ağrı ile cümle
ağrı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Hafif bir baş ağrım olduğu için erken yatmaya gittim.Having a slight headache, I went to bed early.
Hafif bir baş ağrım var.I have a slight headache.
Minderde oturmaktan bacaklarım ağrıyor.My legs ache from sitting on tatami.
Yutarken boğazım ağrıyor.My throat hurts when I swallow.
Benim diş ağrısı birkaç saat içinde geri döndü.My toothache returned in a few hours.
Doktor, karnım ağrıyor.I have a stomachache, doctor.
Benim bütün vücudum ağrıyor.My whole body is sore.
Küçük ayak parmağımda ağrı var.I have a pain in my little toe.
Küçük ayak parmağımda bir ağrı var.I have a pain in my little toe.
Benim eklemlerim ağrıyor.My joints ache.
Vücudumun her tarafında ağrılarım ve sızılarım var.I have aches and pains all over my body.
Azıcık aşım ağrısız başım olsun.Better be the head of a cat than the tail of a lion.
Kötü dişler genellikle ağrıya neden olur.Bad teeth often cause pain.
Uzun yürüyüşten sonra bacaklarım ağrıdı.My legs ached after the long walk.
Bir ağrı kesicin var mı?Do you have a pain reliever?
Tom artık ağrıya dayanamadı.He could no longer stand the pain.
Ağrı onun dayanabileceğinden daha fazlaydı, bu yüzden o bir ilaç aldı.The pain was more than he could bear, so he took some medicine.
Ağrı gitti.The pain has gone.
Ağrı daha da kötüleşmektedir.The pain is getting worse.
Bu ağrıya dayanamıyorum.I can't stand this pain.
Ağrıya katlanmalısın.You must endure the pain.
Herhangi bir ağrın var mı?Do you have any pain?
Lütfen bana ağrı kesecek bir şey ver.Please give me something to kill the pain.
Lütfen bana bir ağrı kesici verin.Please give me a painkiller.
Yarım baş ağrım var.I have a splitting headache.
Başım ağrıyor. Hiç baş ağrısı hapın var mı?My head hurts. Have you got any headache pills?
Onun bir baş ağrısı olduğunda, en ufak ses onu rahatsız eder.When she has a headache, the slightest noise irritates her.
Başım ağrıyordu ve bir gün izin aldım.I had a headache, and I took the day off today.
Baş ağrım için iki aspirin aldım.I took two aspirins for my headache.
Başın ağrıyor mu?Do you have a headache?
Başım ağrıyor, bu yüzden bugün izin istiyorum.I have a headache, so I would like to take a day off today.
Benim baş ağrım geçti.My headache has gone.
Baş ağrım olmasaydı giderdim.I would go except for my headache.
Başın ağrıyor mu ve boğazın acıyor mu?Do you have a headache and a sore throat?
Baş ağrısı için bir şeyin var mı?Do you have anything for a headache?
Başım ağrıyor ve bir öksürükten müzdaribim.I have a headache and I am suffering from a cough.
O, baş ağrısını erken ayrılmanın mazereti olarak kullandı.He used a headache as an excuse for leaving early.
Özel olarak bir ağrım yok.I have no pain in particular.
Her ne zaman sake içsem başım ağrır.Whenever I drink sake, I get a headache.
Ateşim var ve her yerim ağrıyor.I have a fever and I ache all over.
Sırtım hala ağrıyor.My back still hurts.
Onun midesinin niçin ağrıdığı besbelli.It's obvious why his stomach hurts.
Onun yokluğunun nedeni şiddetli baş ağrısıydı.The reason he was absent was that he had a severe headache.
Bir dişi ağrıyor.He is suffering from a toothache.
İyi çiğneyemiyor çünkü şu anda diş ağrısı var.He can't chew well, because he has a toothache now.
O sık sık diş ağrısından muzdarip oldu.He often suffered from toothache.
O sık sık bir diş ağrısı olduğundan yakınır.He often complains that he has a toothache.
Kötü bir baş ağrısı çekiyordu.He was suffering from a bad headache.
O, mide ağrılarından dolayı acı çekerdi.He used to suffer from stomach aches.
O keskin bir ağrının farkındaydı.He was aware of a sharp pain.
Yaraları yüzünden korkunç ağrı çekiyordu.He suffered terrible pain from his injuries.
O, ani bir ağrı hissetti.He felt a sudden pain.
Göğsünde akut bir ağrı hissetti.He felt an acute pain in his chest.
O yıllardır sırt ağrısından sıkıntı çekiyor.He's been having trouble with back pain for years.
Başı ağrıyordu.His head ached.
O, baş ağrısından acı çekiyor.He is suffering from a headache.
O, sırtında bir ağrı hissetti.He felt a pain in his back.
Ondan sonra asla ağrıdan kurtulamadı.She was never free from pain after that.
O, ağrıya cesurca katlandı.She bore the pain bravely.
O, yan tarafında bir ağrı hissetti.She felt a pain in her side.
İlgili Sayfalar