Ana içeriğe geç
Sözlük

ağlama ile cümle

ağlama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Şu andan itibaren yalnız ağlama.С этого момента, не плачь в одиночку.
Şu andan itibaren yalnız ağlama....من الآن فصاعدا لا تبكي لوحدك
Şu andan itibaren yalnız ağlama.一人で泣いたり...しないでくれ あの時... 君が僕の肩にもたれて泣いた時...
Şunu söyledi, "Kardeşim geçen yıl vuruldu ve onun için ağlamadım.A spus: "Fratele meu a fost împuşcat anul trecut şi n-am plâns.
Şunu söyledi, "Kardeşim geçen yıl vuruldu ve onun için ağlamadım.Azt mondta, "A testvéremet lelőtték tavaly, és nem sírtam érte.
Şunu söyledi, "Kardeşim geçen yıl vuruldu ve onun için ağlamadım.Dijo, "A mi hermano lo mataron el año pasado y no lloré por él.
Şunu söyledi, "Kardeşim geçen yıl vuruldu ve onun için ağlamadım.Er sagte: "Mein Bruder wurde letztes Jahr erschossen. Ich habe nicht geweint.
Şunu söyledi, "Kardeşim geçen yıl vuruldu ve onun için ağlamadım.Ha detto, "Mio fratello è stato ucciso l'anno scorso e non ho pianto.
Şunu söyledi, "Kardeşim geçen yıl vuruldu ve onun için ağlamadım.Han sagde: "Da min bror blev skudt sidste år, græd jeg ikke over ham.
Şunu söyledi, "Kardeşim geçen yıl vuruldu ve onun için ağlamadım.Han sa:
Şunu söyledi, "Kardeşim geçen yıl vuruldu ve onun için ağlamadım.Hij zei: "Mijn broer is neergeschoten afgelopen jaar en ik heb niet om hem gehuild.
Şunu söyledi, "Kardeşim geçen yıl vuruldu ve onun için ağlamadım.Ia berkata, "Saudara saya tewas tahun lalu dan saya tidak menangis.
Şunu söyledi, "Kardeşim geçen yıl vuruldu ve onun için ağlamadım.작년에 총에 맞아 죽은 제 형 생각이 났어요.
Şunu söyledi, "Kardeşim geçen yıl vuruldu ve onun için ağlamadım."Mas ontem à noite, enquanto estava a tocar aquela peça, "era nele que eu estava a pensar.
Şunu söyledi, "Kardeşim geçen yıl vuruldu ve onun için ağlamadım."... Mého bratra zastřelili minulý rok a já jsem vůbec nebrečel.
Şunu söyledi, "Kardeşim geçen yıl vuruldu ve onun için ağlamadım."Mon frère a été assassiné l'an dernier et je n'ai pas pleuré.
Şunu söyledi, "Kardeşim geçen yıl vuruldu ve onun için ağlamadım.Powiedział: "Rok temu zastrzelili mi brata, nigdy za nim nie płakałem.
Şunu söyledi, "Kardeşim geçen yıl vuruldu ve onun için ağlamadım.Είπε: "Ο αδερφός μου σκοτώθηκε πέρυσι και δεν έκλαψα γι' αυτόν.
Şunu söyledi, "Kardeşim geçen yıl vuruldu ve onun için ağlamadım.Той каза: "Брат ми беше убит миналата година и аз не плаках за него."
Şunu söyledi, "Kardeşim geçen yıl vuruldu ve onun için ağlamadım.אמר, "אחי נורה לפני שנה ומעולם לא בכיתי עליו.
Şunu söyledi, "Kardeşim geçen yıl vuruldu ve onun için ağlamadım.ثم أردف " لقد قتل أخي السنة الماضية برصاصة ولكني لم أبكي عليه ..
Şunu söyledi, "Kardeşim geçen yıl vuruldu ve onun için ağlamadım.昨日あんたがピアノを弾いたのを聞いた時、
Süpermarkette kuyruktaydı. Ağlamaya başladı, onu tekrar aramamı söyledi.Тя беше на опашката в супера, започна да плаче и ми каза да й позвъня по-късно.
Tamam, bunu Korece yapabileceğimi sanmıyorum artık, çünkü bunu ağlamadan becerebileceğimi sanmıyorum.--
Tamam, bunu Korece yapabileceğimi sanmıyorum artık, çünkü bunu ağlamadan becerebileceğimi sanmıyorum.(Gelach) Oké, het lukt me niet meer in het Koreaans want ik denk niet dat ik het kan zonder te huilen.
Tamam, bunu Korece yapabileceğimi sanmıyorum artık, çünkü bunu ağlamadan becerebileceğimi sanmıyorum.(웃음)
Tamam, bunu Korece yapabileceğimi sanmıyorum artık, çünkü bunu ağlamadan becerebileceğimi sanmıyorum.(Nevetés) Oké, nem fogom koreaiul mondani, mert nem hiszem, hogy kibírom sírás nélkül.
Tamam, bunu Korece yapabileceğimi sanmıyorum artık, çünkü bunu ağlamadan becerebileceğimi sanmıyorum.(Râsete) Bine, nu voi mai vorbi în coreeană pentru că nu cred că pot să fac asta fără să plâng.
Tamam, bunu Korece yapabileceğimi sanmıyorum artık, çünkü bunu ağlamadan becerebileceğimi sanmıyorum.(Rires)
Tamam, bunu Korece yapabileceğimi sanmıyorum artık, çünkü bunu ağlamadan becerebileceğimi sanmıyorum.(Risas)
Tamam, bunu Korece yapabileceğimi sanmıyorum artık, çünkü bunu ağlamadan becerebileceğimi sanmıyorum.(Risate)
Tamam, bunu Korece yapabileceğimi sanmıyorum artık, çünkü bunu ağlamadan becerebileceğimi sanmıyorum.(Risos)
Tamam, bunu Korece yapabileceğimi sanmıyorum artık, çünkü bunu ağlamadan becerebileceğimi sanmıyorum.(Smích)
Tamam, bunu Korece yapabileceğimi sanmıyorum artık, çünkü bunu ağlamadan becerebileceğimi sanmıyorum.(smiech)
Tamam, bunu Korece yapabileceğimi sanmıyorum artık, çünkü bunu ağlamadan becerebileceğimi sanmıyorum.(Tiếng cười)
Tamam, bunu Korece yapabileceğimi sanmıyorum artık, çünkü bunu ağlamadan becerebileceğimi sanmıyorum.Добре, я не збираюсь більше робити це корейською, бо я не думаю, що зможу зробити це без сліз.
Tamam, bunu Korece yapabileceğimi sanmıyorum artık, çünkü bunu ağlamadan becerebileceğimi sanmıyorum.(Смях)
Tamam, bunu Korece yapabileceğimi sanmıyorum artık, çünkü bunu ağlamadan becerebileceğimi sanmıyorum.(צחוק)
Tamam, bunu Korece yapabileceğimi sanmıyorum artık, çünkü bunu ağlamadan becerebileceğimi sanmıyorum.分かりました 朝鮮語は無理です
Tamam, bunu Korece yapabileceğimi sanmıyorum artık, çünkü bunu ağlamadan becerebileceğimi sanmıyorum.(笑聲)
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.A muž Boží postavil meravo svoju tvár a hľadel dlho uprene na neho a plakal.
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.Elisa staarde Hazaël net zolang aan tot hij verlegen werd en barstte toen in tranen uit.
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.E olhou para Hazael, fitando nele os olhos até que este ficou confundido; e o homem de Deus chorou.
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.És mereven ránézett Hazáelre, mígnem zavarba jött; végre sírni kezdett az Isten embere.
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.In prorok vpre oči vanj in ga trdno gleda, da ga je bilo sram; in mož Božji se razjoka.
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.Ja hän tuijotti eteensä kauan ja liikahtamatta; sitten Jumalan mies alkoi itkeä.
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.하나님의 사람이 저가 부끄러워하기까지 쏘아보다가 우니
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.L`homme de Dieu arrêta son regard sur Hazaël, et le fixa longtemps, puis il pleura.
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.Người của Ðức Chúa Trời ngó chăm Ha-xa-ên lâu đến đỗi người phải hổ thẹn, rồi cất tiếng lên khóc.
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.Người của Ðức_Chúa_Trời ngó chăm Ha-xa-ên lâu đến đỗi người phải hổ_thẹn , rồi cất_tiếng lên khóc .
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.Och gudsmannen stirrade framför sig och betraktade honom länge och väl; därefter begynte han gråta.
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.Og den Guds mann holdt sine øine festet på ham overmåte lenge og begynte å gråte.
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.Og han stirrede stift frem for sig og var ude af sig selv af Rædsel. Så brast den Guds Mand i Gråd,
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.Omul lui Dumnezeu şi -a pironit privirea asupra lui Hazael, şi s'a uitat ţintă la el multă veme; apoi a plîns.
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.Poi, con sguardo fisso, si irrigidì a lungo; alla fine l'uomo di Dio si mise a piangere
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.Und der Mann Gottes schaute ihn starr und lange an und weinte.
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.V tom proměniv muž Boží tvář svou, ukázal se k němu neochotně a plakal.
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.Wtem pokazał mu, i stawił twarz swoję smutną, i płakał mąż Boży.
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.Και εστησε το προσωπον αυτου ακινητον, εωσου ερυθριασε και εκλαυσεν ο ανθρωπος του Θεου.
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.И втренчи погледа си в Азаила без да мръдне, догде се засрами той; и Божият човек заплака.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod