Ana içeriğe geç
Sözlük

ağlar ile cümle

ağlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ama hala bazıları trol ağlarına yakalanıyor.Một vài con bị bắt trong lưới rà, lưới vét.
Ama hala bazıları trol ağlarına yakalanıyor.Niektóre są wyławiane włókiem.
Ama hala bazıları trol ağlarına yakalanıyor.Niektorí sa chytia do sietí vlečných lodí.
Ama hala bazıları trol ağlarına yakalanıyor.Sommige zijn in sleepnetten gevangen.
Ama hala bazıları trol ağlarına yakalanıyor.Und einige werden in Schleppnetzen gefangen.
Ama hala bazıları trol ağlarına yakalanıyor.Μερικοί πιάνονται και με στατικά δίχτυα ή τράτες.
Ama hala bazıları trol ağlarına yakalanıyor.Некоторые попадают в сети, в тралы.
Ama hala bazıları trol ağlarına yakalanıyor.Тази акула се озова на пазара в Хоут точно преди Коледа.
Ama hala bazıları trol ağlarına yakalanıyor.כמה נתפסים ברשתות של ספינות מכמורת.
Ama hala bazıları trol ağlarına yakalanıyor.البعض يُمسك به في الشباك,شباك الجر
Ama hala bazıları trol ağlarına yakalanıyor.これはクリスマスの前に ホースに水揚げされたサメです
Ama pratik bir bakış açısıyla bakıldığında, diğer ağlar başımıza iş açabilir.Aber aus praktischer Sicht könnten uns andere Netze Probleme bereiten.
Ama pratik bir bakış açısıyla bakıldığında, diğer ağlar başımıza iş açabilir.Ale z praktického hľadiska nám iné siete môžu spôsobiť problémy.
Ama pratik bir bakış açısıyla bakıldığında, diğer ağlar başımıza iş açabilir.Ale z praktického hlediska nám mohou jiné sítě způsobit problémy.
Ama pratik bir bakış açısıyla bakıldığında, diğer ağlar başımıza iş açabilir.Ale z punktu widzenia praktyki, inne sieci mogłyby sprawiać nam kłopoty.
Ama pratik bir bakış açısıyla bakıldığında, diğer ağlar başımıza iş açabilir.Ma da un punto di vista pratico, altre reti potrebbero darci dei problemi.
Ama pratik bir bakış açısıyla bakıldığında, diğer ağlar başımıza iş açabilir.Но с практической точки зрения другие сети могут доставить нам неприятности
Ama pratik bir bakış açısıyla bakıldığında, diğer ağlar başımıza iş açabilir.自動車保険を選択するための ベイジアンネットワークで考えてみましょう
Ancak ağlar, pazarlar her şeyin yerel olarak yetiştirildiği yerler.Aber Netzwerke, Märkte, wo Lebensmittel regional angebaut werden.
Ancak ağlar, pazarlar her şeyin yerel olarak yetiştirildiği yerler.Dar reţele, pieţe unde mâncarea este cultivată local.
Ancak ağlar, pazarlar her şeyin yerel olarak yetiştirildiği yerler.Hálózatok, piacok, ahol a zöldségek helyben termesztettek.
Ancak ağlar, pazarlar her şeyin yerel olarak yetiştirildiği yerler.네트워크입니다. 그 지역에서 생산된 식품이 있는 시장이죠.
Ancak ağlar, pazarlar her şeyin yerel olarak yetiştirildiği yerler.Maar netwerken, markten waar voedsel lokaal verbouwd wordt.
Ancak ağlar, pazarlar her şeyin yerel olarak yetiştirildiği yerler.Mais les réseaux, les marchés où la nourriture est cultivée localement.
Ancak ağlar, pazarlar her şeyin yerel olarak yetiştirildiği yerler.Ma mostra anche sistemi, mercati, dove il cibo è coltivato localmente.
Ancak ağlar, pazarlar her şeyin yerel olarak yetiştirildiği yerler.Netværk, markeder hvor mad dyrkes lokalt.
Ancak ağlar, pazarlar her şeyin yerel olarak yetiştirildiği yerler.Nhưng các mạng lưới, chợ, là nơi thực phẩm tăng trưởng tại địa phương.
Ancak ağlar, pazarlar her şeyin yerel olarak yetiştirildiği yerler.Nícméně - společenství, trhy, kde se potraviny pěstují lokálně.
Ancak ağlar, pazarlar her şeyin yerel olarak yetiştirildiği yerler. Ortak.Mas as redes, mercados onde a comida é cultivada localmente.
Ancak ağlar, pazarlar her şeyin yerel olarak yetiştirildiği yerler.Redes, mercados con comida de cultivo local.
Ancak ağlar, pazarlar her şeyin yerel olarak yetiştirildiği yerler.Tapi jaringan, pasar di mana makanan ditanam di tempat.
Ancak ağlar, pazarlar her şeyin yerel olarak yetiştirildiği yerler.Αλλά δίκτυα, αγορές όπου τα τρόφιμα παράγονται τοπικά.
Ancak ağlar, pazarlar her şeyin yerel olarak yetiştirildiği yerler.Але мережі, ринки, де локально вирощуються продукти.
Ancak ağlar, pazarlar her şeyin yerel olarak yetiştirildiği yerler.А мрежите, пазарите, където храната се отглежда локално.
Ancak ağlar, pazarlar her şeyin yerel olarak yetiştirildiği yerler.Системы, рынки где еду выращивают локально.
Ancak ağlar, pazarlar her şeyin yerel olarak yetiştirildiği yerler.בגלל שבלעדיהם לא יתכנו מקומות כאלו.
Ancak ağlar, pazarlar her şeyin yerel olarak yetiştirildiği yerler.ولكن الشبكات, وهي الأسواق التي يُنتج فيها الغذاء محلياً
Ancak ağlar, pazarlar her şeyin yerel olarak yetiştirildiği yerler.それは 日常的で 生き生きとしており
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Chúng ta dành cả buổi tối trên mạng xã hội thay vì đi đến quán rượu với bạn bè.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Eltöltjük az esténket a közösségi oldalon, ahelyett, hogy elmennénk a pub-ba a barátainkkal.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.사람들은 술집에가서 친구들과 이야기하지 않고 소셜 네트워크 서비스에서 모든것을 소비합니다.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Nous passons une soirée sur le réseau social au lieu d'aller au pub avec des amis.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Pasamos la tarde en las redes sociales en lugar de ir al bar con los amigos.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Passamos um serão na rede social em vez de ir a um bar com os amigos.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Petrecem o seară în reţelele sociale în loc să ne ducem într-un bar cu prietenii.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Raději strávíme večer na sociální síti, místo abychom šli s přáteli do hospody.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Spędzamy wieczór w portalach społecznościowych, zamiast w pubie z przyjaciółmi.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Trascorriamo la serata sui social network invece di andare al bar con gli amici.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Trávime večer na sociálnej sieti namiesto toho, aby sme išli do krčmy s kamarátmi.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Vietämme illan sosiaalisessa mediassa emmekä mene baariin ystävien kanssa.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Vi spenderar kvällen uppkopplade på sociala nätverk istället för att gå på puben med vänner.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.We brengen een avond op het sociale netwerk door in plaats van met vrienden naar de kroeg te gaan.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Wir verbringen einen Abend im sozialen Netzwerk anstatt mit Freunden in die Kneipe zu gehen.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Ξοδεύουμε ένα βράδυ στο κοινωνικό δίκτυο αντί να πάμε σε ένα μπαρ με φίλους.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Ми проводимо вечір у соціальній мережі замість того, щоб піти з друзями на пиво.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Мы проводим вечер в социальной сети вместо того, чтобы пойти в бар с друзьями.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Прекарваме вечерта в социалната мрежа вместо да изпием бира с приятели.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.אנו מבזבזים ערב שלם ברשתות החברתיות במקום לצאת לפאב עם חברים.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.نمضي مساء على الشبكة الاجتماعية عوض أن نذهب إلى الحانة مع أصدقائنا.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.ソーシャルネットワークで時間を過ごす その置き換えの空想には
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod