Bu malzeme asla aşınmaz.This material never wears out.
Normal aşınma ve yıpranma garanti kapsamında değildir.The warranty doesn't cover normal wear and tear.
Garanti normal aşınma ve yıpranmayı içermemektedir.The warranty doesn't cover normal wear and tear.
Süspansiyon ayrıca aracın kendisini, herhangi bir yükü veya bagajı hasar ve aşınmadan korumaktadır.The suspension also protects the vehicle itself and any cargo or luggage from damage and wear.
Ozon kauçuk parçaların aşınmasına neden olabilir.Ozone can degrade rubber parts.
Bu tipte bir diş aşınmasının başka bir yaygın sebebi diş fırçalarken aşırı kuvvet uygulamaktır.A common source of this type of tooth wear is excessive force when using a toothbrush.
Minenin yıpranma oranı, atrisyon (aşınma) denir, normal şartlar altında yılda 8 mikrometredir.The wear rate of enamel, called attrition, is 8 micrometers a year from normal factors.
Kimyasal değişim aynı zamanda aleti aşınmaya da daha dayanıklı hale getirebilir.The chemical change can also make the tool more resistant to corrosion.
Atrisyon, karşı dişlerden gelen mekanik kuvvetlerin etkisiyle diş aşınmasıdır.Attrition is the loss of tooth structure by mechanical forces from opposing teeth.
Bu aşınma süreci, krater özelliklerini yumuşatır ve yuvarlaklaştırır.This erosional process softens and rounds the features of the crater.
EUH071 Solunum yolunda aşınmaya yol açar.E39 leads out to Songdalen.
Diğer yandan ileri derecede diş aşınması görülmektedir.She hates the dentist above all else.
70li yılların başında Senato güçlerinde aşamalı bir aşınma görülmüştü.The prior 70 years had witnessed a gradual erosion in senatorial powers.
Mühendisler her türlü makine konstrüksiyonunda aşınmanın etkilerini dikkate almak zorundadırlar.What Every Engineer Should Know about Engineering Workstations.
İlçede aşınma sonucu ortaya çıkmış platolar oldukça geniş bir yer tutmaktadır.And the demo that is out there in bootleg form is pretty good.
Bu yanlış ziyaretçinin bir aşınma varsa almayın maske. "Be in your chamber then at that hour, and do not take it amiss if your visitor wear a mask."
Sonra o saatte odasında olun ve ziyaretçinin bir aşınma varsa, yanlış yapmayız maske. "Be in your chamber then at that hour, and do not take it amiss if your visitor wear a mask."
Birde kirlenme var, arabanın aşınması ve zaman...There is also pollution, wear on the car, and time.
Doğal parkın dışındaki bu alanda çeşitli şekillerde aşınmaya uğramış bu toprağı geliştiriyoruz.This is an area way outside the National Park, stretching out into all these very degraded lands.
Arazi tamamen tahrip edilmişti, oradaki aşınmadan toprak kurumuştu.Land completely destroyed, the erosion there, the land had dried.
Şimdi bir hoşgörü aşınma bu özel ekleme'yi seçinNow select a tolerance for wear on this particular insert
Üstünüzde yedi sağlam/aşınmaz kurduk.We raised over you several secure (skies),
İşte budur doğru, eskimez ve aşınmaz din.That is the upright religion.
Bu tipte bir diş aşınmasının başka bir yaygın sebebi diş fırçalarken aşırı kuvvet uygulamaktır.A common source of this type of tooth wear is excessive force when using a toothbrush.
Abfraksiyon esneme kuvvetlerine bağlı diş aşınmalarıdır.Abfraction is the loss of tooth structure from flexural forces.
Ayrıca, artrit lokal kemik aşınmasının ilk kapsamlı tanımını yaptı. [1]Also, he provided the first comprehensive description of local bone erosion in arthritis.[1]
Üçüncü bölüm aşınma hataları olarak bilinen, artan bir arıza oranıdır.The third part is an increasing failure rate, known as wear-out failures.
Etkilenen bu dişler çabuk aşınmaya meyillidir. [1]These affected teeth tend to erode quickly.[12]
Yayın lifleri erkek at kuyruğu kıllarıdır (kısrak kılları idrarla aşınma eğilimindedir.) [1]The fibers of the bow are male horse tail hairs (Mare hairs tend to be worn by her urine.)[13]
Asit erozyonu bir tür diş aşınmasıdır.Acid erosion is a type of tooth wear.
Uygun malzemelerin kullanımı gibi yağlama da aşınmayı azaltır.Lubrication also reduces wear, as does the use of suitable materials.
EUH071 Solunum yolunda aşınmaya yol açar.EUH071 Wirkt ätzend auf die Atemwege.
Fiziksel aşınma sıcaklık farkından ortaya çıkar.Betrachten wir dazu die physikalische Größe Temperatur.
Dahası, Ötzi'nin ağız yapısının 3D analizine göre Ötzi'nin aşınmamış tek bir dişi bile olmadığı görülmüştür.Wir zeigen, dass V {\displaystyle V} keinen nirgends verschwindenden Schnitt hat.
Minenin yıpranma oranı, atrisyon (aşınma) denir, normal şartlar altında yılda 8 mikrometredir.Le taux d'usure de l'émail, appelé attrition, est de 8 µm par an en temps normal.
70li yılların başında Senato güçlerinde aşamalı bir aşınma görülmüştü.Les 70 années précédentes avaient été témoins d’une érosion graduelle du pouvoir des sénateurs.
Bu buzullarda aşınma bölgesi ile nadiren karşılaşılır.Il est très peu courant d'en trouver hors de la région de Champagne.
Soketlerin aşınması sonucu 0,1 mm veya daha küçük boyutlarda da olabilmektedir.Il est possible d’atteindre des valeurs proches de 0.1 µm voire mieux.
Sert fırçalama erişkin dönemde minenin aşınmasına neden olabilir.Le mal d'altitude peut vous foudroyer dès votre arrivée.
Genellikle aşınmayı önleyici olarak kullanılır.L'appétit est le plus souvent conservé.
Kimyasal değişim aynı zamanda aleti aşınmaya da daha dayanıklı hale getirebilir.El cambio químico, por su parte, puede hacer que la herramienta sea más resistente a la corrosión.
Yollar yürünmekle aşınmaz.Dificultad para caminar.
Diğer yandan ileri derecede diş aşınması görülmektedir.En la parte posterior se bifurca el dentario.
Bu safhada aşınma hızı çok azdır.En esa estación hay muy poca humedad.
Bu ilk aşınmaya rodaj aşınması adı verilir.Empieza la llamada fiebre de oro.
Eğer nehir yoksa plaja aşınmaya uğrar.Creen que si no se bañan en el río, la comunidad sufrirá penurias.
Genelde yüksek kayma hızlarında ve büyük yüklerde görülen bir aşınma şeklidir.Perde massa ad un ritmo elevato come avviene solitamente nelle stelle supermassicce.
Bu değişime aşınma mekanizmalarının etkisi büyüktür.Le barriere all'uscita da tale regime di cambio sono molto elevate.
Bir birikme bölgesi, dar bir hareket bölgesi ve aşınma bölgesi bulunur.Il campo diventa un luogo di transizione, una zona di confine tra la vita e la morte.
İlçede aşınma sonucu ortaya çıkmış platolar oldukça geniş bir yer tutmaktadır.Il pilota, posto anteriormente in posizione centrale, ha uno spazio piuttosto angusto.
Zamanla aşınmalar ile düzleşmiş, Neojen sonunda yeniden yükselmeye uğramış kıvrım ve kırıklı dağlardandır.Он протянулся от Ветреных холмов с господствующей вершиной Заветерь (Амон Сул) до реки Бруинен (Гремячей).
Fiziksel aşınma bir materyalin zaman içinde fiziksel koşullar altında uğradığı aşınmadır.Также она может мгновенно заморозить живую материю при физическом контакте.
Bu safhada aşınma hızı çok azdır.В любом случае скорострельность была бы невысокой.
Kimyasal değişim aynı zamanda aleti aşınmaya da daha dayanıklı hale getirebilir.Одновременно возрастает химическая стойкость.
Aşınmayı gündelik yaşamın her cephesinde de görmek mümkündür.Это означает, что каждый пункт на земном шаре можно наблюдать ежедневно с высоким разрешением.
Bu tipte bir diş aşınmasının başka bir yaygın sebebi diş fırçalarken aşırı kuvvet uygulamaktır.أحد المصادر الشائعة لمثل هذه القوى استخدام فرشاة الأسنان بعنف.
Aşınmayı gündelik yaşamın her cephesinde de görmek mümkündür.يمكن مشاهدة حيود الضوء في حياتنا اليومية.
İlçede aşınma sonucu ortaya çıkmış platolar oldukça geniş bir yer tutmaktadır.المشهور ان موقع الدخان بطول متموج يجلب معنى.
Bu rahatsızlığın en büyük zararı arka dişlerde aşınma meydana getirmesidir.أخطر ما يقوم به هذا السم هو التسبب في إحداث إحصار أذيني بطيني.
Atrisyon, karşı dişlerden gelen mekanik kuvvetlerin etkisiyle diş aşınmasıdır.Abrasão dentária é a perda da estrutura dentária por forças mecânicas externas.