Ana içeriğe geç
Sözlük

ağlama ile cümle

ağlama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
O konuşmasına devam ederek "Şey, ben İsa'yı görüyorum," dedi, ağlamaya başladı ve ayrıldı.А она: "А я вижу Иисуса," заплакала и ушла.
O konuşmasına devam ederek "Şey, ben İsa'yı görüyorum," dedi, ağlamaya başladı ve ayrıldı.А тя - "Ами аз виждам Исус" - разплака се и си тръгна.
O konuşmasına devam ederek "Şey, ben İsa'yı görüyorum," dedi, ağlamaya başladı ve ayrıldı.І вона тоді: "Ну, а я бачу Христа", почала плакати й пішла.
O konuşmasına devam ederek "Şey, ben İsa'yı görüyorum," dedi, ağlamaya başladı ve ayrıldı.והיא אמרה, "אבל, אני רואה את ישו," והתחילה לבכות והלכה.
O konuşmasına devam ederek "Şey, ben İsa'yı görüyorum," dedi, ağlamaya başladı ve ayrıldı.فقالت، " حسناً، أنا أرى اليسوع،" وبدأت في البكاء ثم غادرت.
O konuşmasına devam ederek "Şey, ben İsa'yı görüyorum," dedi, ağlamaya başladı ve ayrıldı.私は「大丈夫」ですよ 気にしていません
Ona ne zaman başarılı olması için ders çalışmasını söylesem; kitabını açar ve ağlamaya başlar.Chaque fois que je lui demande de travailler dur pour réussir, il ouvre ses livres, puis se met à pleurer.
Ona ne zaman başarılı olması için ders çalışmasını söylesem; kitabını açar ve ağlamaya başlar.Kadarkoli ga prosim naj se pridno uči, da bo uspel, odpre knjige in začne jokati:
Ona ne zaman başarılı olması için ders çalışmasını söylesem; kitabını açar ve ağlamaya başlar.Ogni qualvolta gli chiedo di studiare duramente per passarli, apre i suoi libri e comincia a piangere.
Ona ne zaman başarılı olması için ders çalışmasını söylesem; kitabını açar ve ağlamaya başlar.Varje gång jag ber honom att studera ordentligt för att lyckas, öppnar han sina böcker och börjar sedan gråta.
Ona ne zaman başarılı olması için ders çalışmasını söylesem; kitabını açar ve ağlamaya başlar.Wanneer ik hem vraag hard te studeren, opent hij zijn boeken en daarna begint hij te huilen.
Ona ne zaman başarılı olması için ders çalışmasını söylesem; kitabını açar ve ağlamaya başlar.كلما طلبت منه المذاكرة بجد لكي ينجح، يفتح الكتب ثم يجهش في البكاء.
Ona şöyle dedim: "Amy, Amy, bekle. Ağlama.저는, "에이미, 에이미, 잠깐만. 울지마. 울지마.
Ona şöyle dedim: "Amy, Amy, bekle. Ağlama.אמרתי, "איימי, איימי, חכי. אל תבכי. אל תבכי.
Ona şöyle dedim: "Amy, Amy, bekle. Ağlama.قلت " "إيمي","إيمي" ,انتظري. لا تبكي لا تبكي
Ona şöyle dedim: "Amy, Amy, bekle. Ağlama.どんな風に着地したかわかる?
Öncelikle ağlamayı kes. Hemen.Először is, abba kell hagynod a sírást... most.
Öncelikle ağlamayı kes. Hemen.اولا توقفي عن البكاء..حالا
Öncelikle ağlamayı kes.Il faut que tu arrêtes de pleurer.
Öncelikle ağlamayı kes.Πρώτα απ' όλα, σταμάτα να κλαις.
Onu hemşire öldü, çünkü o ağlamadım.Cô không khóc vì y tá của mình đã chết.
Onu hemşire öldü, çünkü o ağlamadım.Dia tidak menangis karena perawat sudah meninggal.
Onu hemşire öldü, çünkü o ağlamadım.Ea nu a plans pentru ca doica ei a murit.
Onu hemşire öldü, çünkü o ağlamadım.Ela não chorou, porque sua ama tinha morrido.
Onu hemşire öldü, çünkü o ağlamadım.Elle ne pleure pas parce que son infirmière était mort.
Onu hemşire öldü, çünkü o ağlamadım.Hän ei itkenyt, sillä hänen sairaanhoitaja oli kuollut.
Onu hemşire öldü, çünkü o ağlamadım.Hon grät inte för att hennes sköterska hade dött.
Onu hemşire öldü, çünkü o ağlamadım.Hun græd ikke, fordi hendes sygeplejerske var død.
Onu hemşire öldü, çünkü o ağlamadım.Nem sírt, mert ő a nővér meghalt.
Onu hemşire öldü, çünkü o ağlamadım.Nie płakała, bo jej pielęgniarka zmarła.
Onu hemşire öldü, çünkü o ağlamadım.Ni jokala, ker je njena sestra umrla.
Onu hemşire öldü, çünkü o ağlamadım.No lloró porque su enfermera había muerto.
Onu hemşire öldü, çünkü o ağlamadım.Non piangeva perché la sua infermiera era morto.
Onu hemşire öldü, çünkü o ağlamadım.Ona neplakala, pretože jej sestra zomrela.
Onu hemşire öldü, çünkü o ağlamadım.Ona neplakala, protože její sestra zemřela.
Onu hemşire öldü, çünkü o ağlamadım.Sie weinte nicht, weil ihre Schwester gestorben war.
Onu hemşire öldü, çünkü o ağlamadım.Ze huilde niet omdat haar verpleegster was gestorven.
Onu hemşire öldü, çünkü o ağlamadım.Εκείνη δεν κλαίνε γιατί νοσοκόμα της είχε πεθάνει.
Onu hemşire öldü, çünkü o ağlamadım.Вона не плакала, бо її няня померла.
Onu hemşire öldü, çünkü o ağlamadım.Она не плакала, потому что ее няня умерла.
Onu hemşire öldü, çünkü o ağlamadım.Тя не плаче, защото си медицинска сестра е починал.
Orada böyle ağlamaya gerekir! "dedi yalvardım."Eh! Du må ikke græde sådan der! "hun tiggede.
Orada böyle ağlamaya gerekir! "dedi yalvardım."Eh! nie wolno ci płakać jak, że "ona prosił.
Orada böyle ağlamaya gerekir! "dedi yalvardım.Nesmiete plakať, ako že tam!
Orada böyle ağlamaya gerekir! "dedi yalvardım. "Sen emin olmamalıdır."Anda tidak harus pasti.
Orada böyle ağlamaya gerekir! "dedi yalvardım. "Sen emin olmamalıdır."Et saa varmasti.
Orada böyle ağlamaya gerekir! "dedi yalvardım. "Sen emin olmamalıdır."Nesmíš to určitě.
Orada böyle ağlamaya gerekir! "dedi yalvardım. "Sen emin olmamalıdır."Non bisogna di sicuro.
Orada böyle ağlamaya gerekir! "dedi yalvardım. "Sen emin olmamalıdır."Vous ne devez pas à coup sûr.
Orada böyle ağlamaya gerekir! "dedi yalvardım. "Sen emin olmamalıdır."Вы должны не наверняка.
Orada böyle ağlamaya gerekir! "dedi yalvardım.Ви не повинні плакати, як, що там!
Orada böyle ağlamaya gerekir! "dedi yalvardım."Ех! вие не трябва да плаче така! " молеше.
Orada yalnız başına bekledi, ağlamaya başladı.А потом расплакалась.
O rahip için fazla ağlama.Nebreč kvůli tomu svému biskupovi.
O rahip için fazla ağlama.Μην κλες πολύ για τον επίσκοπο.
O rahip için fazla ağlama.Не плачи толкова за своя епископ.
O, sert ve katıydı. Onu ağlarken hiç görmedim, biliyor musun? Erkekler ağlamaz!Era duro, austero non l'ho mai visto piangere, sai? ma l'uomo non piange!
O, sert ve katıydı. Onu ağlarken hiç görmedim, biliyor musun? Erkekler ağlamaz!ll était dur, austère, je ne l'ai jamais vu pleurer, tu savais?
O yatakta ve onun üzerine eğildi gitti. "Eh! Orada böyle ağlamaya gerekir! "dedi yalvardım.Ella fue a la cama y se inclinó sobre ella. "¡Eh! no hay que llorar como que no! "que rogó.
O yatakta ve onun üzerine eğildi gitti. "Eh! Orada böyle ağlamaya gerekir! "dedi yalvardım.그녀는 이상의 침대와 구부 러 갔어요. "야! 거기 그렇게 울지 않을거야! "그녀는
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod