Biz aceleyle merdivenlerden aşağı koştuk.We hurried down the stairs.
Hindistan, Asya'nın en büyük üçüncü ülkesidir.India is the third largest country in Asia.
Kazakistan, Orta Asya'daki en geniş ülkedir.Kazakhstan is the largest country in Central Asia.
Endonezya Güneydoğu Asya'daki en büyük ülkedir.Indonesia is the largest country in South-East Asia.
Bana aşık olduğun doğru mu?Is it true that you are in love with me?
Aşk çılgındır.Love is crazy.
Erkekler asla ağlamaz.Men never cry.
Bizim, canavarlara değil, askerlere ihtiyacımız var.We need soldiers, not monsters.
Ay'a kaç tane astronot gitti?How many astronauts have gone to the moon?
Bir asırda kaç yıl vardır?How many years are there in a century?
O bana aşıktı ama ben ona aşık değildim.She was in love with me, but I wasn't in love with her.
Bu ona hâlâ aşık olduğum anlamına mı geliyor?Does this mean that I am still in love with her?
Sen bu çocuğa aşıksın."You've got a crush on this boy." "No, I don't!"
Onunla asla tekrar konuştum.I never talked to him again.
Ben aslında yanıtı bilmiyorum.I actually don't know the answer.
Tom asla çiğ at eti yemedi.Tom has never eaten raw horse meat.
Tom asla bu kadar çok abur cubur yemezdi.Tom never used to eat so much junk food.
Ben asla et yemekten geri kalmam.I'd never go back to eating meat.
Sizin isteğiniz aşkta önemli değildir. Biz kimi sevdiğimizi seçmeyiz.Your will is unimportant in love. We don't choose who we love.
Bana aşık mı oluyorsun?Are you falling in love with me?
Onu bir daha asla yapma.Don't ever do that again.
Mary'ye aşık olan tek kişi sen değilsin.You aren't the only one who's in love with Mary.
Bir aşk mektubu çevirebilir misin?Can you translate a love letter?
Benim cümlelerimi asla tercüme etmez.He never translates my sentences.
Aşağıya bakma.Don't look down.
Onun nerede olduğunu asla bilemezsin.You will never know where he is.
Bu genç çift aşık.This young couple is in love.
Onu asla demedim.I never said that.
Ben hiç kimseye asla söylemedim.I've never told anyone.
Senin gerçekte kim olduğunu asla kimseye söylemeyeceğim.I'll never tell anyone who you really are.
Aslında demek istediğim bu değil.That isn't actually what I meant.
Ben akşam sekizden sonra asla yemek yemeye çalışmam.I try to never eat after 8:00 p.m.
O aşırı iffet taslayan bir kadın.She's a prude.
Benimle asla tekrar böyle konuşma.Don't ever talk to me like that again.
Asla benimle tekrar konuşma.Don't ever talk to me again.
Hiçbir şey yapmazsan, asla biri olamazsın.If you never do anything, you never become anyone.
Bunu bir daha asla yapmayacağına söz ver bana.Promise me you'll never do that again.
Onlar, iki saat boyunca asansörde sıkışmış.They were stuck in the elevator for two hours.
Hiçbir şey bizi ölümden kurtarmazsa, en azından aşk bizi ölümden kurtarsın.If nothing saves us from death, may love at least save us from life.
Dün yeni aşama inşaatını tamamladık.Yesterday, we finished constructing the new stage.
Lütfen aşağıdaki metni okuyunuz.Please read the text below.
"Tom, Mary'den iki ev aşağıda yaşar." "Bu oldukça yakın.""Tom lives two houses down from Mary." "That's pretty close."
Endişelenme. Seni asla terk etmeyeceğim.Don't worry. I'll never leave you.
Onun adını asla söyleme.Don't ever say her name.
Asla tekrar onun adından bahsetme.Don't ever mention his name again.
Tom'un senden ne kadar daha güçlü olduğunu asla unutma.Don't ever forget how much stronger Tom is than you are.
Beni tekrar asla arama.Don't ever call me again.
Bunu tekrar asla yapmayacağım.I'll never do that again.
Kesinlikle onu asla tekrar yapmayacağım.I'll definitely never do that again.
Asla onu tekrar yapmayacağım.I'll never ever do that again.
Onu tekrar asla yapmak istemiyorum.I don't ever want to do that again.
Biz o yazarın adına aşinayız.We are familiar with that author's name.
Bu, anahtar noktadır. Ya şimdi ya da asla.This is the key point. It's now or never.
Tom asla bir şey çalmazdı.Tom would never steal anything.
Tom Mary'ye asla yalan söylemez.Tom would never lie to Mary.
Tom Mary'ye asla vurmazdı.Tom would never hit Mary.
Tom bunu asla yapmazdı.Tom would never do that.
Tom asla Mary'den vazgeçmeyecek.Tom will never give up on Mary.
Tom seni asla affetmeyecek.Tom will never forgive you.
Tom yanında Mary ile birlikte caddede aşağıya doğru yürüyordu.Tom was walking down the street with Mary at his side.