Ha Ni... ağlama.Era frumos doar sa stau cu el. Ha Ni, NU PLANGE.
Ha Ni... ağlama.Ha Ni à... đừng khóc mà.
Ha Ni... ağlama.Ha Ni...gråt inte.
Ha Ni... ağlama.Ha Ni...jangan menangis.
Ha Ni... ağlama.Ha Ni...ne pleure pas.
Ha Ni... ağlama.Ha Ni...nie płacz.
Ha Ni... ağlama.Ha Ni...niet huilen.
Ha Ni... ağlama.Ha Ni... non piangere.
Ha Ni... ağlama.Ha Ni...weine nicht.
Ha Ni... ağlama.Χα Νι.. μην κλαις.
Ha Ni... ağlama.Ха Ни... не плачь.
Ha Ni... ağlama..הו חא ני...על תבכי
Ha Ni... ağlama.ها إن...لا تبكي
Ha Ni... ağlama.待ちましょう
"Herhangi bir ağlama duyuyor musun?" Dedi."Apakah Anda mendengar menangis satu?" Katanya.
"Herhangi bir ağlama duyuyor musun?" Dedi."Auzi orice plângând unul?", A spus ea.
"Herhangi bir ağlama duyuyor musun?" Dedi."Bạn có nghe khóc bất kỳ một trong không?", Bà nói.
"Herhangi bir ağlama duyuyor musun?" Dedi."Czy słyszysz ktoś płacze?", Powiedziała.
"Herhangi bir ağlama duyuyor musun?" Dedi."Entendez-vous pleurer un?" Dit-elle.
"Herhangi bir ağlama duyuyor musun?" Dedi."Hai sentito qualcuno gridare?", Ha detto.
"Herhangi bir ağlama duyuyor musun?" Dedi."Hallod valaki sír?" Mondta.
"Herhangi bir ağlama duyuyor musun?" Dedi."Hoor je iemand huilen?" Zei ze.
"Herhangi bir ağlama duyuyor musun?" Dedi."Hörst du jemand weinen?", Sagte sie.
"Herhangi bir ağlama duyuyor musun?" Dedi."Kan du høre nogen græde?" Sagde hun.
"Herhangi bir ağlama duyuyor musun?" Dedi."Kuuletko mitään huutavan?", Hän sanoi.
"Herhangi bir ağlama duyuyor musun?" Dedi."Počujete niekto plače?" Povedala.
"Herhangi bir ağlama duyuyor musun?" Dedi."Slišiš eno jok?" Je dejala.
"Herhangi bir ağlama duyuyor musun?" Dedi."Slyšíte někdo pláče?" Řekla.
"Herhangi bir ağlama duyuyor musun?" Dedi."Vill du höra någon som ropar?" Sa hon.
"Herhangi bir ağlama duyuyor musun?" Dedi."Você ouve um choro de um?", Disse.
"Herhangi bir ağlama duyuyor musun?" Dedi."Ακούτε κάποιου που φωνάζει δυνατά;", είπε.
"Herhangi bir ağlama duyuyor musun?" Dedi."Слышите ли вы один плачешь?" Сказала она.
"Herhangi bir ağlama duyuyor musun?" Dedi."Чи чуєте ви один плачеш?" Сказала вона.
"Herhangi bir ağlama duyuyor musun?" Dedi."Чуваш ли всеки един, който вика?", Каза тя.
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››Ai nấy đều khóc lóc than vãn về con đó. Nhưng Ngài phán rằng: Ðừng khóc, con nầy không phải chết, song nó ngủ.
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››A płakali wszyscy, i narzekali nad nią. Ale on rzekł: Nie płaczcież! Nie umarłać, ale śpi.
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››A všetci plakali a nariekali nad ňou. A on povedal: Neplačte, veď nezomrela, ale spí.
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››E todos choravam e pranteavam; ele, porém, disse: Não choreis; ela não está morta, mas dorme.
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››모든 사람이 아이를 위하여 울며 통곡하매 예수께서 이르시되 울지 말라 죽은 것이 아니라 잔다 하시니
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››Och alla gräto och jämrade sig över henne. Men han sade: »Gråten icke; hon är icke död, hon sover.»
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››Og alle gråt og jamret sig over henne; men han sa: Gråt ikke! hun er ikke død, hun sover.
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››Og de græd alle og holdt Veklage over hende; men han sagde: "Græder ikke; hun er ikke død, men sover."
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››Plakali jí pak všickni a kvílili. A on řekl: Neplačtež. Neumřelať, ale spíť.
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››Sírának pedig mindnyájan, és gyászolák azt; õ pedig monda: Ne sírjatok; nem halt meg, hanem aluszik.
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››Todos lloraban y lamentaban por ella. Pero él dijo: --No lloréis. Ella no ha muerto, sino que duerme
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››Toţi plîngeau şi o boceau. Atunci Isus a zis: ,,Nu plîngeţi; fetiţa n'a murit, ci doarme.``
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››Tutti piangevano e facevano il lamento su di lei. Gesù disse: «Non piangete, perché non è morta, ma dorme»
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››Vsi pa so jokali in žalovali za njo. On pa reče: Ne jokajte, ni umrla, ampak spi.
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››Εκλαιον δε παντες και εθρηνουν αυτην. Ο δε ειπε Μη κλαιετε δεν απεθανεν, αλλα κοιμαται.
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››Все плакали и рыдали о ней. Но Он сказал: не плачьте; она не умерла, но спит.
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››И всички плачеха и го оплакваха. А Той им рече: Не плачете; защото не е умряло, а спи.
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››Плакали ж усї й голосили по нїй; Він же рече: Не плачте; не вмерла, а спить.
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››וכלם בכים וספדים לה ויאמר אל תבכו כי לא מתה אך ישנה היא׃
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››وكان الجميع يبكون عليها ويلطمون. فقال لا تبكوا. لم تمت لكنها نائمة.
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››眾 人 都 為 這 女 兒 哀 哭 捶 胸 。 耶 穌 說 、 不 要 哭 . 他 不 是 死 了 、 是 睡 著 了
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››眾 人 都 為這 女 兒哀哭 捶胸 。 耶穌說 、 不 要 哭 . 他 不是 死了 、 是 睡著 了
Hiç ağlamazsanız o zaman tüm bu duygular içinizde birikir sonra da içinizden çıkartamayacak hale gelirsiniz.Als je nooit huilt, zitten al deze gevoelens opgekropt en kun je ze er niet uitlaten
Hiç ağlamazsanız o zaman tüm bu duygular içinizde birikir sonra da içinizden çıkartamayacak hale gelirsiniz.Dacă nu plângi atunci toate aceste sentimente sunt ascunse înăuntrul vostru și nu le puteți scoate.
Hiç ağlamazsanız o zaman tüm bu duygular içinizde birikir sonra da içinizden çıkartamayacak hale gelirsiniz.Om man aldrig gråter så har man en massa känslor som fastnat inuti, och som man inte kan få ut.
Hiç ağlamazsanız o zaman tüm bu duygular içinizde birikir sonra da içinizden çıkartamayacak hale gelirsiniz.Pokud nikdy nebrečíte, máte všechny ty pocity nahromaděné v sobě a nemůžete je dostat ven.