Ana içeriğe geç
Sözlük

aşı ile cümle

aşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Alkali asitleri nötr hale getirir.Alkalis neutralize acids.
Bazı oldukça aşırı şeyler yaptığını duyuyorum.I hear you've done some pretty extreme stuff.
Bence stresten aşırı yiyen çok insan vardır.I think there are many who binge eat from stress.
Meyve bahçesi uzmanı bir elma tomurcuğunu kök gövde üzerine aşıladı.The orchardist grafted an apple bud onto the rootstock.
Eğer sen bana asistanlık yaparsan, o büyük bir yardım olur.If you could assist me, it would be a great help.
Bill, babasının aşırı derecede sigara içmesinden nefret ediyor.Bill hates that his father smokes heavily.
Onunla karşılaştığım anda ona âşık oldum.I fell in love with her the moment I met her.
Ben ona âşığım.I'm in love with her.
Onun ona âşık olduğunu söylüyorlar.They say that she is in love with him.
Onun ona âşık olduğu doğrudur.It's true that he is in love with her.
Aşırı şekilde cömert olması onun en büyük hatası.Being overly generous is his greatest fault.
Para kazanmak hayatındaki asıl amaçtır.Making money is his main purpose in life.
Aşırı içki içmek, iktidarsızlık nedenlerinden biridir.Excessive drinking is one of the causes of impotence.
Ann aşırı derecede çikolataya düşkün.Ann is exceedingly fond of chocolate.
Kendini aşırı yorma.Don't overexert yourself.
Ona deli gibi aşık oldum.I fell madly in love with him.
Asıl sorun şu ki.There's the rub.
O, yeni öğretmene aşık oldu.She fell in love with the new teacher.
Lütfen ceketinizi giriş salonunda asın.Please hang your coat in the anteroom.
Lütfen ceketinizi bekleme odasına asın.Please hang your coat in the anteroom.
Sana âşık oldum ve seninle evlenmek istiyorum.I'm in love with you and I want to marry you.
Et aşırı kızarmıştı.The meat was overfried.
Motor aşırı ısınıyor.The motor overheats.
Joe bu kıza çılgınca âşık.Joe is madly in love with that girl.
Aşk aşka aşıktır.Love loves love.
Aşk aşka nasıl aşık olabilir ki?How can love love love?
Aşırı içme sağlığınız için zararlıdır.Binge drinking is harmful for your health.
Sana aşığım.I'm in love with you.
O bir Rus göçmene aşık oldu.She fell in love with a Russian immigrant.
Dalida aşırı dozda uyku hapından öldü.Dalida died from an overdose of sleeping pills.
Üniversitede asıl branş olarak neyi planlıyorsun?What do you plan to major in at college?
O ona fena halde âşık oldu.He fell for her big time.
On yedi yaşımdan beri böyle aşık olmadım.I haven't fallen in love like this since I was seventeen.
O hiçbir zaman âşık olmadı.She's never fallen in love.
O bana aşina.It's familiar to me.
Tetanoz aşısı köpek ısırmasından daha çok acıttı.The tetanus shot hurt more than the dog bite.
Asit, metale saldırır.Acid attacks metal.
Aşı kolumda komik küçük bir iz bıraktı.The vaccination left a funny little mark on my arm.
Muhabbetin aşırısı yatakta biter.Familiarity breeds contempt and children.
Hayır, o şimdiye kadar aşık olmamıştı.No, until now she has never fallen in love.
O sana aşık olmalı.He has to be in love with you.
Tom Alaska'nın aşırı soğunu sever.Tom likes the extreme cold of Alaska.
Aşırı para sorunu yaşıyorlar.They're having extreme money problems.
Tom'un işi aşırı stress yaratıyor.Tom's job creates extreme stress.
Aşırı hızın cezası nedir?How much is the fine for speeding?
Amerikalı yetişkinlerin yaklaşık % 65'i sağlıkları için iyi olmayan aşırı kiloludurlar.About 65% of American adults are overweight, which isn't good for their health.
Aşırı uçlar başkanın karısını kaçırdı.Extremists kidnapped the president's wife.
Tom üniversitede edebiyatı asıl branş olarak aldı.Tom majored in literature at the university.
Aşılar çocukluk hastalıklarını önlemeye yardımcı olur.Vaccinations help prevent childhood diseases.
Şirket geçici bir büro asistanı istihdam etti.The company hired a temporary office assistant.
Bilim adamları kanser için henüz bir aşı bulmadı.Scientists haven't found a vaccine for cancer yet.
Jonas Salk 1952 yılında çocuk felci aşısını geliştirdi.Jonas Salk developed the polio vaccine in 1952.
2010 yılında, H1N1 aşısı sıkıntısı vardı.In 2010, there was a shortage of H1N1 vaccine.
Doktorlar her yıl grip aşısını duyururlar.Doctors advertise the flu shot every year.
Filiberto aşina olmadığımız bir şehirde çok büyük bir dairede yaşıyor.Filiberto lives in a very large apartment in a city we're not familiar with.
O beni kendi asistanı yaptı.He made me his own assistant.
Asılmış bir adamın evinde ipten söz etmeyin.Don't mention rope in the home of a hanged man.
Normal aşınma ve yıpranma garanti kapsamında değildir.The warranty doesn't cover normal wear and tear.
Garanti normal aşınma ve yıpranmayı içermemektedir.The warranty doesn't cover normal wear and tear.
Sana aşık oldum.I fell in love with you.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod