ağladı ile cümle

ağladı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom ve ben ağladık.Tom and I cried.
Tom Mary'nin ağladığını biliyor.Tom knows Mary cried.
Sami Kuran'ı okumayı bitirince ağladı.When Sami finished reading the Quran, he cried.
Tom bütün gün ağladı.Tom cried all day.
Sami Leyla Müslüman olduğunu açıklayınca ağladı.Sami cried when Layla announced her conversion to Islam.
Sami Leyla'nın kelimeişehadet getirdiğini duyunca ağladı.Sami cried when he heard Layla take the shahada.
Tom kendisini tuvalete kilitledi ve ağladı.Tom locked himself in the bathroom and cried.
Tom'un odasında ağladığını duydum.I heard Tom crying in his room.
Tom ve ben Mary'nin ağladığını biliyoruz.Tom and I know Mary cried.
Tom Mary ile ağladıTom cried with Mary.
Tom köpeğinin bir puma tarafından öldürüldüğünü duyduğu zaman ağladı.Tom cried when he heard that his dog had been killed by a mountain lion.
Bazen ağladığımı kabul ediyorum.I admit I sometimes cry.
Tom'un neden ağladığını bana söyle.Tell me why Tom is crying.
Ben de neredeyse ağladım.I almost cried, too.
Sami telefonda ağladı.Sami cried on the phone.
Sami, Leyla'nın hiç ağladığını görmedi.Sami didn't see Layla cry at all.
Sami dört gün boyunca ağladı.Sami cried for four days.
Ağladın, değil mi?You cried, didn't you?
Tom ve ben Mary'nin neden ağladığını biliyoruz.Tom and I know why Mary cried.
Tom eve dönerken yolda ağladı.Tom cried on the way back home.
Sami ağladı ve ağladı.Sami cried and cried.
Ağladıklarını inkar ediyorlar.They deny they cried.
Tom'a söylediğimde ağladı.Tom cried when I told him.
Onlar ağladılar.They cried.
Onlar ağladı.They cried.
Stalin öldü ve bütün Cezayirliler ağladı.Stalin died and all Algerians cried.
Oğlunun mezuniyetinde ağladı.He cried during his son's graduation.
En son ne zaman ve niçin ağladın?When was the last time you cried, and why?
En son ne zaman ağladığımı hatırlayamıyorum.I can't remember the last time I cried.
Amelia çığlık attı ve ağladı.Amelia screamed and cried.
Amelia feryat edip ağladı.Amelia screamed and cried.
Lukas çığlık attı ve bunun bir faydası olmadığını anlayana kadar ağladı.Lukas screamed and cried until he realized it was no use.
Babasının ölümü Yamauchi'yi değiştirdi; aylarca yas tuttu ve çekinmeden ağladı.The death of his father changed Yamauchi, and he grieved for months and cried freely.
Sürekli ağladığından ötürü, bir pınara dönüştürüldü.As she had been constantly crying, she was changed into a spring.
Ancak Mering daha sonra onu ziyaret ettiğinde ağladı, ve tümmektuplarını imha etti.But Mering wept when he visited her later, and destroyed all her letters.
Gün ağarana dek durmadan ağladık.”I held my breath all day long."
Odadan çıkıp gizlice ağladı.He fled the area and went into hiding.
"O öldü", çeşitli sesler ağladı."He is dead," cried several voices.
Gregor hala sırtında sessizce yatıyordu, o zaten ağladı vardı.She had already cried while Gregor was still lying quietly on his back.
"Ben bilmiyordum!" Mem Sahib ağladı."I did not know!" the Mem Sahib cried.
Mary dönüşümlü ağladı yoluyla uyudu saat.Mary alternately cried and slept through the hours.
"Defol!" Mary ağladı."Go away!" cried Mary.
"Hayır kapı!" Mary ağladı."No door!" cried Mary.
"Aman Tanrım!" mutluluk Martha ağladı."My word!" cried delighted Martha.
"Mary ağladı.Mary cried.
"O düşünüyor musunuz?" Mary hevesle ağladı."Do you think he is?" cried Mary eagerly.
"Yap!" Huxter ağladı."Yap!" cried Huxter.
Gardiyanlar bile ağladılar.Even the guards cried.
Ağladığımı görünce mutlu olan bir sürü insan var.There're too many people who'll be satisfied if I cry.
Senin her akşam ağladığını biliyorum,I know you cry every evening
'Ah, pardon!' Alice o zavallı zarar olduğunu korkuyor, aceleyle ağladı hayvanın duygularını.'Oh, I beg your pardon!' cried Alice hastily, afraid that she had hurt the poor animal's feelings.
'Kediler gibi!' Tutkulu, tiz bir sesle, Fare ağladı.'Not like cats!' cried the Mouse, in a shrill, passionate voice.
'Ben NOT vardı!' keskin, Fare ağladı ve çok öfkeyle.'I had NOT!' cried the Mouse, sharply and very angrily.
'Sonra Fındık faresi! Olacak' her ikisi de ağladı. , 'Fındık faresi, uyanın!''Then the Dormouse shall!' they both cried.
Sahte Kaplumbağa 'İki satır!' Olur ağladı.'Two lines!' cried the Mock Turtle.
'Denize takla açın!' Hakkında çılgınca capering, Sahte Kaplumbağa ağladı.'Turn a somersault in the sea!' cried the Mock Turtle, capering wildly about.
Onlar acı çektiğinde sen de acı çekiyorsun. Onlar ağladığında sen de ağlıyorsun.Do you always carry a squirt gun?
Bu kederli anda, hayatı boyunca 3204 defa ağlamış olan Mary son kez ağladı.Brought dad's handkerchief.
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.I have had classes that were so low, so academically deficient, that I cried.
"Namusum üzerine şeytan gitmek için söylendi hak," Ben nota zorlayarak ağladı öfke."Upon my word you deserve being told to go to the devil," I cried, forcing the note of indignation.

İlgili Sayfalar