Ana içeriğe geç
Sözlük

ağlar ile cümle

ağlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu durum ağlarda geçişkenlik olarak bilinir.Это называется транзитивностью сетей.
Bu durum ağlarda geçişkenlik olarak bilinir.אבל החברים של A כולם מכירים אחד את השני, והחברים של B לא.
Bu durum ağlarda geçişkenlik olarak bilinir.يعرف هذا بالتعدي في الشبكات.
Bu durum ağlarda geçişkenlik olarak bilinir.そして最後にCとDを比べてください
Bugün, iletişim ağları ve bilgi sistemleri, ekonominin ve toplumun gelişmesinde temel faktörlerdir.Det gäller därför att värna om framtiden.
Bugün, iletişim ağları ve bilgi sistemleri, ekonominin ve toplumun gelişmesinde temel faktörlerdir.Il futuro tiene in serbo altre sorprese per la società dell’informazione, ma questo futuro è minacciato.
Bugün, iletişim ağları ve bilgi sistemleri, ekonominin ve toplumun gelişmesinde temel faktörlerdir.Každý deň sa stretávame s výdobytkami informačnej spoločnosti.
Bu, internet bağlantısına çeşitli ağların birbirine nasıl bağlandığına bakan bir program tarafından üretildi.이것은 프로그램이 만든 건데 인터넷의 연결성을 보여줍니다. 다양한 네트워크가 어떻게 모두 연결되는지 보는거죠.
Bu, internet bağlantısına çeşitli ağların birbirine nasıl bağlandığına bakan bir program tarafından üretildi.זה נוצר על-ידי תוכנית שמסתכלת על הקישוריות של האינטרנט, ואיך כל הרשתות השונות מחוברות יחד.
Bu, internet bağlantısına çeşitli ağların birbirine nasıl bağlandığına bakan bir program tarafından üretildi.وقد تم إنشاء ذلك بواسطة برنامج يراقب ارتباطية الإنترنت، وكيفية ترابط مختلف الشبكات فيما بينها.
Bu, internet bağlantısına çeşitli ağların birbirine nasıl bağlandığına bakan bir program tarafından üretildi.ネットワーク同士の接続状態を見る プログラムで作成しています 約40万のネットワークがつながっていますが
Bu karbon nanotüp ağları çok hassas ve bu yüzden desteklenmeleri lazım.A szén nanocső hálók nagyon vékonyak, ezért valami támasztékra van szükség.
Bu karbon nanotüp ağları çok hassas ve bu yüzden desteklenmeleri lazım.Dessa nätverk av kolnanorör är väldigt bräckliga, och eftersom de är så ömtåliga måste de stödjas upp.
Bu karbon nanotüp ağları çok hassas ve bu yüzden desteklenmeleri lazım.Die koolstofnanobuisnetwerken zijn extreem dun, en omdat ze zo kwetsbaar zijn, moeten ze ondersteund worden.
Bu karbon nanotüp ağları çok hassas ve bu yüzden desteklenmeleri lazım.Diese Netze aus Kohlenstoffnanoröhren sind hauchdünn, und da sie so zart sind, müssen sie verstärkt werden.
Bu karbon nanotüp ağları çok hassas ve bu yüzden desteklenmeleri lazım.탄소 나노튜브로 이루어진 네트워크는 굉장히 조잡합니다. 또 약하기 때문에 이들은 지지가 필요합니다.
Bu karbon nanotüp ağları çok hassas ve bu yüzden desteklenmeleri lazım.Reţelele de carbon sunt foarte fragile, din cauza asta au nevoie de un suport.
Bu karbon nanotüp ağları çok hassas ve bu yüzden desteklenmeleri lazım.Taka sieć nanorurek węglowych jest niezwykle delikatna, przez co wymaga wzmocnienia.
Bu karbon nanotüp ağları çok hassas ve bu yüzden desteklenmeleri lazım.Takéto siete uhlíkových nanorúrok sú mimoriadne krehké a preto potrebujú nejakú podporu.
Bu karbon nanotüp ağları çok hassas ve bu yüzden desteklenmeleri lazım.Сети углеродных нанотрубок очень хрупки, вследствие чего нуждаются в укреплении.
Bu karbon nanotüp ağları çok hassas ve bu yüzden desteklenmeleri lazım.Тези мрежи от въглеродни нанотръби са изключително нестабилни и поради това, трябва да бъдат поддържани.
Bu karbon nanotüp ağları çok hassas ve bu yüzden desteklenmeleri lazım.Ці мережі вуглецевих нанотрубок надзвичайно тендітні, внаслідок чого потребують зміцнення.
Bu karbon nanotüp ağları çok hassas ve bu yüzden desteklenmeleri lazım.עם זאת, יש בעיה. רשתות של ננו-צינוריות פחמן הן שבריריות מאוד,
Bu karbon nanotüp ağları çok hassas ve bu yüzden desteklenmeleri lazım.هذه الشبكات من أنابيب الكربون النانونية رقيقة جداً، وبالتالي فهي تحتاج للدعم.
Bu karbon nanotüp ağları çok hassas ve bu yüzden desteklenmeleri lazım.網構造はとても壊れやすいので 維持する支えが必要でした この為 紙を使うことにしました
Bu konuşmaların nerde toplanacağı sensör ağlarının kapsamına ve bu analizciye verilen yetkilere bağlıdır.Gdzie ta komunikacja zostanie przejęta zależy od zasięgu czujników sieci i władzy jaką posiada analityk.
Bu konuşmaların nerde toplanacağı sensör ağlarının kapsamına ve bu analizciye verilen yetkilere bağlıdır.이러한 소통내용이 어디에서 수집될 지는 세서 네트워크의 범위와 분석가의 권한에 달려있습니다. 모든 분석가가 모든 것을 파고들 수 있는 권한이 있는 건 아닙니다.
Bu kurumlar bütün Avrupa’da 300 kadar farklı kurumu kapsayan ulusal ağların koordinasyonundan da sorumludur.Acestea răspund de coordonarea reţelelor naţionale care implică aproximativ 300 de
Bu kurumlar bütün Avrupa’da 300 kadar farklı kurumu kapsayan ulusal ağların koordinasyonundan da sorumludur.Los centros se encargan de coordinar las redes nacionales, que
Bu kurumlar bütün Avrupa’da 300 kadar farklı kurumu kapsayan ulusal ağların koordinasyonundan da sorumludur.Ne vastaavat kansallisten laitosten muodostamien
Bu kurumlar bütün Avrupa’da 300 kadar farklı kurumu kapsayan ulusal ağların koordinasyonundan da sorumludur.Punkty kontaktowe odpowiadają za prowadzenie krajowych sieci łączących około 300 instytucji w Europie.
Bu kurumlar bütün Avrupa’da 300 kadar farklı kurumu kapsayan ulusal ağların koordinasyonundan da sorumludur.Ti so odgovorni za usklajevanje delovanja nacionalnih
Bu kurumlar bütün Avrupa’da 300 kadar farklı kurumu kapsayan ulusal ağların koordinasyonundan da sorumludur.Те отговарят за координиране на нацио-
Bunlar sosyal ağların merkezleridir.Aceștia sunt portaluri ale rețelelor de socializare.
Bunlar sosyal ağların merkezleridir.Ce sont des centres de réseaux sociaux.
Bunlar sosyal ağların merkezleridir.Das sind die Zentren sozialer Netzwerke.
Bunlar sosyal ağların merkezleridir.De är centralfigurerna i sociala nätverk.
Bunlar sosyal ağların merkezleridir.Dit zijn de knooppunten van de sociale netwerken: organisatoren, opiniemakers, leiders.
Bunlar sosyal ağların merkezleridir.Estes são os centros das redes sociais.
Bunlar sosyal ağların merkezleridir.Estos son los ejes de las redes sociales.
Bunlar sosyal ağların merkezleridir.Họ là trung tâm của mạng lưới xã hội.
Bunlar sosyal ağların merkezleridir.이들은 소셜 네트워크의 중추입니다.
Bunlar sosyal ağların merkezleridir.Ők a társadalmi hálózat gócpontjai.
Bunlar sosyal ağların merkezleridir.Questi sono i perni delle reti sociali.
Bunlar sosyal ağların merkezleridir.To centra sieci społecznościowych.
Bunlar sosyal ağların merkezleridir.To jsou svorníky sociálních sítí.
Bunlar sosyal ağların merkezleridir.Είναι οι κόμβοι των κοινωνικών δικτύων.
Bunlar sosyal ağların merkezleridir.Ці люди - центри уваги в соціальних мережах.
Bunlar sosyal ağların merkezleridir.Эти люди — центры своих социальных сетей.
Bunlar sosyal ağların merkezleridir.אלו הם מעין מוקדים של רשתות חברתיות.
Bunlar sosyal ağların merkezleridir.هؤلاء هم نقاط وصل للشبكات الاجتماعية.
Bunlar sosyal ağların merkezleridir.この人たちは 組織のまとめ役や オピニオンメーカーやリーダーです
Bununla beraber, artan sayıda ülke ulusal İŞP ağlarına sahiptir.Allt fler länder har dock landstäckande nätverk av nål- och sprutprogram.
Bununla beraber, artan sayıda ülke ulusal İŞP ağlarına sahiptir.Čoraz väčší počet krajín má však celoštátne siete NSP.
Bununla beraber, artan sayıda ülke ulusal İŞP ağlarına sahiptir.Cu toate acestea, un num≤r tot mai mare de †≤ri dispun de re†ele de PAS la scar≤ na†ional≤.
Bununla beraber, artan sayıda ülke ulusal İŞP ağlarına sahiptir.Er zijn echter wel steeds meer landen met landelijke OvN-netwerken.
Bununla beraber, artan sayıda ülke ulusal İŞP ağlarına sahiptir.In der Regel sind die Spritzenausgabestellen in spezialisierten Drogendiensten angesiedelt.
Bununla beraber, artan sayıda ülke ulusal İŞP ağlarına sahiptir.Neulojen ja ruiskujen vaihto-ohjelmat
Bununla beraber, artan sayıda ülke ulusal İŞP ağlarına sahiptir.Tű- és fecskendőcsere-programok
Bununla beraber, artan sayıda ülke ulusal İŞP ağlarına sahiptir.Vendar pa ima vedno več držav nacionalne mreže programov injekcijskih igel in brizg.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod