aşın ile cümle

aşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
En azından aşina olduğunuza eminim.Tôi chắc chắn rằng ít nhất bạn cũng đã quen với nó.
En azından aşina olduğunuza eminim.אני בטוח שלפחות שמעתם על זה.
En azından aşina olduğunuza eminim.أنا متأكد من أنكم على دراية به على الأقل به.
En azından aşina olduğunuza eminim.先ほどミルに投票した3人はご存知でしょう
Eşitsizliğin, bölücü ve sosyal olarak aşındırıcı olduğu sezgisinin제 생각에 불평등이 서로를 갈라놓고 사회적으로 유해하다는 직감은
Eşitsizliğin, bölücü ve sosyal olarak aşındırıcı olduğu sezgisininלדעתי האינטואיציה שאי-שוויון מעורר מחלוקות ופוגע חברתית
Eşitsizliğin, bölücü ve sosyal olarak aşındırıcı olduğu sezgisininفأنا أعتقد أن الإحساس بأن عدم المساواة الاجتماعية هي سبب تآكل وخراب المجتمع
Eşitsizliğin, bölücü ve sosyal olarak aşındırıcı olduğu sezgisininフランス革命以前から存在していました
Evet güzel gözükür, zaman geçtikçe aşınmaz.من الممكن إستخدامه لعرض الثروة فقط لأنه جميل ، في بعض الفترات و لأنه لا يصدأ .
Evet güzel gözükür, zaman geçtikçe aşınmaz.金は、いつまでたっても、 腐食しません。 過去に誰かが
Evet, şunlara bak. Bu farklı aletlere aşinasınız -- dürüst olmak gerekirse TED icatlar ile ilgili.자. 이걸 보세요. 그래요. 매우 다양한~
Evet, şunlara bak. Bu farklı aletlere aşinasınız -- dürüst olmak gerekirse TED icatlar ile ilgili.TEDは発明が専門だから 正直に DH:そうだね
Evet, şunlara bak. Bu farklı aletlere aşinasınız -- dürüst olmak gerekirse TED icatlar ile ilgili.Uitați-vă la asta...Tot felul de....
Evet, şunlara bak. Bu farklı aletlere aşinasınız -- dürüst olmak gerekirse TED icatlar ile ilgili.כן, תסתכל על זה. אתה יודע כל מיני סוגים --
Evet, şunlara bak. Bu farklı aletlere aşinasınız -- dürüst olmak gerekirse TED icatlar ile ilgili.حسنا .. انظروا الى هذه .. تبدو مميزة
Fakar bu parçalar, bu fikre karşı çıkıp, parça aşına bir oy olması fikrini savundular.Ale oczywiście te inne stany, duchowieństwo i szlachta, powiedzieli: nie, niech każdy stan ma jeden głos
Fakar bu parçalar, bu fikre karşı çıkıp, parça aşına bir oy olması fikrini savundular.Ale samozrejme, zvysne dva stavy povedali: "Nie, nie, nechajme jeden hlas pre jeden stav"
Fakar bu parçalar, bu fikre karşı çıkıp, parça aşına bir oy olması fikrini savundular.Dar evident celelalte Stări, clerul și nobilimea, au zis nu, toți votăm ca Stări.
Fakar bu parçalar, bu fikre karşı çıkıp, parça aşına bir oy olması fikrini savundular.Francia está en crisis financiera, la gente muere de hambre... ¿Qué haríais vosotros?
Fakar bu parçalar, bu fikre karşı çıkıp, parça aşına bir oy olması fikrini savundular.Je ale jasné, že ty ostatní stavy namítaly: "Ne, ne, radši to uděláme jako jeden hlas na jeden stav."
Fakar bu parçalar, bu fikre karşı çıkıp, parça aşına bir oy olması fikrini savundular.한 대표 당 한 투표권을 가지게 하는 것이었습니다. 그렇지만 명백하게 이 다른 계급들은 이렇게 말했습니다. "안돼. 안돼. 안돼. 그냥 한 계급 당 투표권 하나로 가자."
Fakar bu parçalar, bu fikre karşı çıkıp, parça aşına bir oy olması fikrini savundular.Maar natuurlijk zeiden de andere staten "Nee, nee, laten we het op één stem per staat houden".
Fakar bu parçalar, bu fikre karşı çıkıp, parça aşına bir oy olması fikrini savundular.Mas, obviamente, esses outros estados, o clero e a nobreza, disseram "Não, vamos votar como estados".
Fakar bu parçalar, bu fikre karşı çıkıp, parça aşına bir oy olması fikrini savundular.Όμως, προφανώς, οι άλλες τάξεις είπαν: "Όχι, μία ψήφος ανά τάξη"
Fakar bu parçalar, bu fikre karşı çıkıp, parça aşına bir oy olması fikrini savundular.Але, очевидно, інші класи, тобто дворяни і духовенство, були проти, хотіли голосувати 1стан=1голос.
Fakar bu parçalar, bu fikre karşı çıkıp, parça aşına bir oy olması fikrini savundular.Но очевидно, что эти другие сословия сказал "Нет, нет, оставим голоса на имущество"
Fakar bu parçalar, bu fikre karşı çıkıp, parça aşına bir oy olması fikrini savundular..נציג אחד, הצבעה אחת לכל מעמד אך כמובן שהמעמדות האחרים אמרו "בואו נשאיר זאת כקול עבור כל מעמד"
Fakar bu parçalar, bu fikre karşı çıkıp, parça aşına bir oy olması fikrini savundular.ممثل واحد، صوت واحد. ولكن من الواضح أن هذه الطبقات الأخرى قالت "لا، لا، دعونا نجعل لكل طبقة صوت"
Fakar bu parçalar, bu fikre karşı çıkıp, parça aşına bir oy olması fikrini savundular.だめだ、階級につき一票だ、と言いました。 その日の終わりに、第三身分は負けました。
Genelde ortak noktaya sahip olan iki isin, bir aci olusturur Acilarin konseptine asina oldugunuzdan eminim.おそらく角/アングルの概念に精通しています。
Geometrik şekillerle daha da aşina olmaya başladılar.그들은 더 깊은 기하학적인 사고를 하기 시작했습니다
Geometrik şekillerle daha da aşina olmaya başladılar.Sie begannen sogar noch nachdenklich über geometrische Dinge bekommen.
Geometrik şekillerle daha da aşina olmaya başladılar.Ti byli ještě pozornější, co se geometrie týče.
Geometrik şekillerle daha da aşina olmaya başladılar.Ti začali byť ešte pozornejší čo sa týka geometrie.
Geometrik şekillerle daha da aşina olmaya başladılar.بدأوا في التفكير أعمق عن أشياء هندسية
Gerçi muhtemelen bununla aşinasınız.كلمة براقة جداً! ولكن ربما كنتم على دراية بهذه الكلمة
Gerçi muhtemelen bununla aşinasınız.なぜなら、もうたくさん運動エネルギーについて話しましたから。
Gizli kelimeyi dolu Ben aşina eminim ve ben mektup düşünüyorum ve onlara bildirin kiJestem pewien, że jesteś zaznajomiony z tym i ja myślę list i niech wiedzą, że
Glass-Seagull kanun paketi o zamandan beri sistematik olarak aşındırıldı.1933년부터 실시된 법인데요, 이 법은 고의적으로 파괴되었습니다.
Glass-Seagull kanun paketi o zamandan beri sistematik olarak aşındırıldı.Systematycznie niszczono, postanowienia z 1933 roku.
Glass-Seagull kanun paketi o zamandan beri sistematik olarak aşındırıldı.החוק שנכנס לתוקף ב-1933, הלך ונשחק בשיטתיות.
Glass-Seagull kanun paketi o zamandan beri sistematik olarak aşındırıldı.والتي كنا نقوم بها منذ عام 1933 والتي كانت تدمر بشكل منهجي نظامنا المالي
Glass-Seagull kanun paketi o zamandan beri sistematik olarak aşındırıldı.當時法案就出動 而家已經有組織地被廢除
Glass-Seagull kanun paketi o zamandan beri sistematik olarak aşındırıldı.組織的に崩されてしまいました 現在 こういったものを 復元しようという雰囲気があります
Güney Afrika Çünkü ben sadece burada idim, bu nedenle onların sahip oldukları zorluklara biraz aşinayım.남아공의 예를 한 번 들어 볼까 합니다, 돌아온 지 얼마 안됐기 때문에 그들이 당면한 도전과제에 대해 좀 알고 있으니까요.
Güney Afrika Çünkü ben sadece burada idim, bu nedenle onların sahip oldukları zorluklara biraz aşinayım.W tej kwestii zostaliśmy sami na placu boju.
Güney Afrika Çünkü ben sadece burada idim, bu nedenle onların sahip oldukları zorluklara biraz aşinayım.מדינת דרום אפריקה, בגלל שהייתי בה לא מזמן,, ועקב כך אני קצת מכיר חלק מהאתגרים שיש להם.
Güney Afrika Çünkü ben sadece burada idim, bu nedenle onların sahip oldukları zorluklara biraz aşinayım.دولة جنوب افريقيا, لأنني كنت هناك مؤخرا، لذلك فانني مدرك قليلا عن بعض التحديات التي يواجهونها.
Güney Afrika Çünkü ben sadece burada idim, bu nedenle onların sahip oldukları zorluklara biraz aşinayım.この国の問題のいくつかに ちょっとは通じていますからね ここは人口4千5百万の 新興国です
Hepimiz kişiselleştirme veya özelleştirme fikriyle aşinayız.Chúng ta đều thân thuộc với ý tưởng tùy chỉnh và cá nhân hóa.
Hepimiz kişiselleştirme veya özelleştirme fikriyle aşinayız.우리는 다들 주문생산이나 개인화라는 생각에 익숙합니다
Hepimiz kişiselleştirme veya özelleştirme fikriyle aşinayız.Mindannyiunk számára ismert a testreszabás és a személyessé tétel gondolata.
Hepimiz kişiselleştirme veya özelleştirme fikriyle aşinayız.Nous sommes tous habitués au principe du sur-mesure, ou de la personnalisation.
Hepimiz kişiselleştirme veya özelleştirme fikriyle aşinayız.Siamo tutti abituati all'idea di customizzazione e personalizzazione.
Hepimiz kişiselleştirme veya özelleştirme fikriyle aşinayız.Todos estamos familiarizados con la idea de personalización.
Hepimiz kişiselleştirme veya özelleştirme fikriyle aşinayız.Tuturor ne e familiară idea de individualizare sau personalizare.
Hepimiz kişiselleştirme veya özelleştirme fikriyle aşinayız.We zijn allemaal vertrouwd met het idee van op maat maken en personaliseren.
Hepimiz kişiselleştirme veya özelleştirme fikriyle aşinayız.Wir kennen die Idee, Produkte anzupassen oder zu personalisieren.
Hepimiz kişiselleştirme veya özelleştirme fikriyle aşinayız.Wszyscy wiemy, co to jest dostosowanie się do klienta, personalizacja.
Hepimiz kişiselleştirme veya özelleştirme fikriyle aşinayız.Всички сме наясно с идеята за персонализирането.

İlgili Sayfalar