ağrı ile cümle
ağrı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bir ağrı kesiciye ihtiyacım var.I need a painkiller.
Bu ağrıyı ya da şikâyeti her gün ne sıklıkta hissediyorsun?How often do you feel this pain or complaint each day?
Midem ağrıyor.I have a sore stomach.
Mide ağrıları geçti.The stomach pains are gone.
Baş ağrım geçti.My headache is gone.
Ağrıya genellikle ne sebep olur.What usually causes the pain?
Ağrı için olağan neden nedir?What is the usual cause for the pain?
Sırtında ve bacaklarında şiddetli ağrı hissetti.He felt severe pain in his back and legs.
Zaman zaman can sıkıcı baş ağrısı çekti.At times, he suffered from a painful headache.
Oğlumun dişi ağrıyor.My son has a toothache.
Oğlum diş ağrısı çekiyor.My son has a toothache.
Oğlumun diş ağrısı var.My son has a toothache.
Carol'ın başı ağrıyor.Carol has a headache.
Kızının bir mide ağrısı var.Her daughter has a stomachache.
Bir fincan kahve, baş ağrımı ortadan kaldırdı.A cup of coffee cleared up my headache.
Omuzum ağrıyor.My shoulder hurts.
Keşke sırtım her zaman öyle çok ağrımasa.I wish my back didn't always hurt so much.
Ağız yaram ağrıyor, bu yüzden gerçekten yemek yiyemiyorum.My canker hurts, so I can't really eat.
Bugün boynum ağrıyor.Today I have neck pain.
Aniden göğüs ağrısı ile vuruldu.He was suddenly struck with chest pain.
Garip, ben hiç herhangi bir ağrı hissetmedim.Strangely enough, I didn't feel any pain at all.
Bileşik kırığın ağrısı neredeyse katlanılmazdı.The pain of the compound fracture was almost unbearable.
Kafamın içinde yoğun bir ağrı vardı.There was an intense pain in my head.
Tom artık ağrıya tahammül edemediği zaman, hastaneye gitti.When Tom couldn't bear the pain any longer, he went to the hospital.
Tom midesinin ağrıdığını söyledi ve odayı terk etti.Tom said he had a stomachache and left the room.
Sonunda hastaneye gitmeden önce, Tom ağrıya birkaç hafta dayandı.Tom put up with the pain for a couple of weeks before finally going to the hospital.
Tom'un çok ağrısı var fakat o ona katlanabileceğini söylüyor.Tom is in a lot of pain, but he says that he can take it.
Tom bütün gün baş ağrısı çekiyor.Tom has been suffering from a headache all day.
Tom'un bir diş ağrısı var.Tom has a toothache.
Tom'un omuzunda bir ağrısı var.Tom has a pain in the shoulder.
Tom'un sağ ayağının baş parmağı ağrıyor.Tom has a pain in his big toe on his right foot.
Tom'un sırt ağrısı var.Tom has a backache.
Tom'un göğsünde bir ağrı vardı, bu yüzden o, hastaneye gitti.Tom had a pain in his chest, so he went to the hospital.
Tom'un berbat bir baş ağrısı vardı.Tom had a hideous hangover.
Tom'un kötü bir karın ağrısı vardı.Tom had a bad stomachache.
Tom midesinde keskin bir ağrı hissetti.Tom felt a sharp pain in his stomach.
Tom yan tarafında bir ağrı hissetti.Tom felt a pain in his side.
Tom sırtında bir ağrı hissetti.Tom felt a pain in his back.
Tom sırtı ağrıdığı için piyanoyu taşımaya yardım edemiyor.Tom can't help move the piano because he has a bad back.
Bütün gün çalıştıktan sonra, Tom'un her yeri ağrıyor.Tom aches all over after working all day.
Üç tabak dondurma yedikten sonra Tom'un karnı ağrıyordu.After eating three dishes of ice cream, Tom had a stomachache.
Tom, korkunç bir baş ağrısı ile uyandı.Tom woke up with a terrible headache.
Tom onun yan tarafında bir ağrı ile uyandı.Tom woke up with a pain in his side.
Tom ağrıkesicileri sadece artık ağrıya dayanamadığı zaman alır.Tom only takes painkillers when he just can't stand the pain any longer.
Tom'un başı ağrıyor.Tom has a headache.
Kötü bir baş ağrısı olduğu için Tom uyuyamadı.Tom couldn't sleep because he had a bad headache.
Tom sırt ağrısından yakındı.Tom complained that his back hurt.
Lütfen beni güldürme. Dün bir sürü mekik çektim ve mide kaslarım ağrıyor.Please don't make me laugh. I did too many sit-ups yesterday and my stomach muscles hurt.
Onun başı ağrıyordu.He had a headache.
Tom sık sık baş ağrısı çeker.Tom often suffers from headaches.
Korkunç bir mide ağrım vardı.I had a terrible stomachache.
Başım artık ağrımıyor.My head doesn't ache anymore.
Tom ağrıyan ayağını ovaladı.Tom rubbed his sore feet.
Tom'un sık sık başı ağrır.Tom often has headaches.
Ve böylece, ağrı ve intikam hikayesi başlar.And so, a tale of pain and revenge begins.
Mary karnı ağrıyarak uyandı.Mary woke up feeling sick in the stomach.
Mary karın ağrısıyla uyandı.Mary woke up feeling sick in the stomach.
Neden bu ağrılı boğazla sigara içiyorum?Why am I smoking with this sore throat?
Tom berbat bir baş ağrısı var.Tom has a pounding headache.
Tom'un şiddetli bir baş ağrısı var.Tom has a severe headache.
İlgili Sayfalar