Tom aşırı dozda uyuşturucudan öldü.Tom died of a drug overdose.
Tom Mary'ye âşık olmayı beklemiyordu.Tom didn't expect to fall in love with Mary.
Tom kesinlikle bir saat için 300 dolardan daha aşağısına çalışmaz.Tom definitely won't work for less than $300 an hour.
Tom askere yazılmaya karar verdi.Tom decided to enlist in the army.
Tom Mary'nin aşçılıkta niçin iyi olmadığını anlayamadı.Tom couldn't understand why Mary wasn't very good at cooking.
Tom Mary'nin onu ziyaret etmek için niçin asla gelmediğini anlayamadı.Tom couldn't understand why Mary never came to visit him.
Tom askere alınacağı ihtimalini tamamen göz ardı edemedi.Tom couldn't completely rule out the possibility that he was going to get drafted.
Tom Mary gibi bir kadına asla âşık olmadı.Tom could never fall for a woman like Mary.
Tom ona yapmasını istediğin şeyi asla yapamadı.Tom could never do what you are asking him to do.
Tom'un böylesine pahalı bir gerdanlığı almaya asla gücü yetmedi.Tom could never afford to buy such an expensive necklace.
Tom Mary'nin nehrin aşağısına doğru sürüklenişini izlemekten başka bir şey yapamadı.Tom could do nothing but watch Mary being swept down the river.
Tom Mary'nin ona asla yardım etmemesinden yakındı.Tom complained that Mary never helped him.
Tom suçlar işledi fakat asla hüküm giymedi.Tom committed crimes, but was never convicted.
Tom odunla yanan aşçı sobası için odun yardı.Tom chopped wood for his woodburning cook stove.
Tom Mary'yi caddeden aşağıya doğru kovaladı.Tom chased Mary down the street.
Tom asla kullanmadığı şeyler alarak kesinlikle çok para harcıyor.Tom certainly spends too much money buying things he never uses.
Tom asla tekrar eve gidemez.Tom can never go home again.
Tom tekrar asla yürüyemiyeceğine inanmaya başladı.Tom began to believe that he'd never be able to walk again.
Ne yaparsan yap, Tom asla kabul etmez.No matter what you do, Tom will never agree.
Arkadaşlarımın çoğu, Tom ve Mary'nin aşırı korumacı ebeveynler olduklarını düşünüyorlar.Many of my friends think that Tom and Mary are overprotective parents.
Tom'un yüzemiyeceğini asla tahmin etmezdim.I would never have guessed that Tom couldn't swim.
Tom'un o kadar iyi Fransızca konuşabileceğini asla aklımdan geçirmezdim.I would never have guessed that Tom could speak French so well.
Tom ve Mary'nin birbirlerine âşık olacaklarını asla tahmin etmezdim.I would never have guessed that Tom and Mary would fall in love with each other.
Bu tür şey burada asla olmazdı.This type of thing never used to happen here.
Yapmayı asla denememen gereken bazı şeyler vardır.There are some things that you should never try doing.
Japonya'da uygun bir dükkân bulmak için asla çok uzağa gitmek zorunda değilsin.In Japan, you never have to go too far to find a convenience store.
Öyle düşük bir fiyata yağ satın alabileceğini asla tahmin etmezdim.I would never have guessed that you could buy butter for such a low price.
Anyi ve Asun iki erkek kardeştir.Anyi and Asun are two brothers.
Tom'un hatalı olduğuna asla ikna edemeyeceğimize inanmaya başlıyorum.I'm beginning to believe that we'll never be able to convince Tom that he's wrong.
Köprü askerler tarafından yapılmıştı.The bridge was to be built by the soldiers.
Onların şapkaları orada asılı.Their hats are hanging over there.
Asla şeker kullanmayız.We never use sugar.
Tom daha önce asla böyle bir şey görmediğini söyledi.Tom said that he'd never seen anything like this before.
Onu asla yapmayacağız.We'll never make it.
Asla geri gitmeyeceğimi düşünüyordum.I thought I'd never go back.
Ben seni asla tekrar yalnız bırakmayacağım.I'll never leave you alone again.
Zorluklar yıldırıcı ama biz bunları aşabiliriz.The challenges are daunting, but we can overcome them.
Aşağıdaki yazma iletilerinden birini seç.Choose one of the following writing prompts.
O daha önce asla orada değildi.That was never there before.
O ne dediğime asla dikkat etmez.He never pays attention to what I say.
Ben aslında ekim ayında eve dönüyorum.I'm actually coming home in October.
O, asla pantolon giymez.She never wears pants.
Aspirin neyden yapılır?What is aspirin made of?
Askılar kişiliğimi oluşturur.Suspenders make my personality.
Sadece aşk kalbini kırabilir.Only love can break your heart.
O genç görünüyor ama aslında 40 yaşın üzerinde.He seems young, but he's actually over 40 years old.
Gerçekten ondan hoşlanmıyorum, aslında, ondan nefret ediyorum.I don't really like him, in fact, I hate him.
Ben asla rüya görmem. Bu normal mi?I never dream. Is that normal?
Lütfen aşırıya kaçmayın.Please don't overdo it.
Ben bu yıl evlenmeyeceğim. Aslında, hiç evlenmeyebilirim.I won't be getting married this year. In fact, I may never get married.
Hastalandığını asla görmek istemiyorum.I never want to see you get sick.
Başını belaya soktuğunu asla görmek istemiyorum.I never want to see you get in trouble.
Senin gibi bir kadın bulacağımı asla düşünmedim.I never thought I'd find a woman like you.
Zaten ondan asla hoşlanmadım.I never liked that one anyway.
Tom öyle görünen bir ceketi asla giymezdi.Tom would never wear a coat that looked like that.
Tom caddenin aşağısına doğru yürüdü.Tom walked down the street.
Tom, âşık olduğunu düşünüyor.Tom thinks he's in love.
Hem Tom hem de Mary astronot olmak istediler.Tom and Mary both wanted to be astronauts.
Türkiye'de zorunlu askerlik vardır.Compulsory military service exists in Turkey.
Ben asansörü üçüncü kata çağırdım.I took the elevator to the third floor.