Bunu yapınca öyle çok balık yakaladılar ki, ağları yırtılmaya başladı.A gdy to uczynili, zagarnęli ryb mnóstwo wielkie, tak że się rwała sieć ich.
Bunu yapınca öyle çok balık yakaladılar ki, ağları yırtılmaya başladı.A když to učinili, zahrnuli množství veliké ryb, takže se trhala sít jejich.
Bunu yapınca öyle çok balık yakaladılar ki, ağları yırtılmaya başladı.A keď to urobili, zahrnuli veliké množstvo rýb, takže sa trhala ich sieť.
Bunu yapınca öyle çok balık yakaladılar ki, ağları yırtılmaya başladı.Cuando lo hicieron, atraparon una gran cantidad de peces, y sus redes se rompían
Bunu yapınca öyle çok balık yakaladılar ki, ağları yırtılmaya başladı.Dupăce le-au aruncat, au prins o aşa de mare mulţime de peşti că începeau să li se rupă mrejile.
Bunu yapınca öyle çok balık yakaladılar ki, ağları yırtılmaya başladı.E avendolo fatto, presero una quantità enorme di pesci e le reti si rompevano
Bunu yapınca öyle çok balık yakaladılar ki, ağları yırtılmaya başladı.És ezt megtévén, halaknak nagy sokaságát keríték be; szakadoz vala pedig az õ hálójuk.
Bunu yapınca öyle çok balık yakaladılar ki, ağları yırtılmaya başladı.Feito isto, apanharam uma grande quantidade de peixes, de modo que as redes se rompiam.
Bunu yapınca öyle çok balık yakaladılar ki, ağları yırtılmaya başladı.Họ thả lưới xuống , được nhiều cá lắm , đến_nỗi lưới phải đứt ra .
Bunu yapınca öyle çok balık yakaladılar ki, ağları yırtılmaya başladı.Họ thả lưới xuống, được nhiều cá lắm, đến nỗi lưới phải đứt ra.
Bunu yapınca öyle çok balık yakaladılar ki, ağları yırtılmaya başladı.In storivši to, zajamejo veliko množico rib; trgala pa se jim je mreža.
Bunu yapınca öyle çok balık yakaladılar ki, ağları yırtılmaya başladı.Ja sen tehtyään he saivat kierretyksi suuren joukon kaloja, ja heidän verkkonsa repeilivät.
Bunu yapınca öyle çok balık yakaladılar ki, ağları yırtılmaya başladı.그리한즉 고기를 에운 것이 심히 많아 그물이 찢어지는지라
Bunu yapınca öyle çok balık yakaladılar ki, ağları yırtılmaya başladı.L`ayant jeté, ils prirent une grande quantité de poissons, et leur filet se rompait.
Bunu yapınca öyle çok balık yakaladılar ki, ağları yırtılmaya başladı.Och när de hade gjort så, fingo de en stor hop fiskar i sina nät; och näten gingo sönder.
Bunu yapınca öyle çok balık yakaladılar ki, ağları yırtılmaya başladı.Og da de gjorde det, fangede de en stor Mængde Fisk, og deres Garn sønderreves.
Bunu yapınca öyle çok balık yakaladılar ki, ağları yırtılmaya başladı.Og de gjorde så, og fanget en stor mengde fisk; og deres garn revnet.
Bunu yapınca öyle çok balık yakaladılar ki, ağları yırtılmaya başladı.Sesudah mereka melakukan itu, mereka mendapat begitu banyak ikan sampai jala mereka mulai robek
Bunu yapınca öyle çok balık yakaladılar ki, ağları yırtılmaya başladı.Und da sie das taten, beschlossen sie eine große Menge Fische, und ihr Netz zerriß.
Bunu yapınca öyle çok balık yakaladılar ki, ağları yırtılmaya başladı.Zij deden wat Jezus had gezegd en vingen zoveel vis dat hun netten begonnen te scheuren.
Bunu yapınca öyle çok balık yakaladılar ki, ağları yırtılmaya başladı.Και αφου εκαμον τουτο, συνεκλεισαν πληθος πολυ ιχθυων και διεσχιζετο το δικτυον αυτων.
Bunu yapınca öyle çok balık yakaladılar ki, ağları yırtılmaya başladı.И като сториха това, уловиха твърде много риба, така щото се прокъсваха мрежите им.
Bunu yapınca öyle çok balık yakaladılar ki, ağları yırtılmaya başladı.І, се зробивши, вловили пребагато риби; роздер ся ж невід їх,
Bunu yapınca öyle çok balık yakaladılar ki, ağları yırtılmaya başladı.Сделав это, они поймали великое множество рыбы, и дажесеть у них прорывалась.
Bunu yapınca öyle çok balık yakaladılar ki, ağları yırtılmaya başladı.ויעשו כן וילכדו דגים הרבה מאד ותקרע מכמרתם׃
Bunu yapınca öyle çok balık yakaladılar ki, ağları yırtılmaya başladı.ولما فعلوا ذلك امسكوا سمكا كثيرا جدا فصارت شبكتهم تتخرق.
Bunu yapınca öyle çok balık yakaladılar ki, ağları yırtılmaya başladı.他 們 下 了 網 、 就 圈 住 許 多 魚 、 網 險 些 裂 開
Bunu yapınca öyle çok balık yakaladılar ki, ağları yırtılmaya başladı.他 們下 了 網 、 就 圈住 許 多魚 、 網險 些 裂開
Burada böyle ağlarsan saatin ortaya çıkacağını mı sanıyorsun?Crezi ca o sa apara ceasul daca plangi asa aici?
Burada böyle ağlarsan saatin ortaya çıkacağını mı sanıyorsun?Denkst du, die Uhr wird einfach wieder auftauchen, <br />wenn du hier herumheulst?
Burada böyle ağlarsan saatin ortaya çıkacağını mı sanıyorsun?Kau pikir jam tangan itu akan muncul kalau kau menangis seperti ini di sini?
Burada böyle ağlarsan saatin ortaya çıkacağını mı sanıyorsun?Myslisz że zegarek pojawi się jesli zaczniesz plakac?
Burada böyle ağlarsan saatin ortaya çıkacağını mı sanıyorsun?Penses-tu que la montre apparaitra si tu continues à pleurer comme ça ?
Burada böyle ağlarsan saatin ortaya çıkacağını mı sanıyorsun?Pensi che l'orologio comparirà se piangi in questo modo qui?<br />
Burada böyle ağlarsan saatin ortaya çıkacağını mı sanıyorsun?Ты думаешь, что они внезапно появятся только из-за того что ты плачешь?
Bu sorunla da güvenilir alt ağlar, duvarla çevrili topluluklar,그래서 그것에 대응하기 위해
Bu sorunla da güvenilir alt ağlar, duvarla çevrili topluluklar,התמודדנו עם זה ע"י הקמת
Bu sorunla da güvenilir alt ağlar, duvarla çevrili topluluklar,وتعاملنا مع ذلك بإنشاء
Bu sorunla da güvenilir alt ağlar, duvarla çevrili topluluklar,壁で守られたコミュニティを作りました
Bu sosyal ağların nasıl içine düştüğümüze ve bunun hayatımızı ne şekilde etkilediğine saplanıp kaldım.우리가 이런 사회연결망에 어떻게 해서 배태되어 있으며, 그런 것이 어떻게 우리의 삶에 영향을 주는지에 대한 집착이죠.
Bu sosyal ağların nasıl içine düştüğümüze ve bunun hayatımızı ne şekilde etkilediğine saplanıp kaldım.Mániámmá vált, hogy milyen módon illeszkedünk ezekbe a társas hálózatokba, és hogyan hatnak az életünkre.
Bu sosyal ağların nasıl içine düştüğümüze ve bunun hayatımızı ne şekilde etkilediğine saplanıp kaldım.Μου εγινε εμμονη το πώς αυτου του ειδους η εμπλοκη μας στα κοινωνικα δικτυα μπορει να επηρρεασει τις ζωες μας.
Bu sosyal ağların nasıl içine düştüğümüze ve bunun hayatımızı ne şekilde etkilediğine saplanıp kaldım.אז התחלתי לראות את העולם בדרך חדשה לחלוטין, ונהייתי אובססיבי לנושא. נהייתי אובססיבי לאופן בו
Bu sosyal ağların nasıl içine düştüğümüze ve bunun hayatımızı ne şekilde etkilediğine saplanıp kaldım.وأصبحت مهووسا بكيف أننا قد نكون جزء من هذه الشبكات الإجتماعية، وكيف أنها تؤثر في حياتنا.
Bu sosyal ağların nasıl içine düştüğümüze ve bunun hayatımızı ne şekilde etkilediğine saplanıp kaldım.そして私たちの生活にどう影響を与えているのか という疑問が頭を離れなくなりました 社会的ネットワークには複雑な美しさがあります
Bu tip yeni ağların oluşumunun daha çok olduğu ortamlara beyninizi nasıl götürebilirsiniz?¿Cómo se mete el cerebro en ambientes donde este tipo de redes son propensas a formarse?
Bu tip yeni ağların oluşumunun daha çok olduğu ortamlara beyninizi nasıl götürebilirsiniz?그런 환경을 어떻게 우리의 뇌에 제공할 것인가 하는 것입니다.
Bu tip yeni ağların oluşumunun daha çok olduğu ortamlara beyninizi nasıl götürebilirsiniz?ששם יש סיכויים יותר גבוהים שרשתות כאלה תיווצרנה?
Bu tip yeni ağların oluşumunun daha çok olduğu ortamlara beyninizi nasıl götürebilirsiniz?حيث ستكون هذه الشّبكات الجديدة أكثر إحتمالا للتشكّل؟
Bu tip yeni ağların oluşumunun daha çok olduğu ortamlara beyninizi nasıl götürebilirsiniz?実は 外界に見られるネットワーク構造は
Bu verilerden yola çıkarak, bütün ağlar, bütün ilişkiler elinizin altında olmalı.E dovresti avere tutte le connessioni di queste relazioni attraverso questi pezzi di dati.
Bu verilerden yola çıkarak, bütün ağlar, bütün ilişkiler elinizin altında olmalı.És meg kellene legyen ezen adatelemek közti összes kapcsolat hálózata.
Bu verilerden yola çıkarak, bütün ağlar, bütün ilişkiler elinizin altında olmalı.Et vous devriez avoir tous les réseaux de toutes les relations entre ces parties d'informations.
Bu verilerden yola çıkarak, bütün ağlar, bütün ilişkiler elinizin altında olmalı.Je hebt dan alle netwerken van alle relaties tussen die stukjes gegevens.
Bu verilerden yola çıkarak, bütün ağlar, bütün ilişkiler elinizin altında olmalı.Kaikkien näiden tietojen väliset suhteet ja verkostot pitäisi olla tiedossa.
Bu verilerden yola çıkarak, bütün ağlar, bütün ilişkiler elinizin altında olmalı.이제 모든 네트워크, 각 데이터 간의 모든 관계도 가지고 다닐 수 있는
Bu verilerden yola çıkarak, bütün ağlar, bütün ilişkiler elinizin altında olmalı.Man sollte all die Netzwerke von all den Beziehungen zwischen diesen Teilen von Daten haben.
Bu verilerden yola çıkarak, bütün ağlar, bütün ilişkiler elinizin altında olmalı.Och du borde ha alla nätverk från alla dessa relationer mellan dessa element av data.
Bu verilerden yola çıkarak, bütün ağlar, bütün ilişkiler elinizin altında olmalı.Powinniśmy posiadać wszystkie sieci powiązań pomiędzy poszczególnymi elementami tych danych
Bu verilerden yola çıkarak, bütün ağlar, bütün ilişkiler elinizin altında olmalı.Și ar trebui să aveți toate rețelele tuturor relațiilor dintre aceste segmente de date.