Raffiella Chapman rolü Claire Densmore, saçının altında ikinci bir ağza sahip küçük kız.Raffiella Chapman kao Claire Densmore, djevojčica koja ima iza glava skrivena još jedna usta.
Başarısı ağızdan ağza söylenir oldu.Šie pasakojimai sklido iš lūpų į lūpas.
Bir büyük yudum şarap ağza alınır.Käes kõikus tal tohutu pudel viina.".
Geçmişi hakkında çok iyi belgeler bulunmadığından, sadece ağızdan ağza anlatılan hikâyeler vardır.Ajaloolistes dokumentides teda ei mainita, ainukesed vihjed on tema teostes.
‹‹Ağza giren her şeyin mideye indiğini, oradan da helaya atıldığını bilmiyor musunuz?"Begrijpen jullie dan niet dat alles wat men eet naar de maag gaat en tenslotte in het riool terechtkomt?
‹‹Ağza giren her şeyin mideye indiğini, oradan da helaya atıldığını bilmiyor musunuz?Các ngươi chưa hiểu vật gì vào miệng thì đi thẳng xuống bụng , rồi phải bỏ ra nơi kín sao ?
‹‹Ağza giren her şeyin mideye indiğini, oradan da helaya atıldığını bilmiyor musunuz?Các ngươi chưa hiểu vật gì vào miệng thì đi thẳng xuống bụng, rồi phải bỏ ra nơi kín sao?
‹‹Ağza giren her şeyin mideye indiğini, oradan da helaya atıldığını bilmiyor musunuz?Či nerozumiete, že všetko to, čo vchádza do úst, ide do brucha a vyhadzuje sa von do stoky?
‹‹Ağza giren her şeyin mideye indiğini, oradan da helaya atıldığını bilmiyor musunuz?Ettekö käsitä, että kaikki, mikä käy suusta sisään, menee vatsaan ja ulostuu?
‹‹Ağza giren her şeyin mideye indiğini, oradan da helaya atıldığını bilmiyor musunuz?Forstår I endnu ikke, at alt, hvad der går ind i Munden, går i Bugen og føres ud ad den naturlige Vej?
‹‹Ağza giren her şeyin mideye indiğini, oradan da helaya atıldığını bilmiyor musunuz?Insen I icke att allt som går in i munnen, det går ned i buken och har sin naturliga utgång?
‹‹Ağza giren her şeyin mideye indiğini, oradan da helaya atıldığını bilmiyor musunuz?Jeszczeż nie rozumiecie, iż wszystko, co wchodzi w usta, w brzuch idzie, i do wychodu bywa wyrzucono?
‹‹Ağza giren her şeyin mideye indiğini, oradan da helaya atıldığını bilmiyor musunuz?입으로 들어가는 모든 것은 배로 들어가서 뒤로 내어버려지는 줄을 알지 못하느냐
‹‹Ağza giren her şeyin mideye indiğini, oradan da helaya atıldığını bilmiyor musunuz?Mégsem értitek-é, hogy minden, a mi a szájon bemegy, a gyomorba jut, és az árnyékszékbe vettetik?
‹‹Ağza giren her şeyin mideye indiğini, oradan da helaya atıldığını bilmiyor musunuz?Não compreendeis que tudo o que entra pela boca desce pelo ventre, e é lançado fora?
‹‹Ağza giren her şeyin mideye indiğini, oradan da helaya atıldığını bilmiyor musunuz?Nerozumíte-liž, že všecko, což v ústa vchází, do břicha jde a vypouští se ven?
‹‹Ağza giren her şeyin mideye indiğini, oradan da helaya atıldığını bilmiyor musunuz?Ne umete li, da gre vse, kar prihaja v usta, v trebuh in se meče ven?
‹‹Ağza giren her şeyin mideye indiğini, oradan da helaya atıldığını bilmiyor musunuz?¿No entendéis que todo lo que entra en la boca va al estómago y sale a la letrina
‹‹Ağza giren her şeyin mideye indiğini, oradan da helaya atıldığını bilmiyor musunuz?Non capite che tutto ciò che entra nella bocca, passa nel ventre e va a finire nella fogna
‹‹Ağza giren her şeyin mideye indiğini, oradan da helaya atıldığını bilmiyor musunuz?Nu înţelegeţi că orice intră în gură merge în pîntece, şi apoi este aruncat afară în hazna?
‹‹Ağza giren her şeyin mideye indiğini, oradan da helaya atıldığını bilmiyor musunuz?Skjønner I ikke at alt det som kommer inn i munnen, går i buken og kastes ut den naturlige vei?
‹‹Ağza giren her şeyin mideye indiğini, oradan da helaya atıldığını bilmiyor musunuz?Tidak tahukah kalian, bahwa yang masuk ke dalam mulut turun ke dalam perut, dan kemudian keluar lagi
‹‹Ağza giren her şeyin mideye indiğini, oradan da helaya atıldığını bilmiyor musunuz?Δεν εννοειτε ετι οτι παν το εισερχομενον εις το στομα καταβαινει εις την κοιλιαν και εκβαλλεται εις αφεδρωνα;
‹‹Ağza giren her şeyin mideye indiğini, oradan da helaya atıldığını bilmiyor musunuz?еще ли не понимаете, что все, входящеев уста, проходит в чрево и извергается вон?
‹‹Ağza giren her şeyin mideye indiğini, oradan da helaya atıldığını bilmiyor musunuz?Не разбирате ли, че всичко що влиза в устата, минава в корема, и се изхвърля в захода?
‹‹Ağza giren her şeyin mideye indiğini, oradan da helaya atıldığını bilmiyor musunuz?Чи ще не зрозуміли, що те, що входить в уста, йде в живіт, і звергаєть ся в одхідник;
‹‹Ağza giren her şeyin mideye indiğini, oradan da helaya atıldığını bilmiyor musunuz?העוד לא תשכילו כי כל הבא אל הפה יורד אל הכרש וישפך משם למוצאות׃
‹‹Ağza giren her şeyin mideye indiğini, oradan da helaya atıldığını bilmiyor musunuz?ألا تفهمون بعد ان كل ما يدخل الفم يمضي الى الجوف ويندفع الى المخرج.
‹‹Ağza giren her şeyin mideye indiğini, oradan da helaya atıldığını bilmiyor musunuz?豈 不 知 凡 入 口 的 、 是 運 到 肚 子 裡 、 又 落 在 茅 廁 裡 麼
‹‹Ağza giren her şeyin mideye indiğini, oradan da helaya atıldığını bilmiyor musunuz?豈 不 知 凡 入口 的 、 是 運到 肚子 裡 、 又 落在 茅廁裡麼
Gözlere, ağza baktığınızda oyukları görebiliyorsunuz, aslında içi boş. ..Ж: Словом, эта скульптура полая. М:
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.Bánh nhờ dối gạt mà được lấy làm ngon ngọt cho người; Nhưng kế sau miệng người đầy sạn.
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.Bánh nhờ dối gạt mà được lấy_làm ngon_ngọt cho người ; Nhưng kế sau miệng người đầy sạn .
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.Brød vunnet ved svik smaker mannen søtt, men siden blir hans munn full av småsten.
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.Chutný je človekovi chlieb falše; ale potom sa jeho ústa naplnia štrkom.
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.Chutný jest někomu chléb falše, ale potom ústa jeho pískem naplněna bývají.
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.Das gestohlene Brot schmeckt dem Manne wohl; aber hernach wird ihm der Mund voll Kieselsteine werden.
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.E' piacevole all'uomo il pane procurato con frode, ma poi la sua bocca sarà piena di granelli di sabbia
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.Gyönyörûséges az embernek az álnokságnak kenyere; de annakutána betelik az õ szája kavicsokkal.
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.Harta hasil tipuan, mula-mula lezat rasanya, tetapi kemudian terasa seperti kerikil belaka
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.속이고 취한 식물은 맛이 좋은듯하나 후에는 그 입에 모래가 가득하게 되리라
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.Le pain du mensonge est doux à l`homme, Et plus tard sa bouche est remplie de gravier.
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.Makea on miehelle petoksella saatu leipä, mutta perästäpäin hän saa suunsa täyteen soraa.
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.Onrechtmatig verkregen goed smaakt aanvankelijk zoet, maar verandert tenslotte in een mondvol scherpe stenen.
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.Orättfånget bröd smakar mannen ljuvligt, men efteråt bliver hans mun full av stenar.
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.Pînea minciunii este dulce omului, dar mai pe urmă gura îi este plină de pietriş. -
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.Sabroso es al hombre el pan mal adquirido; pero cuando haya llenado su boca, se convertirá en cascajo
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.Sladek je možu prisleparjeni kruh, ali pozneje dobi polna usta peska.
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.Smaczny jest drugiemu chleb kłamstwa; ale potem piaskiem napełnione będą usta jego.
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.Sødt smager Løgnens Brød, bagefter fyldes Munden med Grus.
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.Suave é ao homem o pão da mentira; mas depois a sua boca se enche de pedrinhas.
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.Ο αρτος του ψευδους ειναι γλυκυς εις τον ανθρωπον μετα ταυτα ομως το στομα αυτου θελει γεμισθη χαλικων.
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.Сладок для человека хлеб, приобретенный неправдою; но после рот его наполнится дресвою.
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.Хлябът спечелен с лъжа е сладък за човека; Но после устата му ще се напълнят с камъчета.
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.ערב לאיש לחם שקר ואחר ימלא פיהו חצץ׃
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.خبز الكذب لذيذ للانسان ومن بعد يمتلئ فمه حصى.
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.以 虛 謊 而 得 的 食 物 、 人 覺 甘 甜 . 但 後 來 他 的 口 、 必 充 滿 塵 沙
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.以 虛謊 而 得的 食物 、 人覺 甘甜 . 但 後來 他 的 口 、 必 充滿 塵沙