Tom çocuklarına karşı çok ağzı bozuktu.Tom was very abusive towards his children.
Shane ise sinirini zalim ve ağzı bozuk Ed Peletier'dan (Adam Minarovich) çıkarır.That is when Shane takes out his frustration on the cruel and abusive Ed Peletier (Adam Minarovich).
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.And another one I had was, not one word of profanity.
Debra Morgan, Dexter Morgan'ın ağzı bozuk kız kardeşidir.Dexter a une sœur, Debra Morgan, la fille biologique de Harry.
Debra Morgan, Dexter Morgan'ın ağzı bozuk kız kardeşidir.Debra Morgan (Jennifer Carpenter) è la sorella adottiva di Dexter Morgan.
Ağzı bozuk orta yaşlı bir tabloid gazetecisi olan Ian, genç bir kadın olan Cate'i odaya getirir.A fő gondot egy fiatal újságírónő, Laura megjelenése okozza, aki szerelmes lesz Tomba.
Kullandığı üslüp genellikle kışkırtıcıdır ve ağzı bozuk bir dil kullanır.Μια από τις συνήθειές της είναι να μιλάει με στόμα γεμάτο.
Ayrıca ağzı bozuk babasını vurup öldürdüğü için Tanner'in hapis hükmü sonuçlandırılmıştır.Hal ini juga mengungkapkan bahwa Tanner menembak ayahnya yang kasar hingga tewas.
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.A másik szabály, amit tartottam: kerülni a csúnya szavakat.
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.Außerdem waren vulgäre Ausdrücke bei mir strikt verboten.
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.Dan peraturan saya yang lain adalah, tidak boleh ada ucapan kotor.
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.E un'altra regola che avevo: nessuna bestemmia.
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.J'en avais une autre qui était, pas un seul mot d'insulte.
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.또 제가 믿었던 또 다른하나는 모독스런 언행을 전혀 안하는것이었죠.
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.Kolejna zasada: żadnych wulgaryzmów.
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.Moje ďalšie pravidlo bolo, ani jedno neslušné slovo.
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.Một nguyên tắc nữa: không được nói một lời tục tĩu nào.
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.Og en anden ting jeg havde var, ikke et skældsord.
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.Outra coisa que tinha era: nem uma palavra ordinária.
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.Şi altă regulă pe care am avut-o a fost - nici măcar un singur cuvânt vulgar.
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.Y otra regla que tenía era, ni una sola mala palabra.
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.Και ένας άλλος (κανόνας) που είχα ήταν καμμία βρισιά.
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.Другое правило было: ни единого бранного слова.
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.Друго правило, което имам - нито една ругателна дума.
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.І ще одне моє правило - ніякого лихослів"я.
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.ועוד כלל שלי, אין לנבל את הפה.
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.وشيء اخر, مارسته, لم اسمح بأية كلمة وقحة.
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.一言でも暴言を吐いたら 一日追放だ