Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.(36:4) Les paroles de sa bouche sont fausses et trompeuses; Il renonce à agir avec sagesse, à faire le bien.
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.Alle ihre Worte sind schädlich und erlogen; sie lassen sich auch nicht weisen, daß sie Gutes täten;
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.As palavras da sua boca são malícia e engano; deixou de ser prudente e de fazer o bem.
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.Besede ust njegovih so zloba in zvijača, opustil je razum, da bi delal dobro.
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.Bo sobie pobłaża w oczach swoich, aby wykonał nieprawość swoję aż do obmierzenia.
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.Các lời miệng nó là gian ác và dối gạt; Nó đã thôi ở khôn ngoan, và bỏ làm lành.
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.Các lời miệng nó là gian_ác và dối gạt ; Nó đã thôi ở khôn_ngoan , và bỏ làm_lành .
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.Cuvintele gurii lui sînt mincinoase şi înşelătoare; nu mai vrea să lucreze cu înţelepciune şi să facă binele.
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.Den intalar ju honom vad som är behagligt i hans ögon: att man icke skall finna hans missgärning och hata den.
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.Hans Munds Ord er Uret og Svig, han har ophørt at handle klogt og godt;
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.Kata-katanya jahat dan penuh tipu daya, ia tidak lagi melakukan yang baik dan bijaksana
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.그 입의 말은 죄악과 궤휼이라 지혜와 선행을 그쳤도다
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.Las palabras de su boca son maldad y engaño; ha dejado de ser sensato y de hacer el bien
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.Lebo si lichotí vo svojich očiach, aby našla jeho neprávosť príčinu nenávidieť.
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.Mert hízeleg néki önmagának, ha bûnét elkövetheti, ha gyûlölködhetik.
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.Nebo mu ona pochlebuje před očima jeho, aby vykonal nepravost svou až do zošklivení.
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.Poiché egli si illude con se stesso nel ricercare la sua colpa e detestarla
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.Sillä se tekee kaiken sileäksi hänen silmissään, että hänen pahuutensa havaittaisiin ja häntä vihattaisiin.
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.Τα λογια του στοματος αυτου ειναι ανομια και δολος δεν ηθελησε να νοηση δια να πραττη το αγαθον.
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.Думите на устата му са беззаконие и измама; Той не иска да бъде разумен за да прави добро.
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.דברי פיו און ומרמה חדל להשכיל להיטיב׃
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.كلام فمه اثم وغش. كف عن التعقل عن عمل الخير.
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.他 口 中 的 言 語 、 盡 是 罪 孽 詭 詐 . 他 與 智 慧 善 行 、 已 經 斷 絕
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.他 口中 的 言語 、 盡是 罪孽 詭詐 . 他 與 智慧 善行 、 已 經斷絕
Ağzından tek bir güzel kelime duyamazsın.Dia tidak pernah mengatakan hal-hal yang baik.
Ağzından tek bir güzel kelime duyamazsın.Er sagt nicht mal ein einziges nettes Wort.
Ağzından tek bir güzel kelime duyamazsın.Han säger inte en enda snäll sak.
Ağzından tek bir güzel kelime duyamazsın.Hij zegt nooit iets aardigs.
Ağzından tek bir güzel kelime duyamazsın.Il ne dit pas un seul mot gentil.
Ağzından tek bir güzel kelime duyamazsın.Niti ena prijazna beseda ne pride iz njegovih ust.
Ağzından tek bir güzel kelime duyamazsın.Nó không hề nói một cái gì tốt đẹp bao giờ.
Ağzından tek bir güzel kelime duyamazsın.Non dice neanche una cosa carina.
Ağzından tek bir güzel kelime duyamazsın.Nu stie sa faca nici un compliment.
Ağzından tek bir güzel kelime duyamazsın.Δεν λέει ούτε μια καλή κουβέντα.
Ağzından tek bir güzel kelime duyamazsın.Ни одного комплимента от него не дождешься.
Ağzından tek bir güzel kelime duyamazsın.הוא לא אומר מילה אחת טובה
Ağzından tek bir güzel kelime duyamazsın.هو لا يقول شي لطيفا ابدا
Ağzından tek bir güzel kelime duyamazsın.もらったラブレターを校正して 突き返すような子なのよ
Ailem hayatta olduğumu bir şekilde ağzından kaçırırsa, telafisi mümkün olmayan bir zarar verebilir.Gdyby przypadkiem wydało się, że żyję, poczyniłoby to nieodwracalne szkody.
Ailem hayatta olduğumu bir şekilde ağzından kaçırırsa, telafisi mümkün olmayan bir zarar verebilir.Hvis mine forældre tilfældigvis afslører, at jeg lever, - - kan det skade os betragteligt.
Ailem hayatta olduğumu bir şekilde ağzından kaçırırsa, telafisi mümkün olmayan bir zarar verebilir.Jos vanhempani lipsauttavat minun olevan elossa- -vahinko voi olla korjaamaton.
Ailem hayatta olduğumu bir şekilde ağzından kaçırırsa, telafisi mümkün olmayan bir zarar verebilir.Om mina föräldrar skulle råka försäga sig att jag lever- -skulle det kunna skada oss avsevärt.
Ailem hayatta olduğumu bir şekilde ağzından kaçırırsa, telafisi mümkün olmayan bir zarar verebilir.Se per caso si lasciassero sfuggire che sono ancora viva, potrebbe essere un danno irreparabile.
Ailem hayatta olduğumu bir şekilde ağzından kaçırırsa, telafisi mümkün olmayan bir zarar verebilir.Se, por acaso, os meus pais deixassem escapar que estou viva, poderia causar danos irreparáveis.
Ailem hayatta olduğumu bir şekilde ağzından kaçırırsa, telafisi mümkün olmayan bir zarar verebilir.Si a mis padres se les escapa que aún estoy viva, podría tener consecuencias irreparables.
Ailem hayatta olduğumu bir şekilde ağzından kaçırırsa, telafisi mümkün olmayan bir zarar verebilir.Αν τους ξεφύγει ότι είμαι ακόμα ζωντανή, θα προκληθεί ανεπανόρθωτο κακό.
Ailem hayatta olduğumu bir şekilde ağzından kaçırırsa, telafisi mümkün olmayan bir zarar verebilir.Если родители проговорятся о том, что я жива, это может нанести непоправимый вред.
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.Ale země pomohla ženě; neb otevřela země ústa svá a požřela řeku, kterouž vypustil drak z úst svých.
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.Ale zem pomohla žene; lebo zem otvorila svoje ústa a pohltila rieku, ktorú pustil drak zo svojich úst.
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.A terra, porém acudiu � mulher; e a terra abriu a boca, e tragou o rio que o dragão lançara da sua boca.
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.땅이 여자를 도와 그 입을 벌려 용의 입에서 토한 강물을 삼키니
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.Maar de aarde kwam haar te hulp door open te splijten en de stroom water op te slokken.
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.men jorden kom kvinnen til hjelp, og jorden åpnet sin munn og slukte elven som slangen sprutet av sin munn.
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.Mutta maa auttoi vaimoa: maa avasi suunsa ja nieli virran, jonka lohikäärme oli syössyt kidastansa.
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.Nhưng đất tiếp cứu người đờn bà, vì đất hả miệng nuốt sông mà con rồng đã phun ra từ miệng nó.
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.Nhưng đất tiếp_cứu người đờn bà , vì đất hả miệng nuốt sông mà con rồng đã phun ra từ miệng nó .
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.Tetapi bumi membantu wanita itu; bumi membuka mulutnya dan menelan air yang keluar dari mulut naga itu
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.А земля помогла жінцї; і створила земля уста свої, і випила ріку, котру пустив змій з рота свого.
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.Ако има човек ухо нека слуша.
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.Но земля помогла жене, и разверзла земля уста свои, и поглотила реку, которую пустил дракон из пасти своей.