar tarafından aldatılmaktan daha aşağılayıcıdır.It is more ignominious to mistrust our friends than to be deceived by them.
Sarhoş erkekler kulüpteki kadınlara yönelik aşağılayıcı yorumlar yapıyorlardı.The drunken men made derogatory remarks toward the women in the club.
O aşağılayıcı.That's humiliating.
Bu aşağılayıcı.This is humiliating.
Eğer Tom aşağılayıcı olursa ona kapıyı göster.If Tom becomes insulting, show him the door.
Bu çok aşağılayıcı.This is so humiliating.
Bir kadın olarak aşağılayıcı bulduğum şarkılar var.There are songs that I find degrading as a woman.
Bu şarkı kadınlar için aşağılayıcı.This song is degrading to women.
Aşağılayıcı bir deneyimdi.It was a humbling experience.
Bu gerçekten aşağılayıcı.This is really humiliating.
O aşağılayıcı olurdu.That would be humiliating.
Dan'ın mesajı aşağılayıcıydı.Dan's message was insulting.
O aşağılayıcıydı.It was humiliating.
Tom bazı aşağılayıcı yorumlar yaptı.Tom made some derogatory remarks.
Hepsi çok aşağılayıcı oldu.It's all been very humbling.
Elbiseleri çıkararak yapılan aramalar aşağılayıcı ve insanlıktan düşürücüdür.Strip searches are degrading and dehumanizing.
William'ın yorumu özellikle aşağılayıcıydı.William's comment was particularly insulting.
Yani, yazarlar çoğu zaman otorite figürlerini, aşağılayıcı ve olumsuz bir şekilde göstermektedir.Thus, the writers often portray authority figures in an unflattering or negative light.
Ottósson, bu teklifi aşağılayıcı buldu ve Yeşilay lojmanlarından bir hol kiraladı.Ottósson found the suggestion insulting and rented a hall of the Good Templars' Lodge.
Aşağılayıcı lakaplar okulla sınırlı değildir.Abuse of the disabled is not limited to schools.
Ve öngörülebilir sonuçları, zafer, parlak bir zafer veya aşağılayıcı, rezil bir yenilgidir.And the only foreseeable outcomes are triumph -- glorious triumph -- or abject, ignominious defeat.
Ama çok aşağılayıcı bir tecrübe edindim.Instead, I had a very humbling experience.
Bana göre, bu saçmalıkta çok ileriye gittik ve notlandırma aşağılayıcı hâle geldi.Well, in my opinion, we went too far with this nonsense, and grading became degrading.
Ve türümüzün belki 600:00 yıldır var olduğunu hatırlamak aşağılayıcı.And it's humbling to remember that our species has, perhaps, been around for [150,000] years.
İnkâr edip ayetlerimizi yalalayanlara gelince, onlar için aşağılayıcı bir azap öngörülmüştür.But those who did not believe and called Our revelations lies, will be given disgraceful punishment.
İşte onlar için aşağılayıcı bir azab vardır.For such as these the nemesis will be shameful.
Onlara aşağılayıcı bir azab hazırlamıştır.There is a shameful punishment ready for them.
Andolsun ki biz İsrailoğullarını o aşağılayıcı azabdan kurtardık.So We saved the children of Israel from degrading suffering
Onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.For such as these the nemesis will be shameful.
Ahiret azabı ise daha aşağılayıcıdır ve onlar yardım görmezler.And verily the doom of the Hereafter will be more shameful, and they will not be helped.
Gerçekten aşağılayıcı bir durumdu."It was really humiliating."
Eş anlamlısı, daha aşağılayıcı olan Yaşlı Bakire'dir.A synonymous, but more pejorative, term is Old Maid.[2]
Terim aşağılayıcı ve kimi zaman kişiler tarafından benimsenebilir.The term may be pejorative, or it may be affectionately embraced.
Bu aşağılayıcı yenilgi Peroz'u Ak Hunlara karşı yeni bir sefer başlatmaya yöneltti.It was this humiliating defeat which led Peroz to launch a new campaign against the Hephthalites.
Ancak, bu sırada Galya'daki kabileler ayaklandı ve Romalılar aşağılayıcı bir yenilgiye uğradılar.However, tribes rose up on the continent, and the Romans suffered a humiliating defeat.
Türkçe'de avrat, 'kadın' veya 'eş' için genellikle aşağılayıcı bir terimdir.In Turkish, avrat is an often derogatory term for 'woman' or 'wife'.
Terim o zamandan beri batıdaki "Yahuda " terimine benzer aşağılayıcı bir terim haline geldi.[101]The term has since become a pejorative akin to the western term "Judas".[101]
Terim neredeyse her zaman aşağılayıcı bir şekilde kullanılır.The term is almost always used pejoratively.
Aşağılayıcı terim olarak kullanımıPejorative term
Aşağılayıcı lakaplar okulla sınırlı değildir.Das Einzugsgebiet der Schule ist nicht auf das Stadtgebiet beschränkt.
Çoğu zaman aşağılayıcı bir şekilde kullanılır.Dans la plupart des cas, il suffit de les humidifier.
Kitabın adı yayımcının önerisiydi ve Bauer Kardeşler ve taraftarlarına aşağılayıcı bir göndermeydi.El título fue sugerido por el editor a modo de una referencia irónica a los hermanos Bauer y sus seguidores.
Yani, yazarlar çoğu zaman otorite figürlerini, aşağılayıcı ve olumsuz bir şekilde göstermektedir.Por lo tanto, los escritores a menudo retratan a figuras de autoridad en una luz desfavorable o negativa.
Çoğu zaman aşağılayıcı bir şekilde kullanılır.Viene usato spesso in senso dispregiativo.
İngilizlerin Kabil'den bu aşağılayıcı çekilmesinin ardından Afganistan'da hırslarını frenlemek zorunda kaldı.Gli inglesi frenarono le loro ambizioni in Afghanistan dopo l'umiliante ritiro da Kabul.
İzmir Büyücüleri'nin Türklüğü aşağılayıcı ifadeler içerdiği gerekçesiyle 2005 Aralığında Türk Ceza Kanunu 301.في سنة 2005 تم تمرير الفقرة 301 في القانون التركي يجرم فيه الاعتراف بالمذابح في تركيا.
İngilizlerin Kabil'den bu aşağılayıcı çekilmesinin ardından Afganistan'da hırslarını frenlemek zorunda kaldı.كبحت جماح البريطانيين في أفغانستان بعد هذا الإنسحاب المخزي من كابل.
İngilizlerin Kabil'den bu aşağılayıcı çekilmesinin ardından Afganistan'da hırslarını frenlemek zorunda kaldı.Os britânicos limitaram as suas ambições no Afeganistão após esta humilhante retirada de Cabul.
Yani, yazarlar çoğu zaman otorite figürlerini, aşağılayıcı ve olumsuz bir şekilde göstermektedir.Assim, os escritores muitas vezes retratam figuras de autoridade em uma luz desfavorável ou negativa.
Kitabın adı yayımcının önerisiydi ve Bauer Kardeşler ve taraftarlarına aşağılayıcı bir göndermeydi.Boktiteln var avsedd som en sarkastisk referens till bröderna Bauer och deras anhängare.
Aşağılayıcı lakaplar okulla sınırlı değildir.Жорсткі порядки в школі дуже не подобаються друзям.
Bu da onu bencil, aşağılayıcı ve kibirli yapmıştır.Від цього їй стає страшно, образливо і соромно.
Bu sahneler utandırıcı ve evet biraz aşağılayıcıydı" diye cevaplamıştır.Ty byly trapné a, ano, trochu ponižující."
İngilizlerin Kabil'den bu aşağılayıcı çekilmesinin ardından Afganistan'da hırslarını frenlemek zorunda kaldı.A megalázó kabuli kivonulás után a britek Afganisztán iránti érdeklődése megcsappant.
Çoğu zaman aşağılayıcı bir şekilde kullanılır.Nimitystä pidetään usein loukkaavana.
İngilizlerin Kabil'den bu aşağılayıcı çekilmesinin ardından Afganistan'da hırslarını frenlemek zorunda kaldı.Briterne holdt deres ambitioner i Afghanistan i ave efter det ydmygende tilbagetog fra Kabul.
Çoğu zaman aşağılayıcı bir şekilde kullanılır.Bruges ofte ornamentalt.
İngilizlerin Kabil'den bu aşağılayıcı çekilmesinin ardından Afganistan'da hırslarını frenlemek zorunda kaldı.イギリスはカーブルからの屈辱的な撤退の後、アフガニスタンへの野心を抑えていた。
Aşağılayıcı lakaplar okulla sınırlı değildir.しかし、鬼の追撃は校内以上に厳しく限界がない。
Eş anlamlısı, daha aşağılayıcı olan Yaşlı Bakire'dir.かさねよりやや年上の、淑やかな少女。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod