Ana içeriğe geç
Sözlük

aş ile cümle

aş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Maribor'da oldukça eski bir asma vardır.There is a quite old vine at Maribor.
Aslında, dolabı kapalı tutarım.Indeed, I keep the cupboard closed.
Sağduyu ile bir kişi, bu tür bir şeyi asla yapmaz.A person with common sense would never do this kind of thing.
Aşkın ne olduğunu bilmiyorum.I don't know what love is.
Bekledi ve bekledi ama o asla geri gelmedi.She waited and waited, but he never came back.
Onlar asla vazgeçmez.They never give up.
Onu asla unutma.Never forget it.
Asla bilmeyeceğiz.We'll never know.
O sadece bir ast.He's only a subordinate.
Aslında o oynak bir kadın.Actually she is a loose woman.
Asya nasıl?How is Asia?
Aşk sadece hissetmek değil aynı zamanda bir sanattır.Love is not just a feeling, but also an art.
Âşık olmak biraz zaman alır.Falling in love takes some time.
Ben çok âşığım!I'm so in love!
Ben alışılmadık bir yere aşık oldum.I fell in love in an unlikely place.
Aşk tarafından kör edilen biri, canavara bile hayran olabilir.One who is blinded by love admires even a monster.
İş asla bitmez, değil mi?Work never ends, does it?
Bin iki yüz elli altı tane asker Alamut kalesini yıktı.One thousand two hundred and fifty-six soldiers destroyed the fortress of Alamut.
Peter o kıza aşık olmuştu.Peter had fallen in love with that girl.
Asker arkadaşının hayatını kurtarmak için kendini feda etti.The soldier sacrificed himself to save his friend's life.
Aktörler ve politikacılar bir fotoğraf çekiminden asla vazgeçmezler.Actors and politicians never pass up a photo op.
O sık sık toplantıları asar.He often skips meetings.
Ve aslında, basitti!And actually, it was simple!
Her zaman asansöre binebilirsin.You can always ride the elevator.
O, gün aşırı onu hastanede görmek için gitti.He went to see her in the hospital every other day.
Ben asla umut ve hayallerin düşüncelerini bulmayacağım.I will never find thoughts of hope and dreams.
Aslında o güzel değil ama iyi huylu.Indeed she is not beautiful, but she is good-natured.
Sen kuduza karşı aşılanmalısın.You must be vaccinated against rabies.
Ben aşkın değilim.I'm not your love.
Aslında onu tanıyorum, sadece nerede olduğunu hatırlayamıyorum.Actually I know him, I just can't remember where from.
Tom Mary tarafından asla öpülmedi.Tom has never been kissed by Mary.
Asansör hizmet dışı.The lift is out of order.
Biz kendimize ait güzel bir aşk hikayemiz var.We have a nice love story of ourselves.
Bu aktrisin muhteşem performansı tüm beklentileri aştı.The wonderful performance of this actress exceeded all expectations.
Aşk ve arkadaşlık birbirini dışlar.Love and friendship are mutually exclusive.
O, asla o kadar korkmamıştı.She'd never been so frightened.
Birlikte geçirdiğimiz dakikaları asla unutmayacağım.I'd never forget the moments we've spent together.
O seferden asla geri dönmedi.He never returned from that expedition.
O asla uzun süre kalmaz.He never stays long.
Aslanlar kafeslerinde kükredi.The lions roared in their cages.
Aşağıdaki formülü tamamlayın.Complete the formula here below.
Karşılıksız aşkı sevmiyorum; aşkımızın karşılıklı olmasını istiyorum.I don't like unrequited love; I want our love to be mutual.
Biz Asahi gazetesine abone olduk.We are subscribed to the Asahi paper.
Bazı Asyalılar daha teknolojik çözümler aramaktadır.Some Asians seek more technological solutions.
Seni düşünmeden asla bir gün geçirmedim .I never spend a day without thinking of you.
Ben asla tekrar böyle bir şeyin meydana gelmesine izin vermeyeceğim.I'll never again let such a thing happen.
Allah aşkına neye bakıyorsun?What on earth are you looking at?
O, asistanına oldukça fazla güvenir.He trusts his assistant quite a lot.
O önemli bir politikacı olma hırsını asla unutmadı.He never forgot his ambition to become a leading politician.
O büyük bir politikacı olma hırsını asla unutmadı.He never forgot his ambition to become a great politician.
O askerdeyken, sıkı ordu kurallarına uydu.When he was in the military, he conformed to the strict army rules.
O ne kadar yerse yesin asla kilo alamaz.No matter how much she eats, she never gains weight.
Onunla öyle bir yerde karşılaşmayı asla ummadım.I never expected to meet her in a place like that.
Askerlik görevimi Ankara'da yaptım.I had my military service in Ankara.
Sandalye çok yüksekti ve kendimi havada asılı bacaklarım ile buldum.The chair was too high, and I found myself with my legs hanging in the air.
Onun aşçılığı en iyisidir.Her cooking is the best.
Onun aşçılığı şaşırtıcıdır.Her cooking is amazing.
O ürkek görünüyor, ama o aslında iradeli bir kişidir.She seems timid, but she's actually a strong-willed person.
Tom bir anneler günü tebrik kartını annesine göndermeyi neredeyse asla unutmaz.Tom almost never forgets to send his mother a Mother's Day greeting card.
Onu tekrar asla görmedim.I never saw her again.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod