Kendi düşen ağlamaz.As you make your bed, so you must lie in it.
Çocuk artık ağlamaz.The child doesn't cry anymore.
Erkekler asla ağlamaz.Men never cry.
Sadece canavarlar ağlamaz.Only monsters don't cry.
Cadılar ağlamaz.Witches don't cry.
"Cadılar ağlamaz," diye usulca fısıldadı."Witches don't cry," she whispered softly.
Adamlar ağlamaz.Men don't cry.
Büyük oğlanlar ağlamaz.Big boys don't cry.
Büyük kızlar ağlamaz.Big girls don't cry.
Kimse onun için ağlamaz.Nobody will cry for him.
Tom genellikle ağlamaz.Tom doesn't often cry.
Tom muhtemelen ağlamazdı.Tom probably wouldn't cry.
Tom neredeyse hiç ağlamaz.Tom hardly ever cries.
Tom ve Mary sık sık ağlamaz.Tom and Mary don't often cry.
Tom ağlamazdı.Tom wouldn't cry.
Erkekler ağlamaz.Men shouldn't cry
Erkekler ağlamaz! (PAEDAGOG: Öyle mi acaba?)Men don't cry.
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Didn't I weep for him who was in trouble? Wasn't my soul grieved for the needy?
Bubbles'ın aksine neredeyse hiç ağlamaz ve çoğu zaman somurtur.Pour préserver les fonts baptismaux, ils ne sont habituellement plus remplis d'eau.
Erkekler Ağlamaz 1999 ABD yapımı dramatik filmdir.Quand les hommes pleurent es una película del año 1999.
Adamlar ağlamaz.Чоловіки не плачуть.
Bubbles'ın aksine neredeyse hiç ağlamaz ve çoğu zaman somurtur.즉, 기포(bubble)가 덩어리진 것이며 일상적으로는 크게 구분 없이 통용된다.
Çocuk artık ağlamaz.Vaikas jau nebeverkia.
Erkekler ağlamaz! (PAEDAGOG: Öyle mi acaba?)Aber Männer weinen doch auch nicht.
Erkekler ağlamaz! (PAEDAGOG: Öyle mi acaba?)A férfiak nem sírnak.
Erkekler ağlamaz! (PAEDAGOG: Öyle mi acaba?)Barbatii nu plang.
Erkekler ağlamaz! (PAEDAGOG: Öyle mi acaba?)Mężczyźni nie płaczą.
Erkekler ağlamaz! (PAEDAGOG: Öyle mi acaba?)Muži nepláčou.
Erkekler ağlamaz! (PAEDAGOG: Öyle mi acaba?)Ừ phải.
Erkekler ağlamaz! (PAEDAGOG: Öyle mi acaba?)Мужчины не плачут.
Erkekler ağlamaz! (PAEDAGOG:Οι άντρες δεν κλαίνε.
Erkekler ağlamaz.Un garçon ne pleure pas.
Hiç ağlamazsanız o zaman tüm bu duygular içinizde birikir sonra da içinizden çıkartamayacak hale gelirsiniz.Als je nooit huilt, zitten al deze gevoelens opgekropt en kun je ze er niet uitlaten
Hiç ağlamazsanız o zaman tüm bu duygular içinizde birikir sonra da içinizden çıkartamayacak hale gelirsiniz.Dacă nu plângi atunci toate aceste sentimente sunt ascunse înăuntrul vostru și nu le puteți scoate.
Hiç ağlamazsanız o zaman tüm bu duygular içinizde birikir sonra da içinizden çıkartamayacak hale gelirsiniz.Om man aldrig gråter så har man en massa känslor som fastnat inuti, och som man inte kan få ut.
Hiç ağlamazsanız o zaman tüm bu duygular içinizde birikir sonra da içinizden çıkartamayacak hale gelirsiniz.Pokud nikdy nebrečíte, máte všechny ty pocity nahromaděné v sobě a nemůžete je dostat ven.
Hiç ağlamazsanız o zaman tüm bu duygular içinizde birikir sonra da içinizden çıkartamayacak hale gelirsiniz.Se non piangi mai, tutto ciò che provi ti resta dentro e poi non riesci più a tirarlo fuori.
Hiç ağlamazsanız o zaman tüm bu duygular içinizde birikir sonra da içinizden çıkartamayacak hale gelirsiniz.Se nunca choras, ficas com todos estes sentimentos guardados dentro de ti, e não consegues ver-te livre deles.
Hiç ağlamazsanız o zaman tüm bu duygular içinizde birikir sonra da içinizden çıkartamayacak hale gelirsiniz.Si tu ne pleures jamais alors tu as tous ces sentiments à l'intérieur de toi, et tu ne peux pas les sortir.
Hiç ağlamazsanız o zaman tüm bu duygular içinizde birikir sonra da içinizden çıkartamayacak hale gelirsiniz.Wenn man niemals weint, dann stauen sich diese ganzen Gefühle auf, und man kann sie nicht rauslassen.
Hiç ağlamazsanız o zaman tüm bu duygular içinizde birikir sonra da içinizden çıkartamayacak hale gelirsiniz.Y no podrás sacarlas de de ahí. Han crecido en un sociedad que no valora lo que se feminiza.
Hiç ağlamazsanız o zaman tüm bu duygular içinizde birikir sonra da içinizden çıkartamayacak hale gelirsiniz.Если ты не плачешь, все твои чувства, они застревают внутри себя, потом ты не можешь вынести их наружу.
Hiç ağlamazsanız o zaman tüm bu duygular içinizde birikir sonra da içinizden çıkartamayacak hale gelirsiniz.Якщо ти ніколи не плачеш усі ці відчуття збираютсья у тобі і тоді ти вже не можеш їх позбутись.
Hiç ağlamazsanız o zaman tüm bu duygular içinizde birikir sonra da içinizden çıkartamayacak hale gelirsiniz.אם אתה אף פעם לא בוכה, יש לך את כל הרגשות האלה דחוסים בתוכך, ואז אתה לא יכול להוציא אותם.
Hiç ağlamazsanız o zaman tüm bu duygular içinizde birikir sonra da içinizden çıkartamayacak hale gelirsiniz.إذا أنت لم تبك أبدًا فإن ذلك يولّد جميع هذه المشاعر المكمونة والمكبوتة بداخلك، وعندها لا تستطيع إخراجها
O, sert ve katıydı. Onu ağlarken hiç görmedim, biliyor musun? Erkekler ağlamaz!Era duro, austero non l'ho mai visto piangere, sai? ma l'uomo non piange!
O, sert ve katıydı. Onu ağlarken hiç görmedim, biliyor musun? Erkekler ağlamaz!ll était dur, austère, je ne l'ai jamais vu pleurer, tu savais?
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Ali nisem jokal nad njim, ki ga je zadela nesreča? ni li mi bilo v duši žal siromaka?
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Avagy nem sírtam-é azon, a kinek kemény napja volt; a szûkölködõ miatt nem volt-é lelkem szomorú?
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Bukankah aku menangis bersama orang yang kesusahan, dan mengasihani orang yang berkekurangan
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Chớ thì tôi không khóc kẻ bị thời thế khó khăn sao? Lòng tôi há chẳng buồn thảm vì kẻ nghèo khổ sao?
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Chớ thì tôi không khóc kẻ bị thời_thế khó_khăn sao ? Lòng tôi há chẳng buồn_thảm vì kẻ nghèo_khổ sao ?
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Grät jag ej själv över den som hade hårda dagar, och ömkade sig min själ ej över den fattige?
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Gråt jeg ikke selv over den som hadde hårde dager? Sørget ikke min sjel over den fattige?
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Huilde ik niet mee met hen die het moeilijk hadden? Was ik niet diepbedroefd over het lot van de armen?
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Ich weinte ja über den, der harte Zeit hatte; und meine Seele jammerte der Armen.
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Izalim nie płakał nad dniem utrapionego? izali się nie smuciła dusza moja nad ubogim?
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Je pravda, že som plakal nad tým, kto prežíval tvrdé dni; že moja duša smútila nad chudobným.
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?고생의 날 보내는 자를 위하여 내가 울지 아니하였는가 빈궁한 자를 위하여 내 마음에 근심하지 아니하였는가
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Mon ikke jeg græder over den, som havde det hårdt, sørgede ikke min Sjæl for den fattiges Skyld?